Mazlum Kobani Foreign Policy’e konuştu: Anlaşmaya uymazlarsa Ruslarla yüzleşiriz, Suriye rejimi ise Kürtleri göçmen gibi görüyor

Uluslararası koalisyon destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Kobani, Rus askerlerini istedikleri için değil, ABD güçlerini geri çektiği için Rojava (Suriye’nin kuzeyine) kabul ettiklerini söyledi. Kobani, “Rusların bu bölgeye girmeleri için ön koşul rejimle değil, bizimle koordine halinde kalmalarıydı” dedi.

Amerikan Foreign Policy dergisinde Amy Austin Holmes imzasıyla yayımlanan haberde, Rojava Özerk Yönetimi’nin sekiz yıldır Esad rejimine meydan okuyarak kendi projesini hayata geçirmeyi başardığı, Kürtlerin öncülüğündeki bölgenin IŞİD saldırılarına ve Türkiye’nin çok sayıda müdahalesine direndiği ifade edildi.

Eylül ayında birkaç hafta boyunca Rojava’yı ziyaret ettiğini yazan Amy Austin Holmes’in yazısında dikkat çeken başıklar şöyle:

“Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen sonbahar ABD güçlerinin geri çekilmesi ile Suriye’deki en önemli hedefine nihayet ulaşacağına inanıyordu. Putin, rejim güçleri harekete geçtiğinde Halep ve Humus’ta isyancıların çökmesi gibi Özerk Yönetimi’nde kolayca merkezi hükümetin kontrolü altına geri döneceğini hesapladı. Ama öyle olmadı. Çöküş bir yana, Özerk Yönetim Suriye’nin yaklaşık dörtte birini kapsayan batıdaki Rakka’dan Doğudaki Derik’e kadar yönetmeye devam ediyor.

“Putin SDG’nin Arap ordusuna teslim olmasını istiyor”

Belki de Putin için hayal kırıklığı yaratan ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) birleşik komuta yapısını korumasıydı. SDG, Türk saldırıları, Rus ve rejim birliklerinin konuşlandırılması karşısında defektlere maruz kalmak yerine, topraklarını korudu. SDG’nin şu anda yaklaşık 100 bin savaşçısı var ve bunlar iç güvenlik güçlerini kapsıyor. Esad ordusunundan sonra Suriye’nin en büyük ikinci silahlı gücü konumunda.

Hem Putin hem de Esad, SDG’nin Suriye Arap ordusuna teslim olmasını istiyor. Bu, yarı özerk bölge üzerindeki rejim kontrolünün yeniden güvence altına alınmasının anahtarıdır. Ancak SDG Genel Konumatı Mazlum Kobani bunu reddediyor.”

Amy Austin Holmes yazısında, Mazlum Kobani ile gerçekleştirdiği röportaja da yer verdi.

“Suriye rejimi Kürtleri göçmen gibi görüyor”

Kobani, gelecekte Suriye ordusunun bir parçası olmak istediklerini ama şu anki orduya katılmak istemediklerini söyledi.

SDG ve Özerk Yönetim olarak Suriye’nin toprak bütünlüğüne bağlı olduklarını defalarca dile getirdiklerini belirten Abdi, projelerini Suriye’den bağımsız olmadığını aksine bu projeyi Suriye’nin diğer bölgelerinde de uygulamak istediklerini belirtti.

Mazlum Kobani, “Rejim hala Suriye Kürtlerini vatandaştan ziyade göçmen olarak görüyor ve onları ayrılıkçılıkla suçluyor. Rus yetkililer ya Kürt karşıtı propagandaya gerçekten inanıyor ya da Kürtlere karşı kullanmak için yararlı bir sopa gibi görünüyor” dedi.

Moskova’nın Şam ile Özerk Yönetim arasındaki müzakerelere aracılık ettiğine ancak şu ana kadar da Esad’ın tek bir taviz vermeyi reddettiğine dikkat çeken yazar, bunun nedenini Mazlum Kobani’ye sordu.

Abdi, Rusya’nın adeta Kürtlerle rejimi bir araya getirmek için uğraştığı izlenimi yaratmak istediğini fakat aslında böyle bir şey olmadığını savundu.

Kobani ayrıca, “Rusları istediğimiz için değil, ABD güçleri geri çekildiği için kabul ettik. Rusların bu bölgeye girmeleri için ön koşul rejimle değil, bizimle koordine halinde kalmalarıydı. Bu yüzden anlaşmaya uymazlarsa Ruslarla her an yüzleşiriz” diye konuştu.

“Ruslar hilelere başvuruyor”

“Ruslar SDG’nin misafiri, devriyelerinde onlara eşlik ediyoruz” diyen Abdi, Özek Yönetim kendilerine boyun eğmediği için Rusların farklı hilelere bağvurduğunu belirtti.

Amy Austin Holmes, Rusların Rojava’da farklı askeri üsler talep ettiğini, Kürtler ve Araplar arasındaki mezhepsel gerginlikleri kışkırtarak SDG’yi bölmeye çalıştığını, bu şekilde Esad yönetiminin propaganda mekanizmasını güçlendirmek ve ABD birliklerini tamamen geri çekmeye zorlamak için çabaladığını yazdı.

Rusyanın mevcut durumda 15’ten fazla askeri üsse sahip olduğunu belirten yazar, Moskova yönetiminin SDG’ye Türk güçlerinin daha fazla ilerlemesini önlemek için garantör olarak hareket etme sözü verdiğini vurguladı.

Holmes Rusya ve Şam yönetiminin tüm çabalarına rağmen SDG’nin yapısını koruduğunu, Rojava’nın Suriye’nin “en istikrarlı bölgesi haline gelmesinde mezhepçiliğin üstesinden gelmelerinin önemli bir payı olduğunu” belirtti.