Vzgyld gazetesi: ‘Dağlık Karabağ operasyonunun planını Türkiyeli generaller yaptı’

27 Eylül’de Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ve Ermenistan arasında başlayan çatışmalar, Rusya’nın girişimleriyle son buldu. Ermenistan Başbakanı, ateşkesi imzalamak zorunda kaldığını aksi halde askeri anlamda çok fazla kayıp vereceklerini açıkladı. Türkiye geçtiğimiz aylarda en çok savunma sanayi ihracatını Azerbaycan’a gerçekleştirdi. Peki bu çatışmada Türk ordusunun rolü neydi, çatışmalar hangi generallerin komutasında devam etti?

Azerbaycan’ın Karabağ’daki harekatının ortasında, birkaç Rus ve Azeri yayın, Azerbaycan Savunma Bakan Yardımcısı – Genelkurmay Başkanı Albay General Necmeddin Sadigov’un görevden alındığını ve hatta tutuklandığını bildirdi. Sadigov’un vatana ihanet ve Rus askeri istihbaratıyla işbirliği yapmakla suçlandığı iddia edildi. Aynı zamanda generalin “Azerbaycan silahlı kuvvetlerinin liderliğinde Türk hakimiyetine” karşı olduğu belirtildi.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanının tutuklanmasıyla ilgili bilgileri yalanladı. Ancak, o zamandan beri halka açık görünmedi ve sayfası aniden askeri departmanın resmi web sitesinden kayboldu.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı önderliğine yakın bir yetkili Vzgyld gazetesine verdiği demeçte, Türkiye Kara Kuvvetleri Harekat Daire Başkanı Tümgeneral Bahtiyar Ersay’ın Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı  Necmeddin Sadigov’un görevden alınmasından sonra bizzat Bakü’den savaşı yönetiğini belirtiyor.

Gazetenin analizinde, Türkiye’den üç generalin ismi öne çıkıyor Korgeneral Şeref Öngay, Tümgeneral Bahtiyar Ersay ve Tümgeneral Göksel Kahya.

Rusya uzmanı Dr. Kerim Has, gazetedeki analizi Twitter hesabı üzerinden şöyle değerlendirdi:

“Aralarında Azerbaycan Savunma Bakanlığına yakın bir kaynağın ve bir diplomatın da yer aldığı, Vzglyad’ın kendi haber kaynaklarına dayandırdığı yazıda, Korgeneral Şeref Öngay’ın Azerbaycan’ın Türkiye’yle ortak operasyonunun planlama ve icrasında bizzat yer aldığı, Öngay’ın geçen yaz, Eylül ve Ekim’de Azerbaycan’a gittiği, Tümgeneral Bahtiyar Ersay’ın (Azerbaycan Genelkurmay Başkanı Sadıkov skandal bir şekilde savaş başlamadan görevden alındıktan sonra) Azerbaycan Genelkurmayına nezaret eder şekilde savaşı bizzat Bakü’den yönettiği, Tümgeneral Ersay’ın daha önce Balyoz’dan yargılandığı, 16 yıl ceza aldığı, ancak kısa süre sonra affedildiği, Türkiye’deki iktidarın Ersay’a karşı bu tavrının nedeninin belirsiz olduğu, bazı kaynaklara göre Ersay’ın iktidarla anlaşmaya gitmiş olabileceği, Tümgeneral Ersay’ın PKK’yla mücadele ve Libya operasyonlarında yer aldığı, NATO’nun Norveç’teki karargahında da görev aldığı, bununla beraber kamuoyunun pek bilmediği bir isim olduğu, Tümgeneral Göksel Kahya’nın ise Dağlık Karabağ’daki savaşta kullanılan Türk SİHA’larından sorumlu olduğu ve Bayraktar TB2 SİHA’larıyla yürütülen operasyon hakkında bizzat kendisinin Erdoğan’a sürekli rapor verdiği, Aliyev’le de defalarca görüşmelere katıldığı,Tümgeneral Kahya’nın bu yıl bahar-yaz aylarında Libya’da Hafter’e karşı harekatta görev aldığı, Temmuz’dan bu yana Azerbaycan’da olduğu, pasaport bilgilerine Hafter ordusunun esir alıp sonra serbest bıraktığı Türk uzmanlarla ilgili basına düşen haberlerde de rastlanabileceği,Türkiye’den 200 civarında askeri danışmanın Azerbaycan’da görev alan Türk generallere yardımcı olduğu, bu danışman ve uzmanların cephede değil, operasyonel anlamda ve karargahta görev aldıkları, Türk uzmanların ihtiyaçları için Bakü ve Gebele askeri üslerinde iki adet özel uydu haberleşme istasyonunun kurulduğu ve bu istasyonların Azerbaycan askerlerinin kullanımına yasaklandığı, rahatsızlık oluştursa da Türk uzmanlardan gelen emirleri yerine getirmelerinin istendiği, Azerbaycan’ın Ermenistan’a karşı yürüttüğü operasyonun planını Türklerin yaptığı, generallerin Türk olduğu, SİHA’ların da Türkiye üretimi olduğu…, Bakü’nün zaferi kutlayabileceği, ama ordunun yönetimi açısından asıl Türk generallerin zaferi kutlama hakkının olduğu yazıyor…”