3.5 C
İstanbul
Cuma, Şubat 26, 2021

Siyasi parti etkinliğine katılmak atanmama gerekçesi oldu

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin hazırladığı EKPSS’de başarı gösteren S.D., Bitlis İl Sağlık Müdürlüğü’ne atandı. Ancak S.D.’nin bu ataması güvenlik soruşturması nedeniyle durduruldu. Emniyet, ilgili müdürlüğe gönderdiği yazıda S.D. İçin, “PKK KCK terör örgütünün siyasi uzantısı olan partinin etkinliğine katıldı” dedi. Ancak emniyet, bu partinin hangi parti olduğunu açıklamadı.

EKPSS’de başarı gösteren S.D., Sağlık Bakanlığı’na veri hazırlama kontrol işletmeni olarak atandı. Ancak kısa bir aradan sonra S.D.’nin ataması durduruldu. Atamanın neden durdurulduğunu soran S.D..’ye güvenlik soruşturması işaret edildi. Hakkında herhangi bir soruşturma olmayan S.D., emniyet müdürlüğünün kendisi hakkında Sağlık Bakanlığı’na gönderdiği yazıyı görünce şaşkına döndü. Çünkü gönderilen yazıda atamama gerekçesi olarak S.D. için, ‘PKK KCK terör örgütünün siyasi uzantısı olan parti tarafından organize edilen etkinliğine katılması gösteriliyordu. Emniyet Genel Müdürlüğü, partinin ismini ise açıklamadı.

‘SİYASİ PARTİ NASIL ÖRGÜT PARTİSİ OLUYOR?’

Yine Emniyet Genel Müdürlüğü’nün gönderdiği yazıda S.D.’nin ağabeyi ve kız kardeşinin KHK ile kapatılan kurumlarda çalışması da başka bir gerekçe olarak gösterdi. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğini belirten S.D., avukatı Mensur Çil ile mahkemenin yolunu tuttu. Avukat Çil, Sağlık Bakanlığı’na dava açtı. Müvekili için atılan bu adımın derhal durdurulmasını isteyen Çil, “Kardeşi FETÖ’cü olanlar bürokrat olabilirken başka biri yıllarca dirsek çürütüp atanıyor ama sırf ailesinden biri KHK ile kapatılan bir kurumda çalıştığı için devlet kadrosuna atanamıyor. Bunun bir izahı ve mantığı yok” dedi.

Müvekkili için dile getirilen ‘örgütün siyasi partisinin etkinliklerine katıldı’ ifadelerine de karşı çıkan Çil, “Bu parti hangi parti, böyle bir siyasi parti varsa bize neden açıklamıyorlar, siyasi parti nasıl oluyor da örgüt partisi oluyor? Bu gerekçenin atanmamaya konu olması hukukla bağdaşmıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı’nın bu sorulara yanıt vermesi gerekiyor” diye konuştu.

‘MASUMİYET KARİNESİ İHLAL EDİLİYOR’

Çil, mahkemeye yaptığı başvuruda şöyle devam etti: “Müvekkilimin yasadışı herhangi bir örgüt ile bağlantı ve iltisakı yok. Asılsız ithamlarla hukuk katlediliyor. Müvekkilim hakkında açılmış bir soruşturma dahi yok. Müvekkilim sırf belli partilere üye olmadığı için ve birilerinin hakkını torpiller kullanarak çiğnemediği için güvenlik ve arşiv soruşturmalarının olumsuz olduğu bahaneleriyle açıkça hakkı olan işe alınmamıştır. Bunun da ötesinde masumiyet karinesi ihlal edilerek müvekkilim lekelenmiştir. Bunun kabul edilebilir hiçbir yanı yok. Bu hukuksuz uygulamanın derhal durdurulup müvekkilimin bir an önce işe başlaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Çil, müvekkilinin bu süre içerisinde uğradığı zararların karşılanması ve S.D.’nin istihdamının bir an önce gerçekleştirilmesini talep ederek ilgili bakanlığa 200 bin lira tazminat davası da açtı.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin hazırladığı EKPSS’de başarı gösteren S.D., Bitlis İl Sağlık Müdürlüğü’ne atandı. Ancak S.D.’nin bu ataması güvenlik soruşturması nedeniyle durduruldu. Emniyet, ilgili müdürlüğe gönderdiği yazıda S.D. İçin, “PKK KCK terör örgütünün siyasi uzantısı olan partinin etkinliğine katıldı” dedi. Ancak emniyet, bu partinin hangi parti olduğunu açıklamadı.

