Obama’nın kitabında Oratdoğu ve Kürtler

ABD eski Başkanı Barack Obama, rekor satan kitabında, Türkiye’nin “Kürt ayrılıkçılarla mücadelede” Amerika’dan beklentileri olduğunu, buna karşı kendilerinin de “terörle mücadele ve Irak’ı istikrara kavuşturmak için” Türkiye’nin işbirliğine ihtiyaç duyduklarını yazdı.

Eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Barack Obama’nın “A Promised Land” (Vaat Edilmiş Bir Toprak) isimli kitabı şimdiden modern tarihin en çok satan başkanlık anısı kitabı oldu.  

Hayatının sadece 4 senesini anlattığı 750 sayfalık kitabında Obama, Irak ve Türkiye’den bahsederken sözü Kürtlere de değiniyor.

Nisan 2009’da Irak’a yaptığı ziyaretti anlatan Obama, dönemin Başbakanı Nuri Maliki’ye yönetimde reformun yanı sıra Kürt ve Sünni Araplara yaklaşım konusunda bazı öneriler sunduğunu belirtiyor.  

Obama, Maliki’nin bu görüşlere saygı ile yaklaştığını ancak bazı konularda ısrarcı olduğunu belirtti.

Maliki’nin Şiilerin Irak’ta çoğunluğu oluşturduğunu, Kürt ve Sünnileri ise uygunsuz talepleri nedeniyle “ülkenin gelişmesi önünde engel” gibi gördüğünü yazan Oabama, Maliki ile diyaloğunu da şöyle yorumluyor:

“Maliki bana sadece seçimin demokrasinin dinamosu olmadığını hatırlattı. Irak’ta sivil kurumlar güçlenmedikçe ve buna tenezül etmek ülkenin yöneticileri için bir gelenek haline gelmedikçe sorunlar bitmeyecek.”

Kitabında ABD ile Türkiye ilişkilerine değinen Obama, bu arada “Kürt ayrılıkçılar” dediği güçler hakkında  da şu değerlednirmede bulunuyor:

“Türkiye’nin, AB üyeliğine desteğin yanı sıra Saddam Hüseyin’in düşüşüyle cesaretlenen Kürt ayrılıkçılarla mücadelede askeri ve istihbarat yardımı için Amerika’dan beklentisi vardı. Bu arada, bizim de terörle mücadele ve Irak’ı istikrara kavuşturmak için Türkiye’nin işbirliğine ihtiyacımız vardı.”

Obama, kitabında çok sayıda ülkenin liderinden söz ederken, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan da bahsediyor.

Eski ABD Başkanı, Erdoğan için “Şahsen, Erdoğan’ı cana yakın ve ricalarıma yanıt veren biri olarak buluyorum. Ancak ne zaman onu dinlesem, uzun boylu cüssesi biraz kaburlaşır, keskin sesi alınmalara ya da yakınmalara karşı yükselirdi. Demokrasi ve hukukun üstünlüğüne bağlılığı, sadece kendi iktidarını koruduğu sürece var olacak gibi güçlü bir izlenime sahiptim” ifadelerini kullanıyor.