Selahattin Demirtaş: Kürtlerden ve HDP’den intikam alınıyor

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 4 Kasım 2016’da tutuklanmalarının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “tek adam rejimine dair bir planı” olduğunu belirterek, “Biz tutuklandığımızda AKP’nin oyu yüzde 49, HDP’nin oyu yüzde 11’di. Şimdi AKP üçe bölündü, oyu yüzde 28’e indi. HDP daha da güçlendi, oyu da yüzde 13’e çıktı. Kim kazandı, kim kaybetti?” diye sordu. “IŞİD yenilince AKP de yenildi” diyen Demirtaş, AKP hükümetinin Kürtlerden ve HDP’den intikam aldığını savundu. Demirtaş, 6-8 Ekim Kobani olaylarına dair görüştüğü dönemin Başbakanı Davutoğlu’nun, “Kürtlerin yanındayız” dediğini aktardı.

2 MART DEP’TEN 4 KASIM HDP’YE

7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinin ardından başlayan siyasi krizlerin ardından 20 Mayıs 2016’da Meclis Genel Kurulu’nda milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırıldı ve 4 Kasım 2016’da Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) milletvekillerine operasyon düzenlendi. Aralarında dönemin HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da olduğu partinin milletvekilleri tutuklandı. Bu süreç, 2 Mart 1994 DEP’li vekillerin tutuklanması ve 14 Nisan 2009’da “KCK Ana Davası” ardından yeni bir “siyasi darbe” olarak nitelendirildi.

Demirtaş ise 4 Kasım’da tutuklanmasının 4’üncü yılında tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden değerlendirmelerde bulundu. Demirtaş, HDP’ye yönelik “Kobani soruşturması”nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) başvurusuna dair verdiği karar sonrası yeniden tutuklama kararı verilmesine gerekçe gösterilmesine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“HDP’LİLERİ TUTUKLAMAK YASA DIŞI”

“Bizlere, HDP’lilere yönelik operasyonların tek birinin bile hukuki dayanağı yoktur. Altı yıl sonra gerçekleşen ve HDP’nin eski MYK’si ile birlikte başka siyasetçi arkadaşlarımızı da kapsayan siyasi tutuklamalar tamamen kumpastır, yasa dışıdır ve siyasi amaçlıdır. Hedef, HDP’yi tasfiye ederek AKP-MHP iktidarını kalıcı hale getirmektir. HDP’yi kriminalize edip, meşruiyetini tartışma haline getirerek, olası ittifakların dışında tutmaya çalışıyorlar.”

Mezopotamya Ajansı’nın (MA) sorularını yanıtlayan Demirtaş, AKP ve IŞİD üzerinden de bir değerlendirmede bulunarak, şunları söyledi:

“IŞİD YENİLİNCE AKP DE YENİLDİ

“Suriye ve Irak başta olmak üzere, vekalet savaşlarının önemli ölçüde gerilemesiyle birlikte radikal unsurlara yatırım yapan AKP ve benzeri güçler, Ortadoğu’da stratejik bir yenilgiye uğramışlardır. Yani DAİŞ yenilince AKP de yenilmiştir. Bu tespiti sadece ben yapmıyorum, bütün ciddi siyasi analistler bu konuda hem fikir.”

“HDP’DEN VE KÜRTLERDEN İNTİKAM ALIYORLAR”

“AKP’nin Kobani konusundaki bir türlü dinmeyen öfkesinin asıl nedeni budur ve o günden beri de Kobani bahanesiyle HDP’den ve Kürtlerden intikam almaya çalışıyorlar. Dolayısıyla Kobani tutuklamalarının hiçbir hukuki ya da yasal dayanağı yoktur. Kobani sürecinde bizim işlediğimiz tek bir suç bile yoktur. Aksine, bize karşı işlenmiş binlerce ciddi suç var.”

