Pervin Buldan: Erdoğan’dan artık kimsenin korkmaması gerekiyor, çünkü Erdoğan bitti!

HDP’nin 23 Şubat Pazar günü Ankara’da yapılacak olan 4. Olağan Kongresi’nde eş genel başkanlar Pervin Buldan ve Sezai Temelli yeniden aday. 

Pervin Buldan, kongre öncesi son gelişmeleri ve kongre sonrası HDP’nin siyasetini anlatırken mevcut siyasi iklimde bazı kişilerin cesaretle adım atması gerektiğini söylüyor.

T24’ten Şirin Payzın’ın sorularını yanıtlayan Buldan, Abdullah Gül’e mesaj göndererek, “Gül’ün de cesaretten yoksun olduğunu düşünüyorum. Korkmamalılar. Sorunlara dair çözüm önerilerini cesaretle söylemeliler. Erdoğan’dan artık kimsenin korkmaması gerekiyor. Çünkü Erdoğan bitti” görüşünü dile getiriyor.

Gelecek Partisi’ni kuran Ahmet Davutoğlu için de mesaj veren Buldan, “Sayın Davutoğlu hâlâ AKP’den kopmuş değil. Cesaret kazanmış değil. Sayın Davutoğlu 7 Haziran seçimlerinden sonra yaşanan ve 1 Kasım seçimlerinde tırmanan olaylarla ilgili konuşmalı. Kimin hangi olaylardan sorumlu olduğunu açıklamalı. Davutoğlu geleceğin Türkiye’sinde hükümet olma iddiası taşıyorsa geçmişle yüzleşmesi önemlidir. Konuşursa Türkiye siyasetinde yeni dengeler ortaya çıkar. Sayın Davutoğlu’na çağrı yapmak isterim. Mutlaka konuşmalı” diyor.

Yeni darbe söylentilerine de değinen Buldan, şunları kaydediyor:

“15 Temmuz sonrası siyasi ve sosyal darbe devam ediyor. Bunda CHP’nin de suçu var. Bir askeri darbeye Türkiye halkları izin vermez. Hepimiz çıkarız sokaklara. Seçimle gelen seçimle gider .Kendimiz için söylediğimiz,  AKP için de geçerlidir.Seçimle gelen bir hükümeti, askeri ya da dışarıdan başka türlü bir müdahale ile kimse deviremez. Biz gerekirse kendi canımızı bile ortaya koyarız; bu ayrı bir şey. Ancak 15 Temmuz’dan sonra yaşanan sosyal darbe yani KHK ile atılanlar, kültürel darbe yani Hasankeyf, siyasi darbe yani seçilmiş siyasetçilerin mahkum edilmesi gibi diğer darbeler devam ediyor ve bunda HDP dışında tüm partilerin suçu var.”

Buldan, Gezi davasında verilen beraaat kararlarını değerlendirirken Osman Kavala hakkında 15 Temmuz dosyasından yeniden tutuklamaya vurgu yaparak şunları söylüyor:

“Gezi tüm Türkiye halklarına umut vermişti. Osman Kavala ne kadar suçluysa tüm Türkiye halkları o kadar suçlu. Devlet içinde Türkiye’nin geleceğine dair kararlar veren bir mekanizma var. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Osman Kavala’ya yapılan hukuken, siyasi, ahlaki ve vicdanen kabul edilemez. Bu karar Türkiye’nin tarihine geçecek çok çirkin bir karar. 15 Temmuz darbesinin siyasi ayağını ortaya çıkarıp yargılamadınız. Kendinizi aklayıp suçu Osman Kavala’ya atamazsınız.”

Öte yandan uygulanmayan AİHM kararları konusunda AB’ye de eleştiri getiren Buldan, “AP, AB, BM’nin AİHM kararlarının uygulanmamasına sessiz kalması Kürtlere, ezilen kesimlere, muhaliflere yaptıkları vicdansızlıktır. Türkiye’nin kendisine çeki düzen verebilmesi, demokratikleşme adımı atabilmesi için AB’den gelecek yaptırımlara ihtiyaç var. AB sessiz kaldığı sürece Türkiye, yargı ve demokratikleşme konusunda adım atmayacaktır” ifadesini kullanıyor.

Buldan’a göre erken seçime ihtiyaç var…

“2020’nin sonu en geç 2021 başı erken seçim olabilir diye tahmin ediyorum” diyen Buldan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ya ise şu mesajı gönderiyor:

“Yeni ittifakların olması gerektiğini savunan bir partiyiz. Şeffaf olmalı, açık olmalı, birlikte görüntü vermeli ve hiçbir şeyden korkmamalı. CHP’nin çekingenliğinden çıkması gerek. Cesarete ihtiyaç var bence. Biz kadınlar olarak tiyatro oyununda birlikte bu görüntüyü verdik, bu cesareti gösterdik. Bu cesareti herkesin göstermesi gerek. Bir daha ki seçimlerde daha açık daha şeffaf birlikteliklere ihtiyaç olacağını düşünüyorum.”

“Selahattin Demirtaş’la asla görüş ve fikir ayrılığımız yok” diyen Buldan, HDP kongeresi sonrası yeni döneme ilişkin ise şunları kaydediyor:

“Demokrasi talebimiz tüm Türkiye için…Özeleştiri yapıyorum; biz Kürtlerin yaşadığı sorunları Türkiye halklarına çok iyi anlatamadık. Egelinin, Karadenizlinin sorununu da Kürtlerin sorunu haline getiremedik.Türklerle Kürtleri aynı noktada buluşturamadık. Bu konuda eksik kaldık. Bu önümüzdeki yeni dönemde gerçek demokrasi için Türklerle Kürtlerin taleplerini, acılarının, sevinçlerini, hislerini duygularını ortak noktada buluşturabilmek için daha çok çalışacağız. Yeni dönemde dokunamadığımız kesimlere; Romanlara, Çerkeslere, Gürcülere ulaşmaya çalışacağız çünkü bizlerden beklentileri olduğunu düşünüyorum.”