Kürtlerden Trump’a ateşkes yanıtı: Gerçekle ilgisi yok

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a çağrıda bulunan Kuzey Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Meclisi Eş Başkanı Abdulhamid El Mihbaş, “Kuzey ve Doğu Suriye bölgesindeki bütün halkların kimliklerine ve haklarına sahip olması üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye hazırız” dedi.

Meclisi eşbaşkanları Abdulhamid El Mihbaş ve Berivan Halid bölgedeki gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi.

“BM Arfin’de olanlara karşı sessiz”

Burada konuşan El Mihbaş, “IŞİD’e karşı savaşta en ağır bedeller ödeyen Kuzey ve Doğu Suriye halkı, bugün ABD ve Rusya’nın onayı ve teşviki ile işgalci Türk devleti ve IŞİD ile El Nusra kalıntısı faşist çetelerinin saldırısı altındadır. Hergün köyleri, kentleri ve yaşam alanları yıkılıp, bombalanıyor” diye konuştu.

“Türkiye devletinin Afrin’deki sicili gözler önündedir” diyen El Mihbaş, “Kürt halkı yüzbinler halinde göç ettirilmiş ve yerlerine sahte Suriye Milli Ordusu adıyla IŞİD ve El Nusra çeteleri yerleştirilmiştir. Afrin’de yüzlerce kadın ve çocuk kaçırılmış, sınırsız bir şekil talan ve hırsızlık yapılmıştır. Fakat BM ve uluslararası güçler, Efrin’de Kürt halkına yapılan katliamlara ve demografi değişimine sessiz kalmaya devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

“Trump Kürtler ateşkesten memnun diyor”

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile görüşmesinde Rakka ve Deyrezor’a 1 milyon Suriyeli mültecinin yerleştirilmesine yönelik planına değinen Abdulhamid El Mihbaş, sözlerine şunları ekledi:

“Erdoğan, Osmanlı gibi Kuzey ve Doğu Suriye topraklarını kendi toprakları gibi; Suriye’yi ise Osmanlı vilayeti gibi görüyor. Trump’ın ‘Bir ülkenin topraklarını işgal etmeye, demografiyi değiştirmeye, Arap, Kürt, Ermeni ve Hristiyan halkını katletmeye yerlerinden etmeye ne hakkın var?’ demesi gerekirken, ‘Ateşkes iyi gidiyor ve Kürtler de bundan memnun’ diyor. Her şeyden önce bunun gerçeklerle bir alakası yoktur. Hiç kimse katliam ve işgalden memnun değildir. Yüzbinlerce insan, İşgalci Türk devletinin tank-top ve savaş uçaklarıyla katlediliyor ve zorunlu olarak evlerinden ediliyor. İşgalciler Kürt, Arap ve Hristiyanların işgal ettikleri topraklarından çıkmadıkları müddetçe ateşkes kararına memnun olmayacaklardır.”

10 binden fazla IŞİD’li tutuklunun Kuzey Suriye cezaevlerinde tutuklu bulunduğunu hatırlatan El Mihbaş, “Herkes bilmelidir ki Türk devletinin halkımıza yönelik işgal saldırıları ve katliamları sona ermezse, asıl IŞİD tehlikesi bugünden sonra ortaya çıkacak” dedi.

El Mihbaş, ABD, Rusya, Koalisyon, Avrupa Birliği, Arap Birliği, Birleşmiş Milletler ve Suriye’ye çağrıda bulunarak Türkiye’yi topraklarından çıkarmalarını istedi.

“Suriye devletine çağrımız var”

“Suriye devletine çağrımız var” diyen Abdulhamit El Mihbaş, çağrısını şu ifadelerele dile getirdi:

“Umarız Suriye devleti ve Esad, çözüm odaklı bir yaklaşım geliştirir. Kuzey ve Doğu Suriye halkları olarak hiçbir zaman Suriye topraklarını parçalamaya dönük bir amacımız olmadı. Suriye topraklarını parçaladığımıza dönük iddia ve söylemler gerçek değildir. Suriye topraklarının parçalanmasının önüne geçenler biziz. 8 yıldır işgalci IŞİD/El Nusra çetelerine karşı Suriye topraklarını ve Suriye’nin birliğinin savunduk. Bu zafer Suriye’deki bütün halklar için onur vericidir. Nasıl ki Suriye toprakları üzerinde hiçbir hesabımız yok ise hiç kimsenin de olmamalı ve Suriye 8 yıl önceki gibi kalmalıdır. En doğru olan şey birbirimizi kabul etmek, çözüm dilimizi geliştirmektir. Kuzey ve Doğu Suriye bölgesindeki bütün halkların kimliklerine ve haklarına sahip olması üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye hazırız.”