24.9 C
İstanbul
Cuma, Mayıs 7, 2021

MHP’li Yalçın’dan Tuğrul Türkeş’e ‘azgın milliyetçilik’ yanıtı

AKP milletvekili ve Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş’in “Filizlenen bu azgın milliyetçiliğe karşıyım” sözlerine bir yanıt da MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’dan geldi.

Yalçın, Tuğrul Türkeş’in ‘azgın milliyetçilik’ ifadesini MHP’ye zarar vermek maksadıyla kullandığını belirterek Türkeş’in sözlerini “sırtını yaslayacak ve ihtiyaçlarını karşılayacak yeni bir siyasi melce (barınak) bulmanın işareti” olarak yorumladı.

AKP milletvekili ve Türk Devlet ve Toplulukları Vakfı (TÜDEV) Başkanı Tuğrul Türkeş, vakfın internet sitesinde  “Ben filizlenen bu azgın milliyetçiliğe karşıyım. Gerçek milliyetçiler olarak biliyoruz ki, azgın milliyetçiliğin gücü blöften ibarettir. Sözleri ve hareketleri palavradır. Azgın milliyetçiliğin hiçbir fikrî derinliği bulunmaz. Yarının Türkiye’siyle ilgili hiçbir fikri yoktur. Sözü de hareketi de salt kaba kuvvettir. Bu nedenle de milleti temsil edemez” demişti.

Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş’e yanıt veren MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın Türkgün gazetesine konuştu.

Yalçın “MHP’ye zarar vermek maksadıyla partimizin varlık sebebi olan Türk milliyetçiliği davasına “azgın” yaftasını yapıştırmaya cüret eden Tuğrul Efendi’nin kerameti kendinden menkul bir “azgın milliyetçilik” iddiası ortaya atması; bu hususta bir şey bildiğinin değil, sırtını yaslayacak ve ihtiyaçlarını karşılayacak yeni bir siyasi melce bulduğunun işaretidir” dedi.

“İslam dünyasını emperyalizme ram etmeye dönük “Ilımlı İslam” projesi gibi, sözde azgın milliyetçiliğe alternatif olarak sunulmaya çalışılan “ılımlı” veya “yumuşak” milliyetçilik de sadece yükselen Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlerin projesidir” yorumunu yapan Yalçın şöyle konuştu:

“Ülkücü Hareket üzerinden Türk milliyetçiliğini davasının bugünkü neferlerini azgınlıkla suçlamak, ihanetle eşdeğerdir. MHP ve Ülkücü Hareketin temsil ettiği bugünkü dinamik Türk milliyetçiliğinin bilime aykırı olduğunu ileri sürmek; 1944 yılında Türk milliyetçilerinin yaşadığı zulmü, verdikleri mukaddes kavgayı inkârdır. O dönemin önderi büyük dava adamı Nihal Atsız’ı inkârdır. Alparslan Türkeş’i inkârdır.

AKP milletvekili ve Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş’in “Filizlenen bu azgın milliyetçiliğe karşıyım” sözlerine bir yanıt da MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’dan geldi.

Yalçın, Tuğrul Türkeş’in ‘azgın milliyetçilik’ ifadesini MHP’ye zarar vermek maksadıyla kullandığını belirterek Türkeş’in sözlerini “sırtını yaslayacak ve ihtiyaçlarını karşılayacak yeni bir siyasi melce (barınak) bulmanın işareti” olarak yorumladı.

AKP milletvekili ve Türk Devlet ve Toplulukları Vakfı (TÜDEV) Başkanı Tuğrul Türkeş, vakfın internet sitesinde  “Ben filizlenen bu azgın milliyetçiliğe karşıyım. Gerçek milliyetçiler olarak biliyoruz ki, azgın milliyetçiliğin gücü blöften ibarettir. Sözleri ve hareketleri palavradır. Azgın milliyetçiliğin hiçbir fikrî derinliği bulunmaz. Yarının Türkiye’siyle ilgili hiçbir fikri yoktur. Sözü de hareketi de salt kaba kuvvettir. Bu nedenle de milleti temsil edemez” demişti.

Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş’e yanıt veren MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın Türkgün gazetesine konuştu.

Yalçın “MHP’ye zarar vermek maksadıyla partimizin varlık sebebi olan Türk milliyetçiliği davasına “azgın” yaftasını yapıştırmaya cüret eden Tuğrul Efendi’nin kerameti kendinden menkul bir “azgın milliyetçilik” iddiası ortaya atması; bu hususta bir şey bildiğinin değil, sırtını yaslayacak ve ihtiyaçlarını karşılayacak yeni bir siyasi melce bulduğunun işaretidir” dedi.

“İslam dünyasını emperyalizme ram etmeye dönük “Ilımlı İslam” projesi gibi, sözde azgın milliyetçiliğe alternatif olarak sunulmaya çalışılan “ılımlı” veya “yumuşak” milliyetçilik de sadece yükselen Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlerin projesidir” yorumunu yapan Yalçın şöyle konuştu:

“Ülkücü Hareket üzerinden Türk milliyetçiliğini davasının bugünkü neferlerini azgınlıkla suçlamak, ihanetle eşdeğerdir. MHP ve Ülkücü Hareketin temsil ettiği bugünkü dinamik Türk milliyetçiliğinin bilime aykırı olduğunu ileri sürmek; 1944 yılında Türk milliyetçilerinin yaşadığı zulmü, verdikleri mukaddes kavgayı inkârdır. O dönemin önderi büyük dava adamı Nihal Atsız’ı inkârdır. Alparslan Türkeş’i inkârdır.

Bugünden