Maçoğlu, ‘Komünist Başkan’ iznews’e konuştu: ‘Dersim’ tabelasını asmak için kararı bekleyeceğiz

Türkiye kamuoyunda üretim politikaları ve zaman zaman yaptığı açıklamalar gündemdeki yerini koruyan Türkiye’nin tek komünist başkanı olan Fatih Maçoğlu, hiçbir belediye ile yarış içerisinde olmadıklarının, sistem dışı alternatif ve sosyalist belediyecilik anlayışını esas aldıklarını belirtti. Maçoğlu, HDP’nin kendisine hiç teklif getirmediğinin de altını çizerek, son günlerde gündem de olan “Dersim” isminin halkın yaşayan bir talebi olduğunu belirtti.

Ovacık Belediye Başkanı olarak seçildikten sonra Türkiye’de tek ‘Komünist Başkan’ olarak anılan Fatih Maçoğlu, sosyalist belediyecilik anlayışı, Dersim tabelası, kayyumla görüşme ve HDP’nin kendisine teklifi getirdiğine dair iznews’in sorularını yanıtladı.

Maçoğlu,  31 Mart seçimlerinde Türkiye Komünist Partisi ve Sosyalist Meclisler Federasyonun ortak adayı olarak Tunceli Belediye Başkanı seçildi.

Ovacık Belediye başkanıyken üretim politikaları ve zaman zaman açıklamalarıyla gündeme gelen Maçoğlu, son olarak Tunceli Belediye Başkanı seçildikten sonra, belediye binasına “Dersim” tabelasıyla tartışılan bir isim oldu.

Röportaj | Deniz Tufan

Ovacık ile anılıyorsunuz, Tunceli Belediye Başkanı seçildiniz, Ovacık modelini Tunceli’ye uyarlamayı düşünüyormusunuz?

Maçoğlu: Bizim amacımız bir yeri bir yere uyarlamak değil tabi bu aslında sosyalist bir program. Mevcut kapitalist sisteme karşı olan onun tam tersi olan, tüketim ekonomisini değil üretim ekonomisini esas alan, kentin iktisadi yapısını programlayan bu anlamda bulunduğu alanın ihtiyaçlarını belirleyen, belirlediği ihtiyaçlar doğrultusunda üretimi ilişkilerini geliştirmeye ve sistemi oluşturmayı amaçlayan bir programdır.

Sosyalist Meclisiler Federasyonu olarak 2004’ te başlayan devrimci, halkçı yerel yönetim programının Dersim demokratik halk dayanışmalarının  “söz yetki karar halkın”şiarıyla başlatmış olduğu çalışmanın devamıdır. Bu programın bir parçası olarak yerel yönetimleri çerçevesinde yapılabilecekleri belirledik ve çalışmalarımız devam ediyor.

Bizler Ovacık’ta Ovacık’ın temel ihtiyaçlarını fizibilite raporlarıyla belirlemiştik. Yani Ovacık’ta iktisadi gelişmenin neyle olabileceğinin bilinciyle hareket etmiştik. Tabi turizm, tarım ve hayvancılık dışında Ovacık’ta çok büyük bir kalkınmanın olmayacağının farkındanlığıyla çalışmalar başlatmıştık.

Ovacık öyle bir şeydi. Dersim’e gelince bugün daha da büyüyerek, işin içine girdik. Şuan da 7 tane ilçemizde üretim çalışmaları başlattık. Önümüzdeki dönem hayvancılıkla, turizmle bunu geliştirerek,  yukarıda ifade ettiğimiz programın daha geniş bir kitleye ve alana yayılabileceğinin göstergesi olarak Dersim bizim için iyi bir fırsattır.  Ve bu bizim üretim modelimizdir. Kendi topraklarını kirletmeyen, kendi topraklarının üzerindeki canlıların, bitkisinden tutun birçok şeyin yaşamasını sağlayan bir anlayışa sahibiz. Bu durumdan kaynaklı da Dersim bizim için bu işi yapabilmenin daha geniş bir alan olmaya başladı. Bunu devam edeceğiz.

Sizin diğer belediyelerden farklı olduğunu düşündüğünüz projeleriniz nedir?

Biz başka belediyelerle yarıştan çok kendimizi, sistemin dışında kalan,sosyalist, alternatif ve muhalif olan bir anlayış olarak görüyoruz. Netiz bulunduğumuz alanda üretim ilişkisinden, turizme ve şeffaflıktan, halkın kendini yönetmesine kadar birçok anlamda kendimiz sistem içi partilerden farklı görüyoruz. Tabi bazı sistemiçi belediyelerinde tek tek de olsa buna benzer çalışmalar yaptığını görüyoruz. Ama sosyalist siyasetlerde kendisini halkla birlikte yöneten, üreten ve politik anlayışın gelişmesini sağlayan bir anlayıştır. Ve biz bu anlayış doğrultusunda hareket ediyoruz.

Seçim öncesi kayyumla görüştünüz ve çokça eleştiri konusu oldu?

Biz hiçbir zaman kayyumla görüşmedik. İlin valisi olduğu dönemde belediyemizi ve kooperatifimizi ziyaret etti. Bugün de, yarın da bir sonraki yıl da gelse şehrin valisi olarak geldiğinde biz yine karşılarız o nezaketi ve hukuku geliştiririz.

HDP’nin size teklif getirdi mi?

