24.9 C
İstanbul
Cuma, Mayıs 7, 2021

Tutuklu Boğaziçili öğrenci: ‘Annem AK Parti ilçe başkanı, Soylu benimle nasıl helalleşecek?’

CHP heyeti, AKP’li Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasına karşı başlattıkları eylemde tutuklanan öğrencileri cezaevinde ziyaret etti.

Heyetin ziyarete ilişkin hazırladığı raporda, öğrencilerin görüşlerine yer verildi.

Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre, tutuklu öğrencilerden Doğu Demirtaş, ailesinin AKP’li olduğunu belirterek “Annem Gamze Demirtaş, AK Parti’nin Sarıyer Kadın Kolları İlçe Başkanı. Bir ülkede bir bakan sürekli insanları hedef gösterirse, öğrencilere ‘sapkın’ derse, ‘Teröristleri içeri aldık’ derse, savcılar nasıl özgür karar verecek?” diye sordu ve şöyle devam etti:

“Onlar da kendilerini baskı altına hissediyor, tutuklamaması gereken kişileri tutuklamak zorunda hissediyor. Süleyman Soylu, benimle nasıl helalleşecek? Bu kadar öğrenciyle ve aileleriyle ne kadar helalleşecek” diye sordu.

Tutuklu öğrenci Şilan Delipalta da şunları dile getirdi:

“Soylu ve Altun, ‘terör örgütü irtibatlı olduğumuzu’ söylüyor. Savcı, ‘2911 sayılı yasaya muhalefet’ diyor. Hâkim ona göre tutuklamış, savcının iddia etmediği, hâkimin de karar vermediği bir örgüt üyeliğine Soylu ve Altun nasıl karar veriyor? Bu canımızı çok sıktı, bunun peşini bırakmayacağız.”

Serbest bırakılan Beyza Buldağ ise “Ailem AK Partili, iktidarın bu yüzüyle sabahın 05.00’inde karşılaşmalarından dolayı çok şaşırdılar, endişelendiler. Beni halkı kin ve düşmanlığa sevkten tutukladılar. Aslında TCK 214/3’ten suçladılar ancak bundan tutuklama olmayacağı için son anda TCK 214/1’e çevirdiler. Yani ‘tutuklayın’ talimatı gelmiş, son anda maddeyi talimata uydurdular” diye konuştu. Tutuklu öğrenci Selahattin Can Uğuzeş de “Babam iyi bir MHP’liydi, şimdi İYİ Partili. Biz rektöre karşı sergi yaptık. Hukuksuz tutuklamayla gözdağı veremezler” dedi.

Heyet adına yapılan ortak açıklamada ise “Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan rektöre karşı çıktıkları için anayasal hakkını kullanan öğrencilerin, gençlerin yürütme temsilcileri tarafından ‘terör örgütü üyesi’ ilan edildiği bir süreci yaşıyoruz. CHP olarak orantısız polis şiddetini teşhir etmeye ve haksız tutuklamalara karşı çıkmaya devam edeceğiz. Sözü olanın sözünü söylemekten çekinmeyeceği, protestonun hak olduğunun yeniden hatırlandığı, haksız tutuklamaların son bulduğu bir düzeni inşa etmek istiyoruz” dendi.

AKP’li Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanmasına karşı Boğaziçililerin başlattığı eylemlere Almanya’dan ve Oxford Üniversitesi’nden destek geldi.

Aralarında Sol Parti Üniversite Grubu, Yeşiller Partisi Gençler Birliği, Young Struggle, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) üyeleri olduğu belirtilen bir grup, Almanya’nın Schwenningen şehrinde toplandı. Boğaziçi direnişine destek vermek için “Aşağı bakmayacağız” pankartı açan eylemciler, yayımladıkları videoda “Boğaziçi Üniversitesi’ni yürekten destekliyorum çünkü bilimin özgür olması gerektiğine inanıyorum” ifadelerine yer verdi.

Oxford Üniversitesi’nden akademisyenler ise Boğaziçi Üniversitesi’nin Türkiye ve dünya akademisi açısından önemine dikkat çekerken siyasi rejim kontrolü altına giren üniversitelerin anlamını yitireceğine vurgu yaptı.

