Köy okullarını dolaşarak geliştirdiği sosyal sorumluluk projesiyle, karne hediyesi olarak çocukların saçını kesiyor

Kuaförlük eğitimine Kariyer Eğitim Kurumlarında başlayan ve Türkiye’nin birçok salonunda çalışarak iş hayatını devam ettiren Kamuran Parim, Doğu ve Güneydoğu’nun birçok köy okulunda çocuklara yarıyıl karne hediyesi olarak, çocukların saçını kestiği “Gönüllü Sosyal Sorumluluk Projesi” geliştirdi.

Kız ve erkek çocuklarımızın kuaföre ulaşamadığı bu bölgelerde onlara destek olmak, hem de yarıyıl tatiline girerken karne hediyesi olarak bu hizmeti vermek istedim. Çocukların kendi istedikleri saç kesimi ve modelini yaparak onların mutluluğuna şahit oldum.

Parim’le geliştirdiği Gönüllü Sosyal Sorumluluk Projesini konuştuk.

Söyleşi: Çiğdem Ay

Önce sizden bahsedelim, mesleğe nasıl başladınız?

Hayatım boyunca hiç kuaför olma gibi bir düşüncem olmadı. Aklımın ucundan bile geçmemişti. Futbol oynayıp hayatımı futbol ile idame  ediyordum.  Ayağımın kırılması sonrası futbolu bırakınca hayatım da kocaman bir boşluk oluştu. Çocukluk arkadaşım, Iğdır’da aynı mahallede büyüdüğüm Serkan’ın önerisi ve ısrarıyla bende Kariyer Eğitim Kurumlarında Kuaförlük eğitimi aldım ve kendime yeni bir mesleğin yolunu açmış oldum.

Bu mesleği isteyerek mi seçtiniz ?

Tabi ki  isteyerek seçtim. Önümde eğitim alıp kendimi geliştireceğim onlarca meslek vardı. Ama ben daha popüler, deyim yerindeyse ölmeyen bir meslek ve sürekliliği olan, profesyonelleşip kendimi geliştirebileceğim bir alanda çalışmak istedim. En önemlisi hayatımı değiştirecek, insanlara daha faydalı olabileceğim bir meslek seçtim. Ve bugün iyi ki tercihimi bu meslekten yana kullanmışım diyorum.

Gönüllü Sosyal Sorumluluk projesini oluşturma fikriniz nasıl oluştu ?Tam olarak neyi amaçladığınızı anlatır mısınız?

Kendimi geliştirip hayatıma yön verdiğim günden itibaren bana ışık saçan, beni sıcak tutan ve daha çok çalışmamı sağlayan bu projeyi gerçekleştirme hayalimdi. Daha öncede bir çok farklı sosyal sorumluluk projesi içerisinde yer aldığım oldu. Ama bu sefer ben kendi yaptığım mesleğimle çocukları mutlu etmek, onların ulaşamadığı imkanları sağlamak istedim.

Doğu ve Güneydoğu’da  köyde yaşayan merkezi yerlerden uzak çocukların kuaföre ulaşmabilmesi çok güç, hatta imkansız. Çünkü yoktur. Çocukların saçlarını anne, babalar keser. Hem de büyük ve çirkin maskaslarla düzensiz ve özensiz keserler.

Benimde çocukken yaşadığım, maruz kaldığım bir durumdur. Annem tarafından düzensiz kesilen saçlarımla okula gitmeye utanırdım. Makas izleri falan kalırdı.

Tecrübe ettiğim bu duyguyu ve bu bölgeleri de iyi bildiğim için; özellikle projemi  ilk olarak bu bölgede gerçekleştirmek istedim.

Bu süreçte destek aldığınız kurum ve kuruluşlar var mıydı ?

Bu süreçte çalıştığım salon Erdem Kıramer Bodrum şubesinde iş verenim  Müge Yaşar Doğan  hanım ve yöneticim Tuncay Zebek beