Suriyelilere yönelik nefret, sosyal çatışmaya zemin hazırlıyor!

Türkiye’de yaşayan Suriyeli sığınmacıların sorunlarına dair “Suriyeliler Barometresi 2019” başlıklı bir rapor hazırlayan Prof. Dr. Murat Erdoğan, toplumda sığınmacılara yönelik nefretin arttığını ve milliyetçi söylemlerin büyük bir sosyal çatışmaya zemin hazırladığını söyledi.

2011’de Suriye’de yaşanan iç savaş sonrası Türkiye’ye sığınan Rojavalı ve Suriyeli sığınmacıların sayısı yaklaşık 4 milyon.

Türkiye’deki sığınmacıların sosyal ve ekonomik durumuyla ilgili Türk Alman Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Erdoğan öncülüğünde, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) desteği ile 26 ilde bir araştırma yapıldı.

Suriyeliler Barometresi 2019” başlıklı araştırmanın sonuçlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Murat Erdoğan, Türk vatandaşlarının Suriyelilere karşı kaygı ve öfkelerinin yıldan yıla arttığına dikkat çekerek, siyasal ve sosyal gerilim ile milliyetçi söylemlerin bu durumu arttırdığını ifade etti.

Bir anda nüfusun yüzde 5’inin Türkiye’ye geldiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suriyeliler dışında ister Gürcü ister farklı bir ülkeden olsun fark etmezdi bu durum. Zaten birbirinden nefret eden, birbirini ‘vatan hainliği’ ile suçlayan, herkesin birbirine şüphe ile baktığı bir toplum. Dolayısıyla hangi ülkeden geldiği hiç önemli değil, sonradan gelene mutlaka şüphe ile bakar. Onları hain olarak niteler, ‘onları başka ülke kullanacak’; ‘yerimizi, ekmeğimiz çalıyor’ diye bakar.”

Erdoğan, Türkiye’nin bu gergin siyasi ve sosyal ortamı yumuşatması gerektiğini belirterek, “Ama bu gergin ortam devam ederse hem Türk toplumunda hem Suriyeliler içinde daha ırkçı eğilimler artabilir. Büyük sosyal çatışmaların yaşanılması kaçınılmaz olur. O zaman Suriyeliler konusu daha büyük bir sorun haline gelecek” dedi

“TÜRKİYE’Yİ TERK ETMEYECEKLER”

Beşar Esad’ın gitmesinin söz konusu tabloyu değiştirmeyeceğini belirten akademisyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu saatten sonra Esad yönetimi gitmiş mi, kalmış mı, savaş devam etmiş etmemiş, bu faktörler Suriyelilerin Türkiye’de kalıcı kalmak isteyenlerin oranlarını etkilemeyecektir. Savaş bittiğinde tahrip olmuş ve en önemlisi birbirine girmiş bir sosyal yapı var artık. Suriye’de neyle karşılaşacaklarını bilmediklerini için Türkiye’yi terk etmeyecekler. Son 9 yılda Türkiye’de 600 bin Suriyeli bebek doğdu. 680 bin çocuk devlet okullarında öğrenim görüyor. Bir milyon üzerinde Suriyeli çalışıyor.”

Mülteci meselesinin Türkiye’nin iç ve dış politikadaki yansımalarına dair de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Murat Erdoğan, şunları ifade etti:

“2011 yılından sonra Suriyeliler Türkiye’ye geldi. Yıl şu an 2020. 4 tane seçim yapıldı o arada. Ben AK Parti’nin oylarına baktım. AK Parti ortalama 2011’den bugüne kadar yüzde 7- 7,5 oy kaybetmiş. İstanbul, İzmir, Ankara’da yüzde 8’e yakın oy kaybetmiş. Suriyelilerin en çok bulunduğu Hatay’da, Urfa’da, Antep’te Kilis’te ise AK Parti yine önde gidiyor. Bu illerde kaybettiği oy Türkiye ortalamasının altında. Millet şikayetçi ve endişelerini dile getiriyor, ama bugün hala Türkiye’de bu durum siyasetin bir enstrümanı haline gelmedi. Uluslararası siyasette evet bir enstrüman hale getirildi ama iç siyasette henüz gelmedi.”

ARAŞTIRMADA YER ALAN SONUÇLAR

2 bin 271 Türk vatandaşı ve bin 418 Suriyeli aileyle yapılan görüşmede, araştırmaya katılan Türk vatandaşlarının yüzde 85’i Suriyelilerin Türkiye dışında, “güvenli bölge” olarak ilan edilen kamplarda yaşamasını istiyor ve yüzde 63’ü Suriyelilerin “Türkleri sevmediği ve Türk toplumunu sömürdüğü” düşüncesinde.

Araştırmaya katılan Suriyelilerin yüzde 51,8’i savaş sona erse bile ülkelerine dönmeyi düşünmediklerini ifade ederken, yüzde 80’i Türkiye vatandaşı olmayı istiyor.

Son iki yılda 100 binden fazla Suriyeliye vatandaşlık verildiği belirtilen araştırmaya göre, sığınmacıların büyük bir çoğunluğu Türkiye’de kalıcı.

Öte yandan araştırmaya katılanların yüzde 87’si Suriyelilere siyasal ve vatandaşlık hakkı verilmemesi gerektiğini savunuyor.