Hiçbir zaman hiçbir dönem hiç bir şekilde HDP’den bana teklif gelmedi. Öyle bir durumda mensubu olduğum Sosyalist Meclis Federasyonu’yla ilişkiler kurması gerektiğini ittifak yapması gerektiğini herkes biliyor. Bunlar karalama amaçlıdır. Bireylerin siyaset içerisinde faaliyet yürütenlere değil kurumların ittifakı çerçevesinde bir çalışması olur ancak. Bundan dolayı da hiçbir dönem böyle bir teklif gelmedi bana. Gelseydi de kendi kurumuma yönlendirirdim.

Şuan gündem olan tabela sürecinden biraz söz edebiliriz, son dönemde baya gündem de, ne durumdasınız?

Şöyle bir şey aslında bu meselelerle çok fazla tartışılır hale gelmek istemiyoruz. Dersim ismi kendini kökleri üzerinde ve kendisini ait hissettiği köklere sarılan bir halkın talebidir. Bu talep bugün de yarın da yüzyıl sonra da muhtemelen Türkiye kamuoyunda bu tür tartışmaların bir parçası olacaktır. Biz halkın talebinin,halkın hissettiği, kendi kültürel dokusu üzerinden kendisini var eden, bunu yaparken debileştirici ve yapıcı olan söylendiği gibi ayrıştırıcı değil evrensel normlar bakımından tüm dünya sınırlarının kalkmasının hayalini kuran, sosyalist bir bakış açısıyla bunu istiyor. Dersim bu ülkede ve coğrafyada yüzlerce yıldır ismi olan bir şehirdir. Ve kendisini halen taze bir şekilde yaşatıyor. İstanbul’da yaşayan gençler kendisini Dersimli olarak görüyor. Birçok kurumun adı Dersimdir. Birçok kamusal kurumun adı Dersimdir. Örneğin, Dersimspor, Dersim Federasyonu, Dersim Anadolu Lisesi vb. birçok yerde hissedildiği gibi yaşam bulan bir isimdir. Buda halkın talebidir.

Valilikle bu konuda görüşmeniz oldu mu, yargı süreci ne durumda?

Hayır. Zaten Türkiye’nin hangi kentinde olursanız olun belediye meclislerinde alınan kararları Valilik makamına gönderirsiniz. Bu ülkede yerel yönetimler böyle işliyor.

İçişleri Bakanlığından olumsuz yönde karar çıkarsa, kararı halka götürecekmisiniz?

Önergeler Bakanlar kurulunun kararına bağlı olarak uygulanır. Biz, bu konuda bir şey yapamayız. Şu aşamada tabelayı asmayacağız, kararı bekleyeceğiz. Karar geldikten sonra yeniden bir durum değerlendirmesi yapacağız.

Partiniz TKP’nin size eleştirisi vardı?

Türkiye Komünist Partisi (TKP)  böyle bir açıklama yapma hakkına sahip. Bunun cevabı bende değil, Bunu Partiye sorarsanız daha uygun olur

Son günlerde Bitlis ve Tatvan belediyelerinin Kürtçe tabelaları indirildi, bunun yanı sıra Binali Yıldırım’ın Diyarbakır’da “ Kürdistan” açıklaması ve Ekrem İmamoğlu’nun Kürtçeye dair açıklamaları var bu durumları çelişkili buluyor musunuz?

Ben üsten kimin nasıl baktığına bakmam bir halk kendisini nasıl hissediyorsa bir halk kendi şehrinin adını nasıl istiyorsa, nasıl mutlu hissediyorsa ben bunu bir halkın iradesi görür ve ona bakarım.  Bitlis’i de Diyarbakır Amed ise neyse, halk kendisini nasıl görmek istiyorsa halkın iradesi olarak görülmelidir. Yani üstten bakan bir tarz değil. Ne bir belediye başkanı olarak benim ne bir milletvekilinin ne de bir başkasının talebi değil, halkın talebi olarak görülmelidir.

Şuan belediye binanızda ‘Dersim’ tabelası mı asılı?

Hayır, hayır bu bir önergeydi belediye meclisinin bir kararıydı, sadece…

‘Dersim’ kararını halka sormayı düşüyormunuz. mesela referandum gibi?

Öyle bir şey olmaz. Bu tür kararlar Bakanlar Kurulu düzeyinde karara bağlanıyor.

Belediye olarak ‘referandum’ benzeri gibi bir girişimi görebilecekmiyiz?

Biz bunu yapamıyoruz.

Belediye meclisinizde AKP, HDP ve farklı sol görüşten üyeler var, karar alırken hem fikir olmada zorlanıyor musunuz?

Herkes Dersim’in çıkarı için çalışacak. Arkadaşlarımız Dersim’den aday olan arkadaşlarımızdır. Bu arkadaşlarımızla alınan tüm kararlarda hem fikirlilik yakalıyoruz. Bu anlamda çelişkiye düştüğümüz durumlar yok.

Son olarak, İstanbul seçimlerine çok az bir zaman kaldı öngörünüz?

Aslında 31 Mart seçimleri halkın iradesiydi. Halkın iradesi bu şekilde tecelli etmişti. Bu seçim de ne olur bilmiyorum. Yani dışardan sadece sizin gibi dostlara soruyoruz. Ya da basından izlediğimiz kadarıyla birbirine yakın bir yarış gibi görünüyor. Ben şöyle düşünüyorum. İstanbul halkı kendi vicdanına dokunduğunda nasıl bir karar verirse, kiminle kendisiyle yönetmeye tercih ederse o olacaktır. Basından takip ettiğimiz kadarıyla Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu’nun bir yarışı olduğu gibi görünse de aslında bu kurumsal bir uzlaşmaya doğru gidiyor. Ben tam bilgi sahibi değilim neler olduğuna dair ancak İstanbul halkının kendi vicdanına dokunacağını düşünüyorum. | @iznews agency

İlgili Haberler