Savunma Bakanı’nı görevden alan Trump, yenilgiyi kabul etmiyor

Biden’ın zaferinin tanınması ve yasal mücadeleler konusunda aile üyeleri arasında kutuplaşmaların olduğu söyleniyor

Joe Biden’ın 2020 seçimlerindeki zaferini inkar etmeyi sürdüren ABD Başkanı Donald Trump, Savunma Bakanı Mark Esper’i dün sürpriz bir kararla görevden aldı. Nitekim, Trump’ın atadığı Genel Hizmetler İdaresi (GSA) Direktörü Emily Murphy, geçiş sürecini finanse etmeyi reddetti.

Twitter hesabından açıklamada bulunan Trump, Bakan Esper’in görevden alındığını, yerine derhal Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Christopher Miller’ın atanacağını duyurdu.

ABD medyasının Savunma Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, Trump ile ilişkileri gittikçe gerginleşen Esper’in haftalar önce istifa mektubu hazırladığını bildirirken diğer çevreler ise Trump’ın bu aşamada böyle bir adım atması karşısında şaşırdı. Hatta bu adımın gelecekte ordunun kullanımını gerektirecek siyasi nitelikte hamlelere imkan sağlayıp sağlamayacağı tartışılıyor. Aynı zamanda, iktidarı seçimlerde kazanan Başkan Joe Biden’ın ekibine devretmenin zorluğu dolayısıyla veya Bakan Esper’e ‘sadakatsizliğinin’ bedelini ödetmek amacıyla bu adımın atılıp atılmadığı merak ediliyor.

Boş program

Resmi programında henüz açıklanmış bir etkinlik olmayan Trump, Kovid-19 karşıtı yeni bir aşının büyük başarısıyla ve bunun ABD ve dünyadaki hisse senedi endekslerine yansımasıyla ilgili haberlerden faydalanmaya çalıştı. Nitekim Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Hisse senedi piyasası büyük yükseldi, aşı ise yakında geliyor. Yüzde 90 oranında etkili olduğu kaydedildi. Ne harika bir haber!” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda, Cumhuriyetçilerden, Fox News ve diğer muhafazakar medya kuruluşlarından destekçilerinin seçim sonuçlarının ‘çalındığı’, ‘hile yapıldığı’ ya da ‘manipülasyona gidildiğine’ dair gönderilerini retweetlemeye devam etti. ABD Temsilciler Meclisi eski Başkanı Newt Gingrich, “Bu seçimlerin yolsuz ve çalıntı olduğuna inanıyorum” ifadelerinde bulundu.

Trump’ın bu konudaki eleştirilerine yanıt vermeyen Biden ise bu konuda geri adım atılmasını da beklemiyor. Oval Ofis’teki ilk günü için bir dizi yürütme kararı hazırladığını açıklayan Biden, Paris iklim Anlaşması’na geri dönüleceğini, Kovid-19 salgınıyla mücadele etmek ve ABD’nin dünyadaki imajını düzeltmek için güçlü bir şekilde hareket edileceğini vurguladı. Ancak Cumhuriyetçilerin takındığı sessiz tutum, Trump’ın yenilgi durumunda bile parti ve yetkilileri üzerinde sağlam bir hakimiyet kurduğunu gösteriyor.

Partizan değil istişari nitelikteki Başkanlık Geçiş Merkezi, Cumhuriyetçi yönetime operasyonları sandıkların birçok eyalette açılmaya devam etmesiyle zaferi pekişen Biden’a bağlı çalışanlara devretme çağrısında bulundu. Merkez tarafından gönderilen mektupta, “Trump yönetimini seçim sonrası geçiş sürecini derhal başlatmaya, Biden ekibini ise Başkanlık Geçiş Yasası kapsamında mevcut olan kaynaklardan tam istifade etmeye çağırıyoruz. Bu kampanya sıkıntılı geçti; ancak tarih, bu tür kampanyalardan haleflerine onurla yardım ederek çıkan örnek başkanlar ile dolu” ifadeleri kullanıldı.

