11.4 C
İstanbul
Pazartesi, Nisan 19, 2021

Pervin Buldan: İktidarın görevi kınama mesajı yayınlamak değildir, faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlamaktır

Samsun’da İbrahim Zarap tarafından çocuğunun önünde şiddete maruz kalan kadının daha önce defalarca koruma için kolluk güçlerine başvurduğunu belirten HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “İktidarın görevi kınama mesajı yayınlamak değildir, bu cinayetleri önlemek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlamaktır” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Parlamento Kadın Grubu toplantısında konuştu. Toplantıya, Rosa Kadın Derneği üyeleri, Barış Anneleri ve Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun’un da aralarında olduğu kadınlar katıldı. Buldan’ın konuşması öncesi kadın mücadelesi ve direnişi ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihçesini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.
Kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Buldan, cezaevlerinde bulunan kadın siyasetçi ve eylemciler, Rojavalı kadınlar, Cumartesi ve Barış Anneleri ile tüm kadınları selamladı. Buldan, “Tüm engellemelere rağmen rengimizle, coşkumuzla, umudumuzla, direncimizle ‘İsyanımız özgürlüğümüz için’ diyerek alanları, meydanları bu 8 Mart’ta da kadının rengine boyadık” dedi.

Buldan’ın açıklamalarından başlıklar şöyle:

PANDEMİNİN YÜKÜ KADINLARA YÜKLENDİ: Tüm dünyada derin krizler ve eşitsizliklere yol açan pandemi sürecinden geçiliyor. Bu krizlerde en fazla etkilenen toplumsal kesim de kadınlar. Çünkü dünyanın her yerinde hâlâ en yoksul kesim ne yazık ki kadınlardır. En büyük işsiz grubu, en güvencesiz işlerde çalışanları, işlerini ilk kaybedenleri kadınlar oluşturmaktadır. Türkiye’de mevcut çoklu krizler pandemi sürecinde daha da derinleşmiştir. Esnek ve güvencesiz çalışma biçimi evden çalışma ile daha da yaygınlaştırılmıştır. Sokağa çıkma kısıtlamalarında hasta, engelli, çocuk, yaşlı bakımı ve ev işlerinin yükü kadınların sırtına yüklenmiştir. Kadınlar her zaman olduğundan çok daha fazla istihdam dışına ve güvencesiz alana itildi. Bu pandemi sürecinde de iktidar, kadınlara hiçbir destek sunmadığı gibi tam tersine krizi fırsata çevirdi. KOD 29 ile işten çıkarılanlar için kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işsizlik ödeneği verilmemesi bir yana, kadınlar ‘ahlaksızlıkla’ suçlanmakta, erkek şiddetine açık hale getirilmektedir.

HDP KADININ SESİ OLANDIR: Tekçi erkek bir iktidardan ne toplum için, ne kadınlar için; eşit, adil, refah bir düzen çıkmaz. Onların siyaseti daha çok şiddet, daha çok kaos, daha çok eşitsizlik daha çok talan ve soygun düzeni üretir. Kendileri sultanlık sürdürürken haraca dönüşmüş vergilerle, soyguncu düzenleriyle, işsizlikle halkın boğazına girecek lokma bırakmadılar. Erkek iktidarlarını sürdürmek için kadınları daha fazla yoksulluğa sürüklediler. Oysa dünya kadın emeği üzerine kuruludur. Yaşam kadınla vardır, kadınla büyümektedir ve kadınla gelişmektedir. Bizler dünyayı ayakta tutan bu devasa emeğin görünür olması için yürüttüğümüz mücadelemizde kadınların, ev içinde ve dışında döktüğü her damla alın terinin hakkını soruyoruz, sormaya da devam edeceğiz. İşte HDP korkusuzca, tereddüt etmeden sadece ve sadece halkın yanında saf tutandır. Kadının sesi olandır. Bütün ilkelerimiz, emeğimiz ve örgütlülüğümüzle bu ülkede halkın, emekçinin, kadının iktidarını kurmak için varız biz.
 