Kobani olayları dönemine ilişkin, “Davutoğlu ile yaptığım 12 dakikalık telefon görüşmesinde, gelişmeleri ve bizim tavrımızı kendisine aktardım. Ne dediğini, arzu ederse ve hatırlıyorsa kendisi açıklar” sözleri hatırlatılan Demirtaş, şöyle devam etti:

“DAVUTOĞLU, IŞİD’E KARŞI KÜRTLERİN YANINDA OLACAĞINI SÖYLEDİ”

“Ben Sayın Davutoğlu ile telefonda neler konuştuğumu defalarca açıkladım zaten. Sayın Davutoğlu, 1 Ekim’de (2014) Başbakanlıkta yaptığımız görüşmede, Kobani’ye insani yardım için koridor açılacağını, Türkiye’nin DAİŞ’e karşı tüm gücüyle Kürtlerin yanında olacağını, ancak Türkiye’nin de Suriye Kürtlerinden beklentileri olduğunu ifade etmişti. Biz bu yaklaşımı genel olarak olumlu görmüştük.

İşte 6 Ekim akşamı, Sayın Davutoğlu’na telefonda, beş gün önce verdiği sözleri hatırlatıp, Kobani’de durumun kritik bir noktaya geldiğini, ertesi güne kadar Kobani düşerse artık Türkiye’nin yardımının da bir anlam ifade etmeyebileceğini, ne yapılacaksa o akşam yapılmasının elzem olduğunu belirttim. Kendisi de özetle, durumu ciddiyetle ele alıp değerlendireceğini belirtti.”

“TÜRKİYE TARİHİ FIRSATI KAÇIRDI”

“Biz ABD’nin veya Rusya’nın değil, Türkiye’nin Suriye Kürtlerine yardım etmesini anlamlı buluyorduk. Tarihi bir fırsat kaçırıldı” diyen Demirtaş, “Eğer bu başarılmış olsaydı bugün çok farklı bir Ortadoğu ve çok daha güçlü bir Türkiye gerçeği olacaktı. Maalesef bu konuda Hükümet 100 yıllık anti Kürt politikasının değiştiremedi. Bugün görüyoruz ki, ABD ve Rusya çok daha güçlü bir şekilde gelip bölgeye yerleştiler. Kobani sürecini okuyamamanın hükümet açısından doğurduğu sonuçları görüyor ve yaşıyoruz şu anda” diye konuştu.

TUTUKLANMAMIZ TEK ADAM PLANININ AŞAMASIYDI”

Türkiye’nin bugün geldiği koşulları da değerlendiren Demirtaş, “Öngörülerimizde haklı çıktık. Tutuklandığımız gün dolar kuru 3,14 TL iken bugünkü dolar kuru 8,40. Aradaki farkın nedeni, bizim hapiste olmamızdır. Ayrıca bizim hapiste olmamız, Erdoğan’ın otoriter tek adam rejimini kurumsal hale getirmesini de kolaylaştırdı. Kronolojik açıdan bakıldığında, bu nokta daha iyi anlaşılacaktır. 4 Kasım 2016’da yapılan operasyon, Erdoğan’ın planının bir aşamasıydı. Nitekim bizler tutuklandıktan birkaç ay sonra bir referandum yapıldı ve Erdoğan o referandumu şaibeli bir şekilde kazanarak tek adam rejimini anayasal güvenceye kavuşturdu” diye konuştu.

TUTUKLANDIĞIMIZDA AKP’NİN OYU YÜZDE 49’DU, ŞİMDİ YÜZDE 28

“Biz tutuklandığımızda AKP’nin oyu yüzde 49, HDP’nin oyu yüzde 11’di. Şimdi AKP üçe bölündü, oyu yüzde 28’e indi. HDP daha da güçlendi, oyu da yüzde 13’e çıktı. Kim kazandı, kim kaybetti?” diye soran Demirtaş, son olarak şunları söyledi:

“Herkesin bu hesabı iyi yapması lazım. Bizi içerde tutarak iktidarını sürdürmek isteyen AKP’nin çıkardığı faturayı kendi cebinden ödeyen milyonların, yoksulların, emekçilerin bu soruyu kendilerine sorması ve en akıllıca şeyi yaparak, bir an önce AKP’yi terk etmesi gerekir” dedi.