24.1 C
İstanbul
Cuma, Temmuz 30, 2021

Ses kaydı sızdırılan İran Dışişleri Bakanı Zarif’ten açıklama

İranlı muhafazakarlar tarafından kellesinin istenmesine yol açan ses kaydındaki eleştirilerinin arkasında duran Dışişleri Bakanı Zarif, ‘Tahran’da iktidarın askeri ve diplomatik kanadı arasındaki ilişkide akıllıca bir ayarlama ihtiyacı olduğunu’ söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in bir ekonomistle yaptığı sohbetin ses kayıtlarının sızdırılmasıyla bir yandan Devrim Muhafızları’nın karar mekanizmaları üzerindeki etkisi tartışmaya açılırken diğer yandan Zarif muhafazakar kesim tarafından vatan haini ilan edilip hedef tahtasına oturtuldu. Çareyi yurtdışı turuna çıkmakta bulan Zarif, Instagram hesabında yazılı açıklama yaptı. 

İran Dışişleri Bakanı, hükümet arşivlerinden çalınıp Londra merkezli Iran International sitesinde bir kısmı yayımlanan 3 saatlik sohbetin, gelecek dönemlerde devlet adamlarının istifadesine sunmak için yapılan gizli bir konuşma olduğunu söyledi.

Zarif, ‘diplomasi ile askeri alan arasındaki sinerji ihtiyacına dair gizli bir teorik konuşmanın, ülke içi çekişme ve kişisel eleştiri konusuna dönüştürülmesine çok üzüldüğünü’ ifade etti.

Ancak baş diplomat, ses kaydına göre ABD tarafından Ocak 2020’de öldürülen eski Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani dahil Devrim Muhafızları’nın İran’da her alanda dizginleri ele geçirip karar mekanizmasını yönlendirmesi, bu kapsamda dini lider Ayetullah Ali Hamaney ile birlikte Dışişleri Bakanlığı’nı hiçe sayarak dış politikayı etkilemesi ve nükleer anlaşmayı engellemeye çalışmasına dair sıraladığı eleştirilerin arkasında durdu. 

20 yıldan daha fazla süre dostlukları bulunan Süleymani’nin insancıllığını, barışçılığını ve cesaretini uluslararası mahfillerde savunduğunu hatırlatan Zarif, ses kaydındaki sözlerinin ana fikrinin ‘askeri alan ile diplomatik alan arasında akıllı bir uyum ihtiyacı’ olduğunu belirtti.

Ülke politikalarının gerçekleştirilmesinde askerler ile diplomatların sahada ve diplomatik alanlarda birbirlerini tamamlayan iki unsur olduğuna işaret eden Dışişleri Bakanı, ‘İran’da iktidarın bu iki kanadı arasındaki ilişkide akıllıca bir ayarlama ihtiyacı olduğunu’ dile getirdi. ‘Yasal yapılar aracılığıyla ve yüksek liderin büyük yetkisi altında öncelikleri belirleme ihtiyacını’ da sözlerine ekledi.

Uzmanların doğru bildiği konularda kendi görüşlerini çekinmeden dile getirmeleri gerektiğini, şahsi konfor ve menfaatleri uğruna kendilerine otosansür uygulamalarının ihanet anlamına geleceğini kaydeden Zarif, “Ülkenin çıkarlarını ve İran’ın sabırlı ve yiğit halkını korumak, son ana kadar arkasında duracağım bir yemindir. Ancak uzman görüşü verirken teskin çabası ve otosansürü ihanet olarak görürüm” dedi. “40 yıl boyunca (siyasi) tahlillerimde müçtehit ve (müesses nizamın aldığı kararları) icra konusunda mukallit olmaya çalıştım” diye ekledi.

İranlı muhafazakarlar tarafından kellesinin istenmesine yol açan ses kaydındaki eleştirilerinin arkasında duran Dışişleri Bakanı Zarif, ‘Tahran’da iktidarın askeri ve diplomatik kanadı arasındaki ilişkide akıllıca bir ayarlama ihtiyacı olduğunu’ söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in bir ekonomistle yaptığı sohbetin ses kayıtlarının sızdırılmasıyla bir yandan Devrim Muhafızları’nın karar mekanizmaları üzerindeki etkisi tartışmaya açılırken diğer yandan Zarif muhafazakar kesim tarafından vatan haini ilan edilip hedef tahtasına oturtuldu. Çareyi yurtdışı turuna çıkmakta bulan Zarif, Instagram hesabında yazılı açıklama yaptı. 

İran Dışişleri Bakanı, hükümet arşivlerinden çalınıp Londra merkezli Iran International sitesinde bir kısmı yayımlanan 3 saatlik sohbetin, gelecek dönemlerde devlet adamlarının istifadesine sunmak için yapılan gizli bir konuşma olduğunu söyledi.

Zarif, ‘diplomasi ile askeri alan arasındaki sinerji ihtiyacına dair gizli bir teorik konuşmanın, ülke içi çekişme ve kişisel eleştiri konusuna dönüştürülmesine çok üzüldüğünü’ ifade etti.

Ancak baş diplomat, ses kaydına göre ABD tarafından Ocak 2020’de öldürülen eski Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani dahil Devrim Muhafızları’nın İran’da her alanda dizginleri ele geçirip karar mekanizmasını yönlendirmesi, bu kapsamda dini lider Ayetullah Ali Hamaney ile birlikte Dışişleri Bakanlığı’nı hiçe sayarak dış politikayı etkilemesi ve nükleer anlaşmayı engellemeye çalışmasına dair sıraladığı eleştirilerin arkasında durdu. 

20 yıldan daha fazla süre dostlukları bulunan Süleymani’nin insancıllığını, barışçılığını ve cesaretini uluslararası mahfillerde savunduğunu hatırlatan Zarif, ses kaydındaki sözlerinin ana fikrinin ‘askeri alan ile diplomatik alan arasında akıllı bir uyum ihtiyacı’ olduğunu belirtti.

Ülke politikalarının gerçekleştirilmesinde askerler ile diplomatların sahada ve diplomatik alanlarda birbirlerini tamamlayan iki unsur olduğuna işaret eden Dışişleri Bakanı, ‘İran’da iktidarın bu iki kanadı arasındaki ilişkide akıllıca bir ayarlama ihtiyacı olduğunu’ dile getirdi. ‘Yasal yapılar aracılığıyla ve yüksek liderin büyük yetkisi altında öncelikleri belirleme ihtiyacını’ da sözlerine ekledi.

Uzmanların doğru bildiği konularda kendi görüşlerini çekinmeden dile getirmeleri gerektiğini, şahsi konfor ve menfaatleri uğruna kendilerine otosansür uygulamalarının ihanet anlamına geleceğini kaydeden Zarif, “Ülkenin çıkarlarını ve İran’ın sabırlı ve yiğit halkını korumak, son ana kadar arkasında duracağım bir yemindir. Ancak uzman görüşü verirken teskin çabası ve otosansürü ihanet olarak görürüm” dedi. “40 yıl boyunca (siyasi) tahlillerimde müçtehit ve (müesses nizamın aldığı kararları) icra konusunda mukallit olmaya çalıştım” diye ekledi.

Bugünden