Türkiye ile Suriye Moskova’da gizli görüştü

Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan ve Suriye Ulusal Güvenlik Büro Başkanı Tümgeneral Ali Memlük’ün Moskova’da görüştüğü öğrenildi. Arap basını, normalleşme için iki tarafın karşılıklı taleplerde bulunduğunu yazdı.

Arap basınında yer alan haberlere göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hakan Fidan ve Ali Memlük’ün Moskova’da görüşmeleri konusunda temmuz ayında Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suriye Devlet Başkanı Esad’ı ikna etti.

Fidan ve Memlük, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun da katıldığı bir dizi güvenlik görüşmesi gerçekleştirdi. İddialara göre Fidan ve Memlük karşılıklı olarak taleplerde bulundu.

Görüşme hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar Şarku’l Avsat’a her iki tarafın taleplerinin içeriğiyle ilgili bilgi verdi.

Suriye’nin talepleri 

Suriye’nin taleplerinin başında; ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi, bu bağlamda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Suriye topraklarından çekilmesi için bir takvim belirlenmesi.

Şam aryıca Türkiye’den “ayrılıkçı muhalif gruplara” destek vermeyi bırakmasını, 2015’ten bu yana muhalif grupların kontrolünde olan İdlib’in kendilerine geri verilmesini ve Bab al-Hava sınır kapısının kontrolünün yeniden Suriye hükumetine teslim edilmesini istiyor.

Suriye tarafı ayrıca Akdeniz’den Bağdat’a uzanan ve Suriyeli muhalif güçler ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol edilen M4 karayolunun tekrar ulaşıma açılmasını, Şam’ın uluslararası yaptırımları atlatmasına destek verilmesini (Türkiye’nin Rusya’ya yaptırımlar konusundaki desteğinin benzeri şekilde), Suriye’nin Arap Birliği’ne dönüşüne destek sağlanmasını, ülkenin yeniden imarına yardımcı olunmasını ve Şam rejiminin Fırat’ın Doğusunda yer alan, petrol, gaz ve buğday gibi milli kaynakları üzerinde yeniden kontrolü sağlamasına yardımcı olunmasını talep etti.

Türkiye’nin talepleri

Türkiye ise Şam’dan, PKK’nin Suriye kanadı olarak gördüğü YPG’ye karşı ciddi bir tavır bekliyor.

Kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmak için, Türkiye tarafından destelenen muhaliflerle müzakereler yapılması, Halep ve bazı diğer bölgelerde 30 kilometre derinliğinde güvenli bölgelerin inşa edilmesi, Suriyeli mültecilerinin dönüşünün kolaylaştırılması ve Suriye Anayasa Komitesi’nin çalışmalarının desteklenmesi ve kolaylaştırılması, Ankara’nın diğer talepleri arasında.

İran’ın dahil olması ve Rusya’nın çözüm önerileri 

Habere göre, İran da Suriye ile Türkiye arasındaki güvenlik arabuluculuk hattına girmek için girişimde bulundu ancak bu girişimi, Moskova ve Şam’daki bazı çevreleri rahatsız etti.

Rusya’nın ise arabuluculuk pozisyonunu sürdürdüğü değerlendiriliyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’yı ziyaret eden Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad ile görüşmesinde, Moskova’nın pozisyonunu yineledi. İddialara göre Mikdad, Hakan Fidan’ın rolünün etkinliğine şüpheyle yaklaştı.

Rusya ilk etapta, Türkiye’nin askeri operasyon başlatma planlarını durdurduğuna ve iki ülke yetkililerin söylemlerini yumuşatmayı başardığına inanıyor.

Rusya’ya göre Türk Silahlı Kuvvetleri bir aşamada Suriye’den çekilecek ancak bu acil bir konu değil. Şu an Suriye ve Türkiye’nin “hemfikir olduğu husus” ise “Kürt ayrılıkçı hareketleri” diye adlandırdığı Rojava Özerk Yönetimi ve DSG ile mücadeleye odaklanılmasının gerekli olduğu.

Bazılarına göre mevcut durum iki ya da üç yıl daha bu şekilde devam ederse Suriye’nin toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması daha da zorlaşacak. Bu nedenle Rusya şimdi, iki tarafın talepleri ve ortak noktalarına odaklanan bir “eylem planı” üzerinde çalışıyor.

Öncelikler arasında ise Türk tarafına güvenlik garantileri verilmesi ve bunun karşılığında, İdlib ve Halep-Lazkiye yolunda operasyonel düzenlemeler yapılması yer alıyor. Çözüm önerilerinden biri de Suriye ve Türk taraflarının 1998 tarihli Adana Mutabakatı’nın bir benzeri üzerinde anlaşmaya varmasının sağlanması.

Şarku’l Avsat’a göre, Şam rejiminin şu anki önceliği, Tahran ve Moskova’yı hoşnut tutmak ve Ankara ile bir temas hatları kurulmasını sağlamak.

Haberde, şu tespite yer veriliyor; “Tüm göstergeler, Şam ile Ankara arasında ‘normalleşme treninin’ hareket ettiğini ve Moskova’nın, istasyonları, içeriği ve trenin hızını belirlemek için çabaladığını gösteriyor. Türkiye ve Suriye arasındaki temasın güvenlik çerçevesinde mi kalacağı yoksa siyasi bir çerçeveye de geçilip geçilmeyeceği ise bilinmiyor.”