Meral Danış Beştaş: Hesabı seçmene veririz

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, aralarında HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın da bulunduğu 9 milletvekili hakkında, 6-8 Ekim 2014’te 37 kişinin yaşamını yitirdiği “Kobani olayları”na ilişkin fezleke hazırladığı belirtildi. HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş konuya ilişkin olarak, “HDP’nin yargılanma yerinin sadece sandık olduğunu” açıklamasında bulunarak, “Hesabı seçmene veririz” dedi.

Cumhuriyet’ten Selda Günaydu’nun haberine göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da yer aldığı 108 sanık hakkındaki iddianamenin kabul edilmesinin ardından, olay tarihinde HDP MYK üyesi olan milletvekilleri hakkında fezleke hazırlamak için harekete geçti.

Bu kapsamda HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, grup başkanvekilleri Meral Danış Beştaş ve Hakkı Saruhan Oluç ile milletvekilleri Garo Paylan, Hüda Kaya, Sezai Temelli, Pero Dundar, Fatma Kurtulan ve Serpil Kemalbay Pekgözegü hakkında, anayasanın 83. maddesi gereğince milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle fezleke düzenlenecek.

Bugüne dek HDP’li milletvekilleri hakkında TBMM’ye ulaşan 914 fezleke bulunurken hakkında fezleke düzenlenmeyen milletvekili ise yok.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ: KOBANİ İDDİANAMESİ SİYASİ BİR METİN

Fezlekeler ve HDP’nin kapatılmasına yönelik tartışmalar üzerine konuşan Beştaş, “Bu durumun tamamen siyaset yapma hakkının engellenmesi olduğunu” kaydetti. Beştaş, “Partilerin yargılanma yeri sadece sandıktır. Hesabı yalnızca seçmene veririz. Olumlu ya da olumsuz görüşlerini seçmenler, sandıkta gösterirler” dedi. “Kobani iddianamesinin de siyasi bir metin olduğunu” savunan Beştaş, “HDP’nin şiddetle ilişkilendirilemeyeceğini” ifade ederek sözlerini, “Biz, demokratik siyasete inanan, şiddetsiz bir çözüm için bedel ödeyen bir partiyiz. Burada bir kumpas var. HDP’yi devre dışı bırakmak istiyorlar. Burada gasp edilmek istenense halkın iradesidir. Tıpkı kayyımlar gibi. Fezlekeleri okuyorum, acı acı gülüyorum. Her sözümüz bir fezleke” diye sürdürdü.