Yunanistan’ın, iltica hakkı tanımadığı binlerce sığınmacıyı yasalara aykırı bir şekilde Türkiye’ye gönderdiği iddia edildi

Spiegel Online, Yunanistan’ın yaklaşık 60 bin göçmeni yasa dışı bir şekilde Türkiye’ye gönderdiği iddiasını yazdı.

Haberde, Türk hükümetinin Yunanistan’ı söz konusu göçmenlere iltica süreci hakkı tanımamakla suçladığı belirtildi.

İçişleri Bakanlığı belgelerine dayandırılan haberde, Yunanistan’ın 1 Kasım 2019 öncesindeki 12 ayda toplam 58 bin 283 sığınmacıyı yasa dışı bir şekilde Türkiye’ye geri gönderdiği kaydedildi.

MERİÇ NEHRİ ÜZERİNDEN GEÇİŞLER ARTTI

Türk hükümetinin raporunda, iki ülke arasında doğal bir sınır olan Meriç Nehri’ni geçerek Yunanistan’a ulaşan sığınmacıların çoğunlukla geri gönderildiği belirtiliyor.

Haberde, Ege Denizi üzerinden Avrupa’ya geçmeye çalışan sığınmacıların sayısının artmasının yanı sıra Meriç Nehri üzerinden yasa dışı yollarla Yunanistan’a ulaşmaya çalışanların sayısında artış kaydedildiğine dikkat çekildi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin verilerine göre, Meriç Nehri üzerinden Avrupa’ya gelen sığınmacıların sayısı 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 173 artarak, 18 binden fazla olarak kaydedildi.

PUSH-BUCK YÖNTEMİNE ELEŞTİRİ

Yunanistan’ın göçmen ve sığınmacıları yasa dışı bir şekilde geri göndermesi “Push-back” olarak nitelendiriliyor. Yasa dışı yollardan bir ülkeye giriş yapsa bile herkesin iltica başvurusu yapma hakkı bulunduğu için bu yöntem, Avrupa ve devletler hukukuna aykırı sayılıyor. Ülkelerin, sığınmacılara etkin bir iltica süreci hakkı tanıması gerekiyor.

Habere göre, insan hakları savunucuları Yunanistan’ı yıllardır sığınmacıları “Push-back” yöntemi ile Türkiye’ye geri göndermekle suçluyor.  Haberde, “Push-back” yöntemi ile sadece Ekim ayında 6 bin 500’den fazla sığınmacının Türkiye’ye sınır dışı edildiği belirtildi.

YUNANİSTAN İDDİALARI REDDETTİ

Yunanistan ise haberde yer alan iddiaları reddetti.

Sivil Koruma Bakanlığı sözcüsü, “Push-back” yönteminin kullanılmadığını belirterek, bazı şikayetlerin incelendiğini, ancak kusurlu tutuma ilişkin kanıt bulunamadığını kaydett