Mersin mitinginde konuşan İnce: 48 saat içinde OHAL’i kaldıracağız

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Mersin’deki mitingde konuştu.

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin Mersin mitingindeki konuşmasından satırbaşları şöyle:

‘Bir değişim rüzgarı bu’

Harikasın Mersin, bir deneyimli siyasetçi diyor ki meydanlar dolu olabilir ama çatılar doluysa kazandım demektir. Bir değişimin karşısına çıkan mutlaka yok olur. Bir değişim rüzgarı bu, tepeden tırnağa. Oldu bu iş.

‘Ben yayındayken yayınımı kestiler, Yıldırım aday değilken yayına verdiler’

104. mitingimiz bu, yarın İzmir’deyiz. Ertesi gün Ankara’da, son olarak da İstanbul’da bitiriyoruz. Kanallara sesleniyorum, ben yayındayken yayınımı kestiler, Yıldırım aday değilken, yayına verdiniz. Erdoğan benim miting saatimi bekliyor yapmak için, benim mitingimi yayınlamasınlar diye. Aynı numarayı İstanbul Ankara İzmir’de yaparlarsa miting alanından kanallara gideceğiz. Manşetlere direne direne gelen ben, saraylı Erdoğan devletin uçağıyla gezen Erdoğan, devletin parasını harcayan Erdoğan, milletin parasıyla miting yapan ben. Bu seçim saraylılarla milletin evladı arasında geçecek.

48 gündür iş diyorum aş diyorum, bereketli topraklar diyorum, nitelikli eğitim diyorum, kuantum diyorum uzay madenciliği diyorum, enerji savaşları var diyorum.

‘Sınav açıklama tarihlerini niye ertelediler?’

Eğitim sistemini rezil ettiler, sınav açıklama tarihini niye ertelediler? Veliler ağlayacak da ondan.

‘Dış politikada kavga etmediğimiz kimse kalmadı’

Dış politikada kavga etmediğimiz kimse kalmadı. 4 milyon Suriyeli’yi Türkiye’ye aldık, kişisel kavgası yüzünden.

‘İnce Cumhurbaşkanı olduğunda AKP’liler de kazanacak’

Bu seçim önceki seçimlerden farkı olacak, bu seçimin kaybedeni olmayacak. Muharrem İnce cumhurbaşkanı olduğunda AKP’li kardeşlerim de kazanacak. Türkiye’ye güven gelecek, dolar gelecek, faiz düşecek.

‘Kimseyi kayırmayacağım, milletin parasını savurmayacağım’

Benim cumhurbaşkanlığım Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına benzemeyecek, o camdan konuşacak ben candan konuşacağım. Kimseyi ayırmayacağım, kimseyi kayırmayacağım milletin parasını savurmayacağım.

‘Erdoğan bence çakma dünya lideri’

Sarayı yetmedi Marmaris’e saray yaptırıyor 300 odalı herkes duysun orayı engellilere vereceğim. Haddimi bilen bir cumhurbaşkanı olacağım, gerekirse kimilerine de haddini bildireceğim. Erdoğan benimle televizyona çıkmaya korkuyor. Erdoğan ustayım dünya lideriyim diyor ya, bence o çakma bir dünya lideri. Gerçek bir dünya lideri olsa istediği bir TV’de istediği saatte gelsin ekonomi tartışalım. Yüreğin varsa cesaretin varsa gel Erdoğan.

‘Mersin’e gelince menüde tantuni var der mi acaba?

Sürücüsüz arabalar olacak, duvarlarda kağıtlar gelişecek, o da diyor ki ben kıraathane açacağım. Çay var diyor kek var diyor. Ya sen şeker fabrikalarını sattın kekler bile şekersiz olacak. Menü gelişiyor, Mersin’e gelince tantuni var der mi acaba?

‘Senin derdin ayet değil’

Geçen gün diyor ki sen Muharrem İnce Niğde’ye gittin niye Ömer Halisdemir’in mezarına uğramadın? Fatiha okumasını biliyor musun diyor, Erdoğan senin yanından FETÖ’cüler hala gitmemiş FETÖ’cüler seni kandırıyor,. İki dakika delikanlı ol ayıp oluyorsun. Senin derdin ayet değil, Kuran’ı Kerim olsa bakara makara diyen adamı partiden atardın.

‘Sonu gelmeyen sarayperest’

Bu Erdoğan’dan size milletimize neden hayır gelmez anlatayım; Erdoğan benden 5 ay sonra meclise geldi 2003 mart ayıydı. Milletvekilleri lojmanlarda oturmayacak, halkın arasında oturacak dedi. Herkes alkışlıyor, bende dedi Keçiören’de bir apartmana gidiyorum dedi. Ama bir iki sene geçti mütevazi hayattan sıkıldı. Kendine gitti Bin 150 odalı saray yaptırdı. Sonu gelmeyen sarayperest.

