Süryani Askeri Konseyi’nin kurulmasına yardımcı olan İsviçre ordusunun eski subayı IŞİD’e karşı savaşmaktan yargılanıyor

Johan Cosar, IŞİD’le savaşmak için değil, IŞİD’e karşı savaşmak için Suriye’ye gitti. Şimdiyse İsviçre ordusu mensubu eski subay, ülkesinde askeri mahkemede yargılanıyor.

Cosar’a yabancı bir orduya katılmak ve bu şekilde İsviçre’nin tarafsızlığını ve güvenliğini tehlikeye atmak suçlaması yöneltiliyor.

Cosar, Suriye’de yaptıklarını saklamıyor ve gurur duyuyor.

Bir ordu sözcüsü, “Yasa, yabancı bir silahlı güç için savaşmayı yasaklıyor. Bu gücün kim olduğu konuyla ilgisiz.” dedi.

İsviçre doğumlu Cosar, İsviçre vatandaşı. Ancak büyük anne ve babasının kökleri Suriye’ye dayanıyor ve ailesi Suriyeli Hristiyan toplumunun bir parçası.

37 yaşındaki Cosar, Suriye’ye serbest gazeteci olarak çalışmak üzere gittiğini, ancak radikal İslamcı örgütlerin Hristiyan toplulukların üzerine yürümesi üzerine onları savunmaktan başka çaresi kalmadığını savunuyor.

Süryani Askeri Konseyi’nin kurulmasına ve adam toplamasına yardımcı olan Cosar, silah eğitimi ve kontrol noktaları kurmak gibi İsviçre Ordusu’nda öğrendiği askeri bilgilerini paylaştı.

Çatışmaların en yoğun olduğu dönemde 500’den fazla adamı komuta ediyordu.

İsviçre’nin tarafsızlık politikasının ihlali

Cosar, İsviçre’ye döndüğünde gözaltına alındı. Hükümetin izni olmadan yabancı bir orduya katılmak İsviçre Ordusu’nun ceza yasalarına aykırı.

Bu politika için tarihten gelen iyi nedenler var. Yüzyıllar boyunca genç İsviçreli erkekler, o dönem yoksul olan memleketlerini ülke dışında savaşmak için terk etti.

İsviçreli paralı askerler Napolyon, İspanya, Hollanda ve hatta İngiltere Ordusu için savaştı.

Ancak İsviçre kendisini tarafsız bir ülke ilan ettiğinde, hükümet İsviçreli erkeklerin Avrupa’nın savaşlarında karşı taraflarda yer almasının garip olacağını düşündü ve bu uygulamayı yasakladı.

Bu günlerde, ülke dışındaki tek yasal İsviçreli askeri birliği, Roma’daki Papalık korumaları.

Cosar mahkemeye sivil kıyafetleriyle geldi.
EPA
Cosar mahkemeye sivil kıyafetleriyle geldi.

Dolayısıyla şimdi Cosar, askeri bir mahkemede İsviçre Ordusu’nun en üst düzey avukatlarınca yargılanıyor. Davanın başlangıcında Cosar’ın ailesi ve dostlarından oluşan küçük bir grup “IŞİD’le savaşmak suç değildir” yazılı pankartlarla gösteri yaptı.

BBC’den Imogen Foulkes’in haberinde, kendisi ise yargılanmayı değil, “terörle savaştığı” ve Suriye’deki Hristiyan azınlıkları “mutlak ölümden” koruduğu için madalya hak ettiğini söylüyor.

Rahat atmosfer

Mahkemenin merhametli olacağına dair işaretler var. Duruşma salonunda ilk günkü atmosfer, rahat ve hatta espriliydi.

En çok üç yıl hapis cezasıyla karşı karşıya olan Cosar yargıçları “iyilerin yanında” savaştığına ikna etmeyi umuyor olabilir.

Ancak İsviçre hükümeti, ne kadar “iyi ve onurlu” olunca, yabancı savaşlarda yer almanın hoşgörülebileceği mesajını vermek istemiyor.

Onlarca İsviçre vatandaşı, IŞİD saflarında savaşmak ya da örgütün militanlarıyla evlenmek için Suriye’ye gitti. Birkaçı geri döndü ve hapse atıldı.

Diğerleri ise hala başka binlerce yabancı savaşçıyla birlikte Suriye’nin kuzeyinde, muhalif grupların yönettiği kamplarda gözaltında tutuluyor.

Diğer Avrupa ülkeleri de bunların ne olacağı konusunda ne yapılabileceğini düşünüyor.

IŞİD gibi yasaklı bir örgüt için savaşanlara, Cosar’ın karşı karşıya olduğundan çok daha uzun, 20 yıl hapis cezası veriliyor.

İsviçre Adalet Bakanı, İsviçre vatandaşı yabancı savaşçıların, ülkeye geri getirilmek yerine, Suriye’de “oldukları yerde” yargılanmasını istediğini söyledi.

Ancak hiç kimse, bunun nasıl yapılacağını bilmiyor.

İsviçre hükümetinin yabancı savaşçılar konusundaki politikasını haftaya açıklaması bekleniyor. Johan Cosar hakkındaki karar ise bu Cuma günü bile çıkabilir.

İlgili Haberler