Türkiye ile ABD heyetleri arasında dün tamamlanan ‘Güvenli Bölge’ görüşmelerini Gazeteci Mutlu Çiviroğlu üç başlık altında iznews’e değerlendirdi

Türkiye ile ABD heyetleri arasında dün tamamlanan ‘Güvenli Bölge’ görüşmeleri Gazeteci Mutlu Çiviroğlu üç başlık altında iznews’e değerlendirdi.

Röportaj: Çiğdem Ay

Bugün heyetler arasında tamamlanan ve sınırlı yapılan açıklamalarla birlikte ‘Güvenli Bölge’ görüşmelerini hakkında ne düşünüyorsunuz?

Öncelikle Amerikan Büyükelçiliği’nin açıklamalarını dikkate alarak yorumda bulunmak gerekir. Çünkü geçmişte tarafların (ABD ve Türkiye) açıklamalarının çok farklı olduğu görüldü. ABD’nin Türkiye Büyükelçiliği’nin açıklamaları önemli, heyetler arasında yapılan görüşmede üç ana maddeye vurgu yapılıyor.
Koridor meselesi adına yapılan açıklamalarda dilin muğlak olduğu kesin, çünkü tam olarak ne kastedildiği belli değil.

“Zaman kazanmak adına yapılmış bir manevra olabilir”

Gözlemlenen zaman kazanma Türkiye’nin tek başına adım atmasının önüne geçme ve buna bağlı olarak ABD’nin sürecin içerisinde beraber ve koordineli hareket edilmesi için Türkiye’yi ikna ettiği ve ne yapılacaksa beraber yapılacak.

Türkiye sınırları içerisinde ortak operasyon merkezleri kurulabilir”

Bunun pratik adımı olarak Türkiye sınırları içerisinde koordine merkezlerinden bahsediliyor ve önemli bir husus olarak görülüyor.

Her ne kadar şaşırtıcı olmasa da iki güçte müttefik, bir çok konuda iş birlikleri var, örneğin Kobani, Menbiç hatlarında ortak devriye sınır faaliyetleri olmuştu.

İkinci madde olarak, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını giderme hususu var, ama bu adımların ne olduğu net olarak belirtilmediği için yorum yapmak güç…

Üçüncü olarak, Suriyelilerin dönmesi için barış koridorlarının oluşturulmasından bahsediliyor, bu madde de yoruma açık; Burada Kuzey Suriye’nin yani Rojava toprakları Suriye’nin geneline göre istikrarlı, huzurlu bir bölge. Siyasi açıdan bir yönetim var Kürtler, Süryaniler, Araplar, Ezidiler yine cinsiyet acısından bakıldığında da kadınlar hayatın her alanında birlikte yaşamlarını sürdürmekte huzurlu bir ortam mevcut.

Barış koridorunun oluşturulmasında kasıt:

Bu bölgenin daha da güçlendirilmesi mi ? Yoksa koalisyonla birlikte IŞID’ten kurtarılan Deyrizor, Tapka, Rakka gibi kentlerin yeniden yapılanması ve insanlarin buraya tekrardan dönüşünün sağlanması mi?

Bundan sonraki süreçte ABD Suriye siyasetini hangi düzeyde yürütebilir?

ABD hem Türklerle hem Kürtlerle işbirliği içerisinde olduğu için önemli bir güç. Fakat somut olarak adımların ne olacağı belirtilmediği için ben ABD’nin Suriye siyasetini şimdilik yakın bir zeminde yürüyeceğini düşünüyorum.

Washington ‘da Türk hükümetinin S-400’ler unutturmak için bu gündemi öne çektiği vurgulanıyor. Türkiye’nin kendi iç kamuoyuna sunabileceği başarılı olduğu bir durum var. Örneğin; Türkiye’nin güvenlik kaygılarına önem verildiği vurgulanıyor, koordinasyon merkezleri kuruluyor.

ABD ve Türkiye’nin Kürtlerle işbirliği hakkında ciddi derin ayrılıkları olduğu biliniyor

Kürtler acısından nasil değerlendiriyorsunuz?

Kürtlerin henüz bir açıklaması yok. Aynı zamanda ben Kürt yetkililerin de açıklamasını bekliyorum . Türk ve ABD yetkililer görüştükten sonra Rojava’ya gelip Kürt yetkililerle görüşülüyor, muhtemelen yarın ya da bugün ABD yetkiler gelip neler konuşulduğunu Kürt yetkilierle paylaşacaklardır.

Diğer taraftan ABD ve Türkiye’nin Kürtlerle işbirliği hakkında ciddi derin ayrılıkları olduğu biliniyor. Benim somut olarak görebildiğim ABD Türkiye’nin tek taraflı adım atmasını önleyerek koordineli hareket etmek istiyor. | iznewsagency