8 C
İstanbul
Çarşamba, Mart 3, 2021

William Robak: ABD SDG’yi PKK’nin bir parçası gibi görmüyor

ABD’nin eski Uluslararası Koalisyondaki Danışmanı William Robak, ülkesinin Rojava’da bir “Kürt devletini” desteklemediğini, çıkarının Şam’da ülkeyi kontrol eden bir hükümette olduğunu söyledi.

Rojava’da Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ve Kürt Ulusal Birliği Partileri (PYNK) arasındaki görüşmelere arabuluculuk yapan ABD’nin Kuzeydoğu Suriye eski elçisi William Robak, Londra merkezli Şark’ul Avsat gazetesinden İbrahim Hamidi’ye konuştu.

Kürt devleti

Robak, Fırat’ın doğusundaki Kürt taraflar arasındaki diyalog ve olsaı bir “Kürt devleti” konusunda yöneltilen soruya, “Bu bölgedeki durum Irak Kürdistan Bölgesi’ndekinden farklıdır. Söylediklerimiz, yaptıklarımız ve Suriye Demokratik Güçleri ile ilişkimiz açıktı. Orada bir Kürt devletinin kurulmasını desteklemiyoruz. Koalisyon IŞİD’i yenmek için bölgeye geldi ve SDG bunu verimli bir şekilde yapıyor. Oradaki Suriyelilere destek ve yardım sağladık. Özerk Yönetime bağlı yerel konseylerinin çalışmalarını iyileştirmelerine yardımcı olduk. Suriye’nin kuzeydoğusunu kontrol etmek için değil, SDG’nin IŞİD’e karşı rolünü güçlendirmek için askeri yardım sağladık” dedi.

Washington’un Fırat’ın doğusundaki “niyetlerini” açıklamak için Türkiye ile sürekli görüşme halinde olduğunu anlatan Robak, bu konuda SDG’ye de her zaman tavsiyeleri olduğunu söyledi.

Robak bu tavisyeleri şöyle sıraladı:

“IŞİD’e karşı savaşta ABD ve koalisyon ile ilişkilerin devamı, Suriye’nin kuzeydoğusundaki güvenliğin sağlanması, güven artırıcı önlemler ve Türkiye’ye herhangi bir provokasyon yapılmaması gibi.”

William Robak ayrıca, ABD’nin SDG’yi PKK’nin bir parçası olarak görmediğini, daha çok IŞİD’e karşı savaşın bir parçası olarak gördüğünü vurguladı.

Suriye Demokratik Suriye Güçleri’nin Suriye topraklarının dörtte birini (185.000 kilometre kare), doğal kaynakların yüzde 80’ini ve ülkedeki en büyük barajları kontrol ettiğini belirten Robak, “Yerel asayiş güçleri de dahil yaklaşık yüz bin savaşçısı var. ABD, özellikle Fırat’ın doğusunda çok sayıda merkez ve üsse konuşlanmış durumda. Ayrıca Suriye-Ürdün-Irak sınırındaki El-Tanf üssünde askerleri bulunuyor. 83 ülke ve örgütü içeren uluslararası koalisyonuna öncülük ediyor ve koalisyondaki bazı ülkeler, gözetleme ve hava harekatları dahil olmak üzere çeşitli şekillerde operasyonlara katkıda bulunuyor” dedi.

ABD’nin Suriye’deki hedefleri

ABD’nin eski Uluslararası Koalisyondaki Danışmanı Robak, ülkesinin beş yıl önce Suriye’deki hedeflerini belirlediğini belirterek, bu hedefleri şöyle sıraladı:

“Birincisi, IŞİD’i yenmek ve geri dönüşünü engellemek. İkincisi, Birleşmiş Milletler’in 2254 sayılı BM Kararını uygulama sürecini desteklemek. Üçüncüsü, İran’ı Suriye’den çıkarmak. Dördüncüsü, Esad rejiminin kitle imha silahlarını kullanmasını engellemek. Beşincisi, insani krize müdahale etmek, Suriye halkının ülke içinde ve dışında çektiği acıyı hafifletmek.”

ABD’nin bu hedeflere ulaşmak için bir dizi yol izlediğini ifade eden Robak, bunları, Rojava’da zengin petrol ve doğalgaz yataklarını koruman, Irak sınırları yakınında sınırlı Amerikan varlığını muhafaza etmek, Beşar Esad yönetimine karşı ekonomik yaptırımlar” şeklinde dile getirdi.

ABD’nin yeni başkanı Joe Biden ve ekibinin Suriye konusunda düşünmek için zamanı olduğunu belirten Robak, bu zaman diliminde SDG’ye desteğin süreceğini, Rojava’daki istikrarı desteklemek için fon harcanacağını söyledi.

“Suriye’nin kuzeydoğusunda sonsuza kadar kalmayacağız” diyen Robak, ABD’nin çıkarının Şam’da ülkeyi kontrol eden bir hükümette olduğunu dile getirdi.