Trump ve ekibi henüz bir tepki vermemiş olsa da, uzmanlar, geçiş sürecinin durdurulamayacağını, Biden’ın ABD’nin 46. başkanı olması yönündeki temel adımların risk altında olacağına dair henüz bir işaret olmadığını iddia ediyor. Aynı zamanda, Cumhuriyetçi yönetimin geçiş aşamasında işbirliği yapamamasının, bazı hükümet kurumlarının Kovid-19 salgınıyla mücadele, çevresel düzenlemeleri yeniden etkinleştirme, göçmenleri koruma ve uluslararası anlaşmalar gibi kilit alanlarda Biden’in direktiflerine göre hareket etme kabiliyetini yavaşlatabileceğini vurguluyor.

Washington Post’un haberine göre, Genel Hizmetler İdaresi (GSA) Direktörü Emily Murphy, Biden ekibinin resmi olarak çalışmaya başlamasına izin veren bir mektubu imzalamayı reddetti. Zirâ bu mektubun imzalanması, geçiş sürecinde kullanılacak milyonlarca dolar fonun önünün açılmasına, Biden ekibinin bu görevi yerine getirmek için gerekli olan ofis alanı ve ekipmanına anında erişim sağlanmasına imkan sağlıyor. Uzmanlar, Murphy’nin mektubu imzalamak için Trump’tan onay beklediğini öne sürüyor.

İç anlaşmazlıklar

Beyaz Saray’dan ve Trump’ın kampanyasından kıdemli çalışanlar, Trump’ın seçimi kaybettiğinin idrakine varmış durumda. CNN ve The New York Times’ın haberine göre, Özel Kalem Müdürü ve Beyaz Saray Genel Sekreteri Mark Meadows, Trump’tan geri adım atması talebinde bulundu. Trump’ın avukatı Rudy Giuliani ve damadı ve başdanışmanı Jared Kushner ise, onu seçim sonucuna meydan okumak için mitingler düzenlemeye çağırdı. CNN ve diğer sitelerin belirttiğine göre, Trump’ın yakın çevresinde bir anlaşmazlık yaşandığına dair işaretler var. Zirâ CNN, First Lady Melania Trump ve Kushner Trump’a seçimi kaybettiğini kabul etmesi önerisinde bulunmuştu. Donald Trump Jr. ve Eric Trump ise hilekarlık iddialarına dayanarak mücadeleye devam etmesi tavsiyesinde bulundu. Daha sonra ise, Kushner’in tutumunun farklı bir yöne çevrildiği, First Lady Melania Trump’ın ise eşinin tutumunu desteklediğini söylediği bildirildi.

Axios sitesinin haberine göre, seçim sonuçları karşısına kapsamlı yasal zorluklarla gelen Giuliani ve diğer avukatlar, ölülerin adına oy kullanıldığı iddialarında bulundu. Ancak Trump’ın yasal stratejisi henüz herhangi bir ivme kazanmadı. Nitekim bazı yargıçlar, bir kanıta dayanmayan veya yetersiz kanıtın sunulduğu iddiaları reddediyor. Trump’ın kampanyası, bu tür iddialara sağlam temeller oluşturmaya yardımcı olacak kanıtlar elde etmek için ‘seçmenlere yönelik sahtekarlık hattı’ kurdu. Ancak Cumhuriyetçi Parti temsilcilerinin açıklamalarına göre, sol görüşlü gençler bu hattı çağrı ve mail yağmuruna tuttu.

Cumhuriyetçi pek çok liderin Biden’ı tebrik etmeyi, hatta zaferini kabul etmeyi reddetmesi, Trump’ın parti üzerindeki artan etkisine işaret ediyor. Ancak Cumhuriyetçi eski Başkan George W. Bush’un Biden’ı araması Cumhuriyetçiler üzerindeki yükü artırdı. Nitekim Bush, seçimlerin ‘adil’, sonucun ise ‘açık’ olduğunu söyledi.

Trump’ın yenilgisine işaret eden Cumhuriyetçilerden biri de Senatör Roy Blunt’tu. Oyların çalındığı suçlamalarına şüphe ile yaklaşan Blunt, diğer yandan Biden’dan gelecek dönem başkanı olarak bahsetmeyi bıraktı.