CHP heyeti, AKP’li Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasına karşı başlattıkları eylemde tutuklanan öğrencileri cezaevinde ziyaret etti.

Heyetin ziyarete ilişkin hazırladığı raporda, öğrencilerin görüşlerine yer verildi.

Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre, tutuklu öğrencilerden Doğu Demirtaş, ailesinin AKP’li olduğunu belirterek “Annem Gamze Demirtaş, AK Parti’nin Sarıyer Kadın Kolları İlçe Başkanı. Bir ülkede bir bakan sürekli insanları hedef gösterirse, öğrencilere ‘sapkın’ derse, ‘Teröristleri içeri aldık’ derse, savcılar nasıl özgür karar verecek?” diye sordu ve şöyle devam etti:

“Onlar da kendilerini baskı altına hissediyor, tutuklamaması gereken kişileri tutuklamak zorunda hissediyor. Süleyman Soylu, benimle nasıl helalleşecek? Bu kadar öğrenciyle ve aileleriyle ne kadar helalleşecek” diye sordu.

Tutuklu öğrenci Şilan Delipalta da şunları dile getirdi:

“Soylu ve Altun, ‘terör örgütü irtibatlı olduğumuzu’ söylüyor. Savcı, ‘2911 sayılı yasaya muhalefet’ diyor. Hâkim ona göre tutuklamış, savcının iddia etmediği, hâkimin de karar vermediği bir örgüt üyeliğine Soylu ve Altun nasıl karar veriyor? Bu canımızı çok sıktı, bunun peşini bırakmayacağız.”

Serbest bırakılan Beyza Buldağ ise “Ailem AK Partili, iktidarın bu yüzüyle sabahın 05.00’inde karşılaşmalarından dolayı çok şaşırdılar, endişelendiler. Beni halkı kin ve düşmanlığa sevkten tutukladılar. Aslında TCK 214/3’ten suçladılar ancak bundan tutuklama olmayacağı için son anda TCK 214/1’e çevirdiler. Yani ‘tutuklayın’ talimatı gelmiş, son anda maddeyi talimata uydurdular” diye konuştu. Tutuklu öğrenci Selahattin Can Uğuzeş de “Babam iyi bir MHP’liydi, şimdi İYİ Partili. Biz rektöre karşı sergi yaptık. Hukuksuz tutuklamayla gözdağı veremezler” dedi.

Heyet adına yapılan ortak açıklamada ise “Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan rektöre karşı çıktıkları için anayasal hakkını kullanan öğrencilerin, gençlerin yürütme temsilcileri tarafından ‘terör örgütü üyesi’ ilan edildiği bir süreci yaşıyoruz. CHP olarak orantısız polis şiddetini teşhir etmeye ve haksız tutuklamalara karşı çıkmaya devam edeceğiz. Sözü olanın sözünü söylemekten çekinmeyeceği, protestonun hak olduğunun yeniden hatırlandığı, haksız tutuklamaların son bulduğu bir düzeni inşa etmek istiyoruz” dendi.

AKP’li Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanmasına karşı Boğaziçililerin başlattığı eylemlere Almanya’dan ve Oxford Üniversitesi’nden destek geldi.

Aralarında Sol Parti Üniversite Grubu, Yeşiller Partisi Gençler Birliği, Young Struggle, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) üyeleri olduğu belirtilen bir grup, Almanya’nın Schwenningen şehrinde toplandı. Boğaziçi direnişine destek vermek için “Aşağı bakmayacağız” pankartı açan eylemciler, yayımladıkları videoda “Boğaziçi Üniversitesi’ni yürekten destekliyorum çünkü bilimin özgür olması gerektiğine inanıyorum” ifadelerine yer verdi.

Oxford Üniversitesi’nden akademisyenler ise Boğaziçi Üniversitesi’nin Türkiye ve dünya akademisi açısından önemine dikkat çekerken siyasi rejim kontrolü altına giren üniversitelerin anlamını yitireceğine vurgu yaptı.

Bugünden