Dedeyazı Köy’ünde hayati risk oluşturan maden ocaklarına yönelik tepki

Haber: Hakan Yalçın

Ülkenin her yerinde doğa-taş, maden ocakları,hidro-elektrik jeotermal ve termik santralların köyün kaynaklarını talan edildiğini dile getiren Dedeyazı Köyü sakini Recep Çakır, “Dedeyazı köyünde bu talan 2020 yılından bu yana devam etmektedir .Arkamızda gördüğünüz bu alan Dedeyazı köyünün en güzel olanlardan bir tanesiydi. Ağaçları,su kaynakları ,kuşu börtüsü böceği ile yaşanacak güzel bir alanı oluşturabilmekteydi. Maden şirketleri,maden arama ve çıkarma projeleri hazırlayarak su kaynaklarını, ağaçları yok ettiler. Tarım arazilerini ve havayı kirlettiler, dere yataklarına harfiyatları yığarak yapay dağları oluşturdular. Maden çıkarılan alan köyün içme ve sulama kaynağının tam üzerinde yer almaktadır. Maden ocağı açılmadan bu su kaynağı yaklaşık 1500 dönüm tarım arazisini sulamakta yine bu su kaynağı 200 hanenin su ihtiyacını karşılamaktaydı. Devlet su işleri tarafından tescilli olan bu su kaynakları şirket tarafından yok edilmesiyle suyun suladığı kayısı ağaçları ve tarla bitkileri kurumayla yüz yüze kalmış diye ifade eden Çakır,

“bu durum köylünün gelir kalemi olan tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilemiştir. Maden ocağı köyün yerleşim yerine çok yakındır. En yakın yerleşim yerindeki ova 100 m den daha az bir uzaklığa sahiptir. Maden çıkarma çalışmalarında kullanılan araç ve gereçler (patlatma, taş kırma,araç yükleme) köyün yaşam alanındaki evlere zarar vermektedir. Ayrıca gürültü kirliliğine sebep olmakta ve çıkan tozlardan kaynaklı köy halkı içerisinde kronik rahatsızlığa sahip olan astım hastaları böyle sıkıntılar yaşamaktadır. Maden çıkarma çalışması sırasında çıkan harfiyatlar dere yataklarına , orman arazilerine boşaltılmasıyla köyün ekosistemi büyük zarar görmektedir. Köylülerimize ait üzüm bağları, kayısı bahçeleri harfiyat ve demir kırma ve eleme ünitesinden kaynaklı tozlardan zarar görmekte, bu durum tarımsal faaliyetlerimizi kısıtlamaktadır. Maden şirketleri tarafından yapılan çalışmalar sonucunda bölgemizdeki su kaynakları,ormanları, köylünün geçim kaynağı olan bağ ve bahçeleri hatta bütün köy yok olma tehlikesi ile karşı karşıyayız. Buna itiraz eden biz köylüleri şirket yetkileri tarafından tehdit ediliyor ve mahkemeye veriliyoruz.”

Çakır, “artık bu talana dur denilmek zorunda. Dedeyazı da madencilik faaliyetlerine karşı başlayan bir yaşam mücadelesi vardı. Bugün gelinen noktada çevresel tehdit kurumları vermiş olduğu yanlış kararlar, izlenilen yanlış politikalar nedeniyle ülkenin her yerini sarmış durumda. Bugün Dedeyazı da olduğu gibi ülkemizde saymakla bitmeyecek kadar doğa tahribatı ile karşı karşıyayız.” diyerek sözlerine sonlandırdı.

Açıklamaya Hakların Demokratik Partisi (HDP) Ezilenlerin Sosyalist partisi ve birçok sivil toplum örgütü destek verdi.