KADINLAR İÇİN ADALET: Ekonomide soyguncu, rantçı saltanata son vereceğiz. Eşit, adil bir bölüşümü, işi, aşı bir avuç yandaş zengin için değil; halk için ve bütün kadınlar için sağlayacağız. Kadın emeğine, kadın üretimine bu halkın rızkına kota koyulmasına asla ve asla izin vermeyeceğiz. Topraklarımızdan birkaç şirket değil, bizler, bu torakların binlerce yıllık sahipleri doyacak, kadınlar kazanacak. Vergide adaleti, gelirde adaleti, işgücünde adaleti, bütçede adaleti sağlayacağız. İşsizlik ve yoksulluğu yaratanlara karşın bizler yoksullukla mücadele edeceğiz. Güvencesiz istihdama karşı güvenceli istihdam, işyerlerinde ve evlerde yaşanan ayrımcılığa, adaletsizliğe karşı eşit işe eşdeğer ücret ve eşit iş bölümü diyerek yaşamın her alanında ‘yoksulluğa mahkum edilen kadınlar için adalet demeye devam edeceğiz.
 
CİNAYETLERİN SORUMLUSU İKTİDAR: Pandemi ile beraber kadına yönelik erkek şiddeti kat be kat artmıştır. Her gün en az bir kadın erkekler tarafından katledilmektedir. 8 Mart haftasında yaşanan kadın katliamları ürkütücü boyutlardadır. 92 yaşındaki Hanım Pınarlı tecavüze uğradı ve katledildi. Türkiye açısından korkunç bir tablodur. Bu korkunç tablonun sorumlusu siyasi iktidardır. Neden mi? Nedeni Samsun’daki diğer korkunç vakada aranmalıdır. Defalarca kolluğa başvurduğu halde kolluk hiçbir şey yapmamış ve bir kadın, bir anne, çocuğunun gözleri önünde sokak ortasında şiddete maruz bırakılmıştır. İktidarın görevi kınama mesajı yayınlamak değildir, bu cinayetleri önlemek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlamaktır. Cezasızlık, yaşanan bu katliamları cesaretlendiren, teşvik eden bir politikadır.

Samsun’da İbrahim Zarap tarafından çocuğunun önünde şiddete maruz kalan kadının daha önce defalarca koruma için kolluk güçlerine başvurduğunu belirten HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “İktidarın görevi kınama mesajı yayınlamak değildir, bu cinayetleri önlemek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlamaktır” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Parlamento Kadın Grubu toplantısında konuştu. Toplantıya, Rosa Kadın Derneği üyeleri, Barış Anneleri ve Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun’un da aralarında olduğu kadınlar katıldı. Buldan’ın konuşması öncesi kadın mücadelesi ve direnişi ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihçesini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.
Kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Buldan, cezaevlerinde bulunan kadın siyasetçi ve eylemciler, Rojavalı kadınlar, Cumartesi ve Barış Anneleri ile tüm kadınları selamladı. Buldan, “Tüm engellemelere rağmen rengimizle, coşkumuzla, umudumuzla, direncimizle ‘İsyanımız özgürlüğümüz için’ diyerek alanları, meydanları bu 8 Mart’ta da kadının rengine boyadık” dedi.

Buldan’ın açıklamalarından başlıklar şöyle:

PANDEMİNİN YÜKÜ KADINLARA YÜKLENDİ: Tüm dünyada derin krizler ve eşitsizliklere yol açan pandemi sürecinden geçiliyor. Bu krizlerde en fazla etkilenen toplumsal kesim de kadınlar. Çünkü dünyanın her yerinde hâlâ en yoksul kesim ne yazık ki kadınlardır. En büyük işsiz grubu, en güvencesiz işlerde çalışanları, işlerini ilk kaybedenleri kadınlar oluşturmaktadır. Türkiye’de mevcut çoklu krizler pandemi sürecinde daha da derinleşmiştir. Esnek ve güvencesiz çalışma biçimi evden çalışma ile daha da yaygınlaştırılmıştır. Sokağa çıkma kısıtlamalarında hasta, engelli, çocuk, yaşlı bakımı ve ev işlerinin yükü kadınların sırtına yüklenmiştir. Kadınlar her zaman olduğundan çok daha fazla istihdam dışına ve güvencesiz alana itildi. Bu pandemi sürecinde de iktidar, kadınlara hiçbir destek sunmadığı gibi tam tersine krizi fırsata çevirdi. KOD 29 ile işten çıkarılanlar için kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işsizlik ödeneği verilmemesi bir yana, kadınlar ‘ahlaksızlıkla’ suçlanmakta, erkek şiddetine açık hale getirilmektedir.

