5 C
İstanbul
Pazar, Mart 7, 2021

Mustafa Yeneroğlu’dan siyasilere çağrı: Şiddetin karşısında birlikte duralım

DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, son dönemde siyasetçilere ve gazetecilere yönelik artan saldırılara karşı başta MHP Lideri Bahçeli olmak üzere siyasilere çağrıda bulundu, “Ortak bir paydada buluşmamız belki mümkün olmasa da, en azından şiddetin karşısında hep birlikte duralım” dedi.

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, son dönemde siyasetçilere ve gazetecilere yönelik artan siyasal şiddete karşı başta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere tüm siyasilere çağrıda bulunarak, “Şiddetin karşısında hep birlikte duralım” diye konuştu.

‘İKTİDARIN GÖREVİ DİNK’İN KATİLLERİNİ BULMAKKEN ÖTEKİLEŞTİRME SEVDASINDAN VAZGEÇMİYOR’

Türkiye’de demokratikleşme sürecinin geçmişten günümüze ötekileştirmeler ve siyasal şiddetin etkisiyle kısır döngü içerisinde olduğuna vurgu yapan Yeneroğlu, “Bu ülkenin demokratikleşme ihtimali, bu nefret söylemlerinin ve linç kültürünün yarattığı kutuplaşmış siyasi iklim içerisinde hala boğulmaktadır. Son olarak Afşin Hatipoğlu, Selçuk Özdağ ve Orhan Uğuroğlu’na gerçekleştirilen saldırılar yetmezmiş gibi; dün de Sayın Devlet Bahçeli; Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu’nu ve Karar Gazetesi’nden 3 değerli gazeteci arkadaşımız Elif Çakır, Yıldıray Oğur ve Taha Akyol’u isim vererek alenen hedef göstermiştir. Bugün Hrant Dink’in katledilişinin yıldönümü. 14 yıldır Hrant Dink cinayeti aydınlatılamadı. İktidarın üzerine düşen, Dink’in katillerinin bulunması için gerekeni yapmak iken, bugün gördüğümüz tabloda bu nefret dilinden ve ötekileştirme sevdasından vazgeçilmediğini görüyoruz” ifadelerine yer verdi.

‘ŞİDDETİN, SİLAHLARIN VE SOPALARIN OLDUĞU YERDE SÖZ ANLAMINI YİTİRİR’

Yeneroğlu, “Bugün hukukun üstünlüğünün yok sayıldığı, kimsenin hukuki anlamda güvenliğinin kalmadığı, sadece gazetecilerin ve siyasetçilerin değil; artık Cumhuriyet savcılarının dahi tehdit edilebildiği bir ülke olduğumuz gerçeğiyle yaşıyoruz” diyerek şunları söyledi

“Mafyavari yöntemlerle kamu düzenini belirlemeye kalkmak, hukuk devletine açıkça meydan okumaktır! İktidar ve onun ortağı olarak görünen, devlet yönetiminde esas söz sahibi olan siyasi parti; kendilerini eleştiren tüm gazetecileri ve siyasetçileri kendilerine gayri meşru bir biçimde had bildirilmesi gereken engel olarak görmektedir. Oysa toplumların gelişmesinin yegane yolu ifade özgürlüğüdür. Siyasilerin kullandığı bu nefret dili, herkesi terörist ilan eden bu zehirli ifadeler sadece bu güzel ülkeyi bir fikir çölüne çevirmekle kalmaz. Bu hoşgörüsüzlük bir süre sonra daha yaygın şiddete dönüşür. Şiddetin olduğu yerde; silahların, sopaların konuştuğu yerde ise söz anlamını yitirir. 17 Ocak’ta 8. ölüm yıldönümünde andığımız usta gazeteci Mehmet Ali Birand’ın o meşhur tanımıyla “Demokrasi dünyanın en narin çiçeğidir. Onu yaşatan hoşgörüdür, uzlaşıdır, diyalogtur.”

SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI: ŞİDDETE KARŞI DURALIM

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başta olmak üzere kamuoyunda karşılığı olan tüm siyasileri, ‘aklı selim’ olmaya çağıran Yeneroğlu, “Giderek hak ve özgürlüklerin geri plana atıldığı ülkemizde, küçük ortağı eleştirenler bir de sokak ortası terörizmle ve can güvenlikleri ile sınanmaktadır. Meclis’te temsilcileri bulunan bir siyasi partiye yakışan şiddete çağrı yapmak veya çağrıları sonucu oluşan şiddeti kutlamak değil, kendi söylemleri sonrasında gerçekleşen bu şiddeti kınamak, koşulsuz ve şartsız şiddetin karşısında durmaktır. Ortak bir paydada buluşmamız belki mümkün olmasa da, en azından şiddetin karşısında hep birlikte duralım ve vatandaşlarımızı hangi düşüncede olurlarsa olsunlar daha fazla bu korku iklimine hapsetmeyelim” dedi.

DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, son dönemde siyasetçilere ve gazetecilere yönelik artan saldırılara karşı başta MHP Lideri Bahçeli olmak üzere siyasilere çağrıda bulundu, “Ortak bir paydada buluşmamız belki mümkün olmasa da, en azından şiddetin karşısında hep birlikte duralım” dedi.

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, son dönemde siyasetçilere ve gazetecilere yönelik artan siyasal şiddete karşı başta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere tüm siyasilere çağrıda bulunarak, “Şiddetin karşısında hep birlikte duralım” diye konuştu.

‘İKTİDARIN GÖREVİ DİNK’İN KATİLLERİNİ BULMAKKEN ÖTEKİLEŞTİRME SEVDASINDAN VAZGEÇMİYOR’

Türkiye’de demokratikleşme sürecinin geçmişten günümüze ötekileştirmeler ve siyasal şiddetin etkisiyle kısır döngü içerisinde olduğuna vurgu yapan Yeneroğlu, “Bu ülkenin demokratikleşme ihtimali, bu nefret söylemlerinin ve linç kültürünün yarattığı kutuplaşmış siyasi iklim içerisinde hala boğulmaktadır. Son olarak Afşin Hatipoğlu, Selçuk Özdağ ve Orhan Uğuroğlu’na gerçekleştirilen saldırılar yetmezmiş gibi; dün de Sayın Devlet Bahçeli; Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu’nu ve Karar Gazetesi’nden 3 değerli gazeteci arkadaşımız Elif Çakır, Yıldıray Oğur ve Taha Akyol’u isim vererek alenen hedef göstermiştir. Bugün Hrant Dink’in katledilişinin yıldönümü. 14 yıldır Hrant Dink cinayeti aydınlatılamadı. İktidarın üzerine düşen, Dink’in katillerinin bulunması için gerekeni yapmak iken, bugün gördüğümüz tabloda bu nefret dilinden ve ötekileştirme sevdasından vazgeçilmediğini görüyoruz” ifadelerine yer verdi.

‘ŞİDDETİN, SİLAHLARIN VE SOPALARIN OLDUĞU YERDE SÖZ ANLAMINI YİTİRİR’

Yeneroğlu, “Bugün hukukun üstünlüğünün yok sayıldığı, kimsenin hukuki anlamda güvenliğinin kalmadığı, sadece gazetecilerin ve siyasetçilerin değil; artık Cumhuriyet savcılarının dahi tehdit edilebildiği bir ülke olduğumuz gerçeğiyle yaşıyoruz” diyerek şunları söyledi

“Mafyavari yöntemlerle kamu düzenini belirlemeye kalkmak, hukuk devletine açıkça meydan okumaktır! İktidar ve onun ortağı olarak görünen, devlet yönetiminde esas söz sahibi olan siyasi parti; kendilerini eleştiren tüm gazetecileri ve siyasetçileri kendilerine gayri meşru bir biçimde had bildirilmesi gereken engel olarak görmektedir. Oysa toplumların gelişmesinin yegane yolu ifade özgürlüğüdür. Siyasilerin kullandığı bu nefret dili, herkesi terörist ilan eden bu zehirli ifadeler sadece bu güzel ülkeyi bir fikir çölüne çevirmekle kalmaz. Bu hoşgörüsüzlük bir süre sonra daha yaygın şiddete dönüşür. Şiddetin olduğu yerde; silahların, sopaların konuştuğu yerde ise söz anlamını yitirir. 17 Ocak’ta 8. ölüm yıldönümünde andığımız usta gazeteci Mehmet Ali Birand’ın o meşhur tanımıyla “Demokrasi dünyanın en narin çiçeğidir. Onu yaşatan hoşgörüdür, uzlaşıdır, diyalogtur.”

SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI: ŞİDDETE KARŞI DURALIM

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başta olmak üzere kamuoyunda karşılığı olan tüm siyasileri, ‘aklı selim’ olmaya çağıran Yeneroğlu, “Giderek hak ve özgürlüklerin geri plana atıldığı ülkemizde, küçük ortağı eleştirenler bir de sokak ortası terörizmle ve can güvenlikleri ile sınanmaktadır. Meclis’te temsilcileri bulunan bir siyasi partiye yakışan şiddete çağrı yapmak veya çağrıları sonucu oluşan şiddeti kutlamak değil, kendi söylemleri sonrasında gerçekleşen bu şiddeti kınamak, koşulsuz ve şartsız şiddetin karşısında durmaktır. Ortak bir paydada buluşmamız belki mümkün olmasa da, en azından şiddetin karşısında hep birlikte duralım ve vatandaşlarımızı hangi düşüncede olurlarsa olsunlar daha fazla bu korku iklimine hapsetmeyelim” dedi.

Bugünden