‘Rizeliyim diyor ama beyaz çay içiyor

Rizeli’yim diyor ama Rize çayı değil, kilosu 4 bin 500 liraya beyaz çay içiyor.

‘Caminin içerisine bile 150 korumayla giriyor’

Erdoğan artık heyecanını yitirmiş, insanlara tepeden bakan bir adam. Arkadaşlarına sırt çeviren kibirli bir adam. Siyaset insana dokunma sanatıdır. Artık millete dokunamıyor. Caminin içerisine bile 150 korumayla giriyor, o sizden biri değil, o artık her şeyi bilen biri.

‘Sen jinekolog musun kardeşim’

Üç çocuk diyor, sezaryan olmaz normal doğum diyor, sen jinekolog musun kardeşim? Doğum yöntemi belirliyorsun, siyah ekmek ye diyorsun. Sonra da bu milleti bir kekle sustururum diyorsun. Öğle vakti keki verdin akşam ne yiyecek bu millet?

‘Şiirleri ben yazdım, bir sakıncası mı var?’

Benim şiirimi almış diyor ki burada müstehcen sözler var. Ben yazdım kardeşim bir sakıncası mı var? Okuduğum ilkokula fen laboratuvarı yaptırdım ben o şiir kitabımın parasıyla. Bunlar güya ‘Necip Fazıl’cılar ya; Necip Fazıl’a bir gün diyorlar ki, gençliğinizde yazdığınız bir şiirde kadın bacağı geçiyor. Necip Fazıl da ‘benim gençliğim hayatımın çöplüğüdür, oraları sadece köpekler karıştırır’ cevabını veriyor.

‘Yardımları neden keseyim’

Son günlerde yeni yalanları; Benim yardımları keseceğim söylentisi, ben yardımları neden keseyim? Size söz veriyorum cumhurbaşkanı seçileyim yardımlara 100 gün içerisinde 100 lira zam yapacağım. Bu sözüm namus sözüdür şeref sözüdür.

‘İlk 100 gün içerisinde yapılacaklar’

Gariban Cumhurbaşkanı gariban halkın yardımını kesmez yardım yapar. Son İstanbul mitinginde her şeyi açıklayacağım ama Mersin’den de ilk 100 gün içerisinde yapılacakları açıklıyorum

Biz Sünniler, ülkedeki Alevilere haksızlık ediyoruz. Aleviler vergi veriyor mu? veriyor. Askere giyiyor mu, şehit oluyor mu? Peki camilerin imamlarına devlet yardım ediyor da cem evlerine niye etmiyor? Bu haksızlık. Bunu gidermek için Alevi olmak gerekmez, insan olmak yeterli. 100 gün içinde cemevlerinin statüsünü halledeceğiz.

‘48 saat içinde OHAL’i kaldıracağız’

100 gün içinde Merkez Bankası yönetimi bağımsız olacak.

PKK, FETÖ gibi terör örgütleriyle amansız mücadele edeceğiz.

Passoligi kaldıracağız.

Kamu bankalarını sektörel bazda yeniden düzenleyeceğiz.

Avrupa Birliği ile müzakerelere yeniden başlayacağız.

Böldüğü üniversiteleri yeniden birleştireceğiz.

Öğretmenlere, polislere 3600 ek göstergeyi vereceğiz.

Suriye’ye hemen büyükelçi atayacağız.

4 milyon Suriyeliyi güle oynaya memleketlerine göndereceğiz.

Bağımsız yargı, tarafsız yargı, adil yargı, 81 milyonun güvendiği bir yargı oluşturacağız.

Hiç kimsenin telefonları dinlenmeyecek.

Medyanın bağımsız olmasıyla ilgili yasal düzenlemeler getireceğiz.

Çiftçiye mazot 3 lira olacak, asgari ücret 2200 TL olacak, en düşük emekli maaşı 1500 TL olacak.

24 Kasım’da öğretmenlere bir maaş ikramiye vereceğiz.

Kamuda işe alımlarda mülakat varsa torpil vardır, mülakatı kaldıracağız. Bazı mesleklerde mülakat şartsa, orada da mülakatı video ile kaydedeceğiz.

Emeklilere bayramda bir asgari ücret ikramiye vereceğiz.

Çocuk bezindeki KDV’yi indireceğiz.

Önümüzde 2 seçenek var; Ya yorgun adam kazanacak ya taze kan kazanacak. Taze kan kazanırsa faiz düşecek, dolar düşecek, işsizlik azalacak. Yorgun adam kazanırsa kavga devam edecek, dolar yükselecek, kindar nesil yetişecek.