Selahattin Demirtaş’tan Erdoğan’a soru: Öcalan’ın ne dediğini nereden biliyorsun?

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Yeni Yaşam Gazetesi’ne konuştu. Demirtaş, Erdoğan’ın sözlerini ise “basit bir seçim hesabı” sözleriyle yorumladı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta söylediği, “Edirne’deki, en büyük hesabı İmralı’dakine verecek” sözleri, kamuoyunda tartışmalara yol açtı.

“ALGI YARATMA GİRİŞİMİ”

Erdoğan’ın hedef aldığı Selahattin Demirtaş, röportajında şu yorumu yaptı:

“Doğrusu, bir cumhurbaşkanının bu şekilde bir beyanda bulunması son derece tuhaf. Ama söz konusu kişi Erdoğan olunca yadırgamıyorum artık. Altında yatan amaç ve niyeti tam olarak bilme şansım yok. Ancak kesinlikle bir art niyet, kötü niyet olduğunu söyleyebilirim. Çünkü yaptığı şey bir algı yaratma girişimidir.”

“Ben demokratik siyasi alanda uzun süre görev almış bir siyasetçiyim, başka da bir rolüm, bir misyonum yoktur.” diyen Demirtaş; “Dolayısıyla bu türden saçma söylemlerin bizim siyaset dünyamızda hiçbir karşılığı yoktur. Kimse de bu tür sözlere itibar etmemeli, bu tür sözleri ciddiye almamalıdır.” ifadelerini kullandı.

“AHLAKİ BİR TUTUM DEĞİL”

Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Erdoğan’ın bu sözleriyle ilgili asıl sorulması gereken şey şudur: Yıllardır tecritte tuttuğunuz Öcalan’ın ne dediğini nereden biliyorsunuz? O halde tecridi kaldırın, Öcalan avukatları ve ailesiyle düzenli olarak görüşsün, ne söyleyeceğini hep birlikte öğrenelim. Hem ağır bir tecrit uygulamak hem de Öcalan adına Cumhurbaşkanı sıfatıyla konuşmak ahlaki bir tutum değildir.”

“UCUZ BİR KARŞILAŞTIRMA”

Demirtaş röportajında ayrıca şu vurguları yaptı:

“Bence İmralı’da görüşme olmalıdır. Çünkü Öcalan devreye girmeden çözülemeyecek konu başlıkları var. Bununla birlikte, daha önce hem benim hem HDP’nin belirttiğimiz gibi her halükarda çözümün nihai adresi TBMM’dir ve HDP de parlamentodaki muhataptır. Zaten Öcalan da önceki süreçte bunu çok kez belirtmişti. Erdoğan’ın İmralı’da bir görüşme niyeti varsa bile bunu daha ilk anda ucuz bir karşıtlaştırma söylemi üzerine inşa etmesi çok yanlış ve tehlikelidir. Burada ortaya çıkan niyetin akan kanı durdurmak değil, basit bir seçim hesabı olduğu gibi bir düşünce, herkesin kafasında haklı olarak yer alır.”