HDP KADININ SESİ OLANDIR: Tekçi erkek bir iktidardan ne toplum için, ne kadınlar için; eşit, adil, refah bir düzen çıkmaz. Onların siyaseti daha çok şiddet, daha çok kaos, daha çok eşitsizlik daha çok talan ve soygun düzeni üretir. Kendileri sultanlık sürdürürken haraca dönüşmüş vergilerle, soyguncu düzenleriyle, işsizlikle halkın boğazına girecek lokma bırakmadılar. Erkek iktidarlarını sürdürmek için kadınları daha fazla yoksulluğa sürüklediler. Oysa dünya kadın emeği üzerine kuruludur. Yaşam kadınla vardır, kadınla büyümektedir ve kadınla gelişmektedir. Bizler dünyayı ayakta tutan bu devasa emeğin görünür olması için yürüttüğümüz mücadelemizde kadınların, ev içinde ve dışında döktüğü her damla alın terinin hakkını soruyoruz, sormaya da devam edeceğiz. İşte HDP korkusuzca, tereddüt etmeden sadece ve sadece halkın yanında saf tutandır. Kadının sesi olandır. Bütün ilkelerimiz, emeğimiz ve örgütlülüğümüzle bu ülkede halkın, emekçinin, kadının iktidarını kurmak için varız biz.
 
KADINLAR İÇİN ADALET: Ekonomide soyguncu, rantçı saltanata son vereceğiz. Eşit, adil bir bölüşümü, işi, aşı bir avuç yandaş zengin için değil; halk için ve bütün kadınlar için sağlayacağız. Kadın emeğine, kadın üretimine bu halkın rızkına kota koyulmasına asla ve asla izin vermeyeceğiz. Topraklarımızdan birkaç şirket değil, bizler, bu torakların binlerce yıllık sahipleri doyacak, kadınlar kazanacak. Vergide adaleti, gelirde adaleti, işgücünde adaleti, bütçede adaleti sağlayacağız. İşsizlik ve yoksulluğu yaratanlara karşın bizler yoksullukla mücadele edeceğiz. Güvencesiz istihdama karşı güvenceli istihdam, işyerlerinde ve evlerde yaşanan ayrımcılığa, adaletsizliğe karşı eşit işe eşdeğer ücret ve eşit iş bölümü diyerek yaşamın her alanında ‘yoksulluğa mahkum edilen kadınlar için adalet demeye devam edeceğiz.
 
CİNAYETLERİN SORUMLUSU İKTİDAR: Pandemi ile beraber kadına yönelik erkek şiddeti kat be kat artmıştır. Her gün en az bir kadın erkekler tarafından katledilmektedir. 8 Mart haftasında yaşanan kadın katliamları ürkütücü boyutlardadır. 92 yaşındaki Hanım Pınarlı tecavüze uğradı ve katledildi. Türkiye açısından korkunç bir tablodur. Bu korkunç tablonun sorumlusu siyasi iktidardır. Neden mi? Nedeni Samsun’daki diğer korkunç vakada aranmalıdır. Defalarca kolluğa başvurduğu halde kolluk hiçbir şey yapmamış ve bir kadın, bir anne, çocuğunun gözleri önünde sokak ortasında şiddete maruz bırakılmıştır. İktidarın görevi kınama mesajı yayınlamak değildir, bu cinayetleri önlemek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlamaktır. Cezasızlık, yaşanan bu katliamları cesaretlendiren, teşvik eden bir politikadır.

Bugünden