Türkiye, Irak ve Suriye teskeresini 1 yıl daha uzattı

This picture taken on September 8, 2019 shows US and Turkish (R) armoured vehicles taking part in their first joint patrol with Turkey under a deal reached between Washington and Ankara, at the border with Syria near Akcakale, in the Sanliurfa province of Turkey. - The United States and Turkey on September 8, 2019 began joint patrols in northeastern Syria aimed at easing tensions between Ankara and US-backed Kurdish forces. (Photo by BULENT KILIC / AFP)

TBMM Genel Kurulu’nda, Suriye ve Irak Kürdistan’a asker gönderilmesinin 1 yıl daha uzatılmasını öngören Cumhurbaşkanlığı tezkeresi görüşülerek kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç Başkanlığı’nda toplandı. Genel Kurul’da, Suriye ve Kuzey Irak’a asker gönderilmesinin 1 yıl daha uzatılmasını öngören Cumhurbaşkanlığı tezkeresi görüşülerek kabul edildi. Kabul edilen tezkere ile ‘Irak ve Suriye’deki tüm terörist örgütlerden Türkiye’ye yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) yabancı ülkelere gönderilmesi, yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması kapsamında izin süresinin 1 yıl uzatılmasını’ öngörüyor.

Kabul edilen tezkerenin gerekçesinde şu ifadelere yer verildi: 

“Suriye’de sınırımıza mücavir alanlarda, PKK/PYD- YPG ve DEAŞ başta olmak üzere, mevcudiyetini sürdüren terör örgütleri ülkemize yönelik eylemlerini sürdürmektedir. PKK-YPG-PYD Fırat’ın doğusunda bölücü gündemine hız vermiştir. Harekat alanlarımızda tesis edilen sükunat ve istikrarı korumak amacıyla meşru ulusal güvenlik çıkarlarımız doğrultusunda önlemler alınmaktadır. İdlib’de, Astana süreci çerçevesinde istikrar ve güvenliğin tesisine  yönelik faaliyetlerimizi hedef alan risk ve tehditler devam etmektedir. Bütün bu gelişmeler çerçevesinde, terör ile Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmaya ve sahada gayrimeşru oldubittiler oluşturmaya yönelik, milli güvenliğimize tehlike oluşturabilecek her türlü risk, tehdit ve eyleme karşı, uluslararası hukuktan doğan haklarımız doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması milli güvenliğimiz açısından hayati önem arz etmektedir.”