Uzmanlar, Erdoğan’ın düşündüğü ‘Güvenli Bölge’ planına kuşkuyla yaklaşıyor

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında varılan mutabakat uyarınca, Suriye’nin kuzeyinde oluşturulması planlanan güvenli bölgeye yönelik çalışmalar sürüyor. Fırat’ın doğusuna kurulması planlanan bölgede bugün Türk ve ABD askerleri tarafından 7’nci ortak hava devriyesi gerçekleştirildi. 

Ancak çalışmalarda gelinen nokta Türkiye’yi tatmin etmese de, Ankara güvenli bölge konusundaki ısrarını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Suriye’de oluşturulması planlanan güvenli bölgeye ilişkin detayları paylaşmıştı. Erdoğan, “Niyetimiz ilk etapta 30 kilometre derinliğinde ve 480 kilometre uzunluğunda bir barış koridoru tesis ederek uluslararası toplumun desteğiyle burada 2 milyon Suriyelinin iskanını sağlamaktır” demişti.

Türkiye ve ABD’nin bölgede gerçekleştirdiği ortak devriye faaliyetlerine rağmen Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan uzmanlar Erdoğan’ın BM Genel Kurul’unda sunduğu planların gerçekleşmesi ihtimaline kuşkuyla yaklaşıyor.

Uluslararası Kriz Grubu’ndan Daaren Khalifa “tampon bölge yaratma çabaları sonuca ulaşsa bile, ki bunun gerçekleşeceğine dair bir emare yok, var olan gerginlik ve Ankara tarafından tehdit olarak algılanan YPG’ye yönelik operasyon ihtimali sürecektir” dedi.

Khalifa ayrıca Washington’un Suriyelilerin bölgeye zorunlu olarak taşınmasına ilişkin bir anlaşmaya imza atmadıkları yönündeki açıklamalarının net olduğunu hatırlattı.

Suriyeliler güvenli bölgeye gider mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’deki sığınmacıları Suriye’nin kuzey sınırında kurulacak güvenli bölgeye taşıma planlarını değerlendiren Suriye uzmanı Fabrice Balanche bölgenin coğrafi yapısı nedeniyle bunun mümkün olmadığını belirtti. Fırat nehrinin doğusunun alt yapı bakımdan az gelişmiş olduğuna dikkat çeken Balanche “Bölgenin çoğunluğu yarı çöl olduğu için yaşanabilir alan sınırlı” dedi. Bölgede yaşayan nüfusun çoğunlukla Kürt olduğunu, ancak Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerin çoğunluğunun Arap olduğuna vurgulayan Balanche, bu durumun bölge açısından ciddi bir demografik değişiklik yaratacağını da sözlerine ekledi. 

Maltepe Üniversitesi Dış Politika uzmanı Hasan Ünal da bölgeye yerleştirilmesi planlanan Suriyelilerin bunu reddedebileceği belirtti. Ünal, “Tüm bu insanlar Suriye’nin o bölgesinden mi geliyor? Eğer gelmiyorlarsa, ben başka birinin toprağına yerleşmek istemem diyebilir” dedi.