Trump, Kuzey Kore liderinin de kendisiyle hemfikir olduğunu, Kim’in Obama’nın ‘aşağılık pislik’ olduğunu düşündüğünü söyledi

Ünlü gazeteci Bob Woodward’ın Trump’la sohbetlerine dayanan yeni kitabında ‘Obama nefreti’ yeniden gündeme geldi. Kitaba göre selefi için “Akıllı olduğunu sanmıyorum, çok abartılıyor” diyen Trump, Kuzey Kore liderinin de kendisiyle hemfikir olduğunu, Kim’in Obama’nın ‘aşağılık pislik’ olduğunu düşündüğünü söylemiş.

ABD Başkanı Donald Trump’ın bütün icraatlarını rafa kaldırdığı selefi Barack Obama’ya yönelik nefretinin gerisinde ırkçı saikler olabileceği tartışmasını körükleyen kitaplara bir yenisi eklendi. 

Ünlü gazeteci Bob Woodward’ın yeni kitabı, ABD Başkanı Donald Trump’ın 7 Şubat’ta koronavirüsün ‘havadan bulaştığını’ ve ‘en ağır gripten bile daha öldürücü olduğunu’ açık açık söylediğini ifşa etmesiyle ABD’de gündem oldu.

Öyle ki, Trump, basın toplantısında panik yaratmamak gerekçesiyle pandemiyi kasten önemsiz gösterdiğini itiraf etmek zorunda kaldı.

Ancak Watergate skandalını ortaya çıkaran iki gazeteciden biri olan Woodward’ın ABD Başkanı ile sohbetlerine dayanan ‘Rage’ (Öfke) isimli kitabında, Trump’ın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile diplomatik teamüllerin ötesindeki alışılmadık ilişkisinin ayrıntılarına ışık tutulurken dönüp dolaşıp yine Obama nefretine geliniyor.

Kitaba göre 44. ABD Başkanı’ndan Müslümanlığı seçen Afrikalı babasına atıfla sürekli olarak önadı ve göbekadı kombinasyonu olan ‘Barack Hussein’ diye söz eden Trump, selefi hakkında şunları söyledi:

“Obama’nın akıllı olduğunu sanmıyorum. Bence çok abartılıyor. Muhteşem bir konuşmacı olduğunu da düşünmüyorum.”

Bu kanaate varanın sadece kendisi olmadığını belirten Trump, Kuzey Kore lideri Kim’in de Obama’nın ‘aşağılık pislik’ olduğunu düşündüğünü aktardı.

Kim’le ilk görüştüğünde “Vay canına, zeki ötesi biri” diye düşündüğünü ve ‘kimyalarının hemen tuttuğunu’ belirten Trump, “Kim daha önce asle gülümsemezdi. Gülümsediği tek kişi benim” dedi. Kim’le ilişkilerini ‘fırtınalı bir aşk hikayesine’ benzeterek “Bir kadınla karşılaşırsın, olup olmayacağını anında bilirsin” sözleriyle izah etti.

Woodward, Trump’ın kendisine gösterdiği Kim’in coşkulu bir dille kaleme aldığı mektuplarda şöyle ifadeler yer aldığını aktardı:

“Fantezi filmlerinden bir sahneyi anımsatan Ekselansları ile benim aramdaki bir başka tarihi buluşma….”

“Tüm dünya seyrederken, güzel ve kutsal yerde Ekselansları’nın elini sıkıca tuttuğum o tarih an…”

Bunlardan ‘aşk mektupları’ diye söz eden ve özellikle Kim’in kendisinden ‘Ekselansları’ diye söz etmesinden memnun kaldığını belirten Trump, Kim’in kendisine her şeyi anlattığını, Kuzey Kore’nin iki numarasıyken idam ettirdiği eniştesi Jang Song Thaek’i nasıl infaz ettirdiğinin  çarpıcı betimlemesinin de buna dahil olduğunu kaydetti. Ancak kendisinin Kim’e yazdığı mektupları “Öylesine çok gizlililer ki” diyerek göstermeyi reddetti. Ama Woodward, buna rağmen mektuplara bakmayı başardığını kaydetti.

Ünlü ödüllü gazeteci, kitabında, ‘Trump’ın Kim, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi otoriter tek adamlara yakınlık duyduğunun bilincinde olduğunu’ dile getirdi, ABD Başkanı’nın kendisine “Sahip olduğum ilişkiler komik, ne kadar sert ve acımasız olurlarsa, onlarla o kadar iyi anlaşıyorum, biliyor musun? Bir gün bunu bana açıkla, tamam mı?” dediğini aktardı.

Trump’ın yolsuzluktan 3 yıl hapse mahkum edilen Michael Cohen de müvekkili hakkında her şeyi anlattığı iddiasıyla yayımladığı anı kitabında 45. ABD Başkanı’nı ‘ırkçı’ olarak tasvir etmişti.

Kitabında ‘Çakma Obama’ tutarak ilk ve tek siyah ABD Başkanı’na “Kovuldun” dediği bir video çektiğini ifşa ettiği Trump’ın Obama, Nelson Mandela dahil siyah liderlerle ilgili sarf ettiği iddia ettiği ırkçı hakaretlere yer veren Cohen, salı günü MSNBC’den Rachel Maddow’a verdiği mülakatta şunları söyledi:

“Barack Obama’ya nefreti şu kadar basit: Bir siyah, Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne gitti, sınıf birincisi olarak mezun oldu, inanılmaz şekilde sarih konuşuyor, yani Donald Trump’ın olmak istediği her şeyin toplamı, işte buna dayanamıyor.”