SDK Eş Başkanı İlham Ahmed: Suriye’de siyasi çözüm umudu azaldı

Suriye Demokratik Konseyi Eş Başkanı İlham Ahmed, ‘Cenevre’de Suriye krizinin çözümüne ilişkin yapılan uluslararası tartışmalar yoluyla siyasi bir çözüme ulaşma umudu ve Anayasa Komitesi’ konularının tıkanmış durumda olduğunu söyledi.

Ahmed bunun sebebinin ise çözüm için gerekli iradenin olmaması, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin dışlanması ve Suriye konusunda bazı ülkelerin çıkarlarının çatışması gibi üç ana faktöre bağlı olduğunu dile getirdi.

İlham Ahmed, dün Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke şehrinde düzenlenen diyalog seminerinde yaptığı konuşmada, muhalefet müzakere organının yapısına ve üyelerinin Anayasa Komitesi’ndeki dağılımına dikkat çekerek, bunun gerçek temsiliyetten yoksun olduğunu ve herhangi bir çözüme yol açmayacağını söyledi.

Ahmed, Suriye krizini sona erdirecek gerçek sonuçlar elde etmek için komisyona hiç biri dışlanmadan tüm siyasi tarafların katılımının gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı;

“Komitenin oluşumu, yerel ve uluslararası tarafların katılımına ilişkin tartışmalar nedeniyle tam bir yıl sürdü ve Suriye halkının çıkarları dikkate alınmadı. Krizde gerçek bir atılım yapmak ve doğru yola girebilmek için bu oluşum değiştirilmelidir.”

Siyasetçi veya aşiretlerden yaklaşık 100 kişinin katıldığı söz konusu seminerde, mevcut Anayasa Komitesi’nin yapısının değiştirilmesi, tüm taraflar ve siyasi partilerin buna dahil edilmesi ile Suriye halkının isteklerine hizmet etmeyen uluslararası gündem ve bölgesel çıkarlardan uzaklaşılması çağrısında bulunuldu.

İlham Ahmed, Suriye Demokratik Konseyi’nin 2018 ortaları ve geçen yılın sonunda rejim ile yaptığı görüşmelerin, rejimin iç diyalog konusu ve Özerk Yönetim ile ona bağlı askeri güçler konusundaki tutumları nedeniyle gerçek siyasi müzakere düzeyine çıkmadığının altını çizdi.

Rusya gibi uluslararası garantör bir taraf ile ihtisas komiteleri kurma aşamasına geldiklerini ancak rejimin buna cevap vermediğini belirten Ahmed, “Suriye rejim başkanının kriz, iç diyalog, Özerk Yönetim’in olumsuz tutumları ve Kürt halkının göçmen olduğu ve onları barındırmaktan onur duyduklarına ilişkin dışlayıcı açıklamalarını duyunca şaşırdık” dedi.

Suriye hükümeti ile diyalog kapısını açık tuttuklarını vurgulayan Ahmed, Suriye çözümünün içeride ve Suriye’nin elinde olması konusuna bağlı olduklarını da sözlerine ekledi.

Suriye Demokratik Konseyi Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Hikmet Habib ise katıldıkları diyalog semineri ve toplantıların amacının, ülkenin kuzeydoğu bölgeleri düzeyinde, Cezire ve Fırat bölgelerinin tüm bileşenleri ve insanlarını içeren kapsamlı bir ulusal konferansa ulaşmak ve bölgedeki tüm insanları karar alma sürecine dahil etmek olduğunu söyledi.

Cenevre yolu ve Suriye krizinin çözümüyle ilgili diğer uluslararası yolların, Özerk Yönetim, onun siyasi konseyi ve Suriye halkının tüm temsilcilerini dahil etmeden kapsamlı bir siyasi çözümü netleştirmeyi başaramadığını savunan Habib, “Konseyimizin, Suriye-Suriye diyaloğu ve hiç kimse dışlanmadan siyasi çözüme inanan Suriyeli tüm muhalif tarafları içeren ulusal bir demokratik platform oluşturma çabaları var” diye konuştu.

Habib, Türkiye’ye bağlı olmayan veya ulusal olmayan gündemlere hizmet etmeyen demokratik muhalif güçlerle yaptıkları çalışmalara ve Konsey’in ‘Suriye Demokratik Güçleri Konferansı’na ulaşana kadar tüm Suriyeli güçler ve oluşumların buluştuğu bir fikir birliği ve ortak bir zemin oluşturmak’ için Suriye ve yurtdışında düzenlediği toplantı ve çalıştaylara atıfta bulundu.

Habib ayrıca, “Yapılan tüm diyaloglar, kriz ve yıkıcı savaşları sona erdirmek, Suriye halkının vatandaşlık ve kolektif kimlik temelinde yeni bir devlet inşa etme özlemlerini gerçekleştirmek amacıyla ulusal bir mutabakata varacak” dedi.