EKPSS’de başarı gösteren S.D., Sağlık Bakanlığı’na veri hazırlama kontrol işletmeni olarak atandı. Ancak kısa bir aradan sonra S.D.’nin ataması durduruldu. Atamanın neden durdurulduğunu soran S.D..’ye güvenlik soruşturması işaret edildi. Hakkında herhangi bir soruşturma olmayan S.D., emniyet müdürlüğünün kendisi hakkında Sağlık Bakanlığı’na gönderdiği yazıyı görünce şaşkına döndü. Çünkü gönderilen yazıda atamama gerekçesi olarak S.D. için, ‘PKK KCK terör örgütünün siyasi uzantısı olan parti tarafından organize edilen etkinliğine katılması gösteriliyordu. Emniyet Genel Müdürlüğü, partinin ismini ise açıklamadı.

‘SİYASİ PARTİ NASIL ÖRGÜT PARTİSİ OLUYOR?’

Yine Emniyet Genel Müdürlüğü’nün gönderdiği yazıda S.D.’nin ağabeyi ve kız kardeşinin KHK ile kapatılan kurumlarda çalışması da başka bir gerekçe olarak gösterdi. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğini belirten S.D., avukatı Mensur Çil ile mahkemenin yolunu tuttu. Avukat Çil, Sağlık Bakanlığı’na dava açtı. Müvekili için atılan bu adımın derhal durdurulmasını isteyen Çil, “Kardeşi FETÖ’cü olanlar bürokrat olabilirken başka biri yıllarca dirsek çürütüp atanıyor ama sırf ailesinden biri KHK ile kapatılan bir kurumda çalıştığı için devlet kadrosuna atanamıyor. Bunun bir izahı ve mantığı yok” dedi.

Müvekkili için dile getirilen ‘örgütün siyasi partisinin etkinliklerine katıldı’ ifadelerine de karşı çıkan Çil, “Bu parti hangi parti, böyle bir siyasi parti varsa bize neden açıklamıyorlar, siyasi parti nasıl oluyor da örgüt partisi oluyor? Bu gerekçenin atanmamaya konu olması hukukla bağdaşmıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı’nın bu sorulara yanıt vermesi gerekiyor” diye konuştu.

‘MASUMİYET KARİNESİ İHLAL EDİLİYOR’

Çil, mahkemeye yaptığı başvuruda şöyle devam etti: “Müvekkilimin yasadışı herhangi bir örgüt ile bağlantı ve iltisakı yok. Asılsız ithamlarla hukuk katlediliyor. Müvekkilim hakkında açılmış bir soruşturma dahi yok. Müvekkilim sırf belli partilere üye olmadığı için ve birilerinin hakkını torpiller kullanarak çiğnemediği için güvenlik ve arşiv soruşturmalarının olumsuz olduğu bahaneleriyle açıkça hakkı olan işe alınmamıştır. Bunun da ötesinde masumiyet karinesi ihlal edilerek müvekkilim lekelenmiştir. Bunun kabul edilebilir hiçbir yanı yok. Bu hukuksuz uygulamanın derhal durdurulup müvekkilimin bir an önce işe başlaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Çil, müvekkilinin bu süre içerisinde uğradığı zararların karşılanması ve S.D.’nin istihdamının bir an önce gerçekleştirilmesini talep ederek ilgili bakanlığa 200 bin lira tazminat davası da açtı.

Bugünden