ABD’nin eski Uluslararası Koalisyondaki Danışmanı William Robak, ülkesinin Rojava’da bir “Kürt devletini” desteklemediğini, çıkarının Şam’da ülkeyi kontrol eden bir hükümette olduğunu söyledi.

Rojava’da Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ve Kürt Ulusal Birliği Partileri (PYNK) arasındaki görüşmelere arabuluculuk yapan ABD’nin Kuzeydoğu Suriye eski elçisi William Robak, Londra merkezli Şark’ul Avsat gazetesinden İbrahim Hamidi’ye konuştu.

Kürt devleti

Robak, Fırat’ın doğusundaki Kürt taraflar arasındaki diyalog ve olsaı bir “Kürt devleti” konusunda yöneltilen soruya, “Bu bölgedeki durum Irak Kürdistan Bölgesi’ndekinden farklıdır. Söylediklerimiz, yaptıklarımız ve Suriye Demokratik Güçleri ile ilişkimiz açıktı. Orada bir Kürt devletinin kurulmasını desteklemiyoruz. Koalisyon IŞİD’i yenmek için bölgeye geldi ve SDG bunu verimli bir şekilde yapıyor. Oradaki Suriyelilere destek ve yardım sağladık. Özerk Yönetime bağlı yerel konseylerinin çalışmalarını iyileştirmelerine yardımcı olduk. Suriye’nin kuzeydoğusunu kontrol etmek için değil, SDG’nin IŞİD’e karşı rolünü güçlendirmek için askeri yardım sağladık” dedi.

Washington’un Fırat’ın doğusundaki “niyetlerini” açıklamak için Türkiye ile sürekli görüşme halinde olduğunu anlatan Robak, bu konuda SDG’ye de her zaman tavsiyeleri olduğunu söyledi.

Robak bu tavisyeleri şöyle sıraladı:

“IŞİD’e karşı savaşta ABD ve koalisyon ile ilişkilerin devamı, Suriye’nin kuzeydoğusundaki güvenliğin sağlanması, güven artırıcı önlemler ve Türkiye’ye herhangi bir provokasyon yapılmaması gibi.”

William Robak ayrıca, ABD’nin SDG’yi PKK’nin bir parçası olarak görmediğini, daha çok IŞİD’e karşı savaşın bir parçası olarak gördüğünü vurguladı.

Suriye Demokratik Suriye Güçleri’nin Suriye topraklarının dörtte birini (185.000 kilometre kare), doğal kaynakların yüzde 80’ini ve ülkedeki en büyük barajları kontrol ettiğini belirten Robak, “Yerel asayiş güçleri de dahil yaklaşık yüz bin savaşçısı var. ABD, özellikle Fırat’ın doğusunda çok sayıda merkez ve üsse konuşlanmış durumda. Ayrıca Suriye-Ürdün-Irak sınırındaki El-Tanf üssünde askerleri bulunuyor. 83 ülke ve örgütü içeren uluslararası koalisyonuna öncülük ediyor ve koalisyondaki bazı ülkeler, gözetleme ve hava harekatları dahil olmak üzere çeşitli şekillerde operasyonlara katkıda bulunuyor” dedi.

ABD’nin Suriye’deki hedefleri

ABD’nin eski Uluslararası Koalisyondaki Danışmanı Robak, ülkesinin beş yıl önce Suriye’deki hedeflerini belirlediğini belirterek, bu hedefleri şöyle sıraladı:

“Birincisi, IŞİD’i yenmek ve geri dönüşünü engellemek. İkincisi, Birleşmiş Milletler’in 2254 sayılı BM Kararını uygulama sürecini desteklemek. Üçüncüsü, İran’ı Suriye’den çıkarmak. Dördüncüsü, Esad rejiminin kitle imha silahlarını kullanmasını engellemek. Beşincisi, insani krize müdahale etmek, Suriye halkının ülke içinde ve dışında çektiği acıyı hafifletmek.”

ABD’nin bu hedeflere ulaşmak için bir dizi yol izlediğini ifade eden Robak, bunları, Rojava’da zengin petrol ve doğalgaz yataklarını koruman, Irak sınırları yakınında sınırlı Amerikan varlığını muhafaza etmek, Beşar Esad yönetimine karşı ekonomik yaptırımlar” şeklinde dile getirdi.

ABD’nin yeni başkanı Joe Biden ve ekibinin Suriye konusunda düşünmek için zamanı olduğunu belirten Robak, bu zaman diliminde SDG’ye desteğin süreceğini, Rojava’daki istikrarı desteklemek için fon harcanacağını söyledi.

“Suriye’nin kuzeydoğusunda sonsuza kadar kalmayacağız” diyen Robak, ABD’nin çıkarının Şam’da ülkeyi kontrol eden bir hükümette olduğunu dile getirdi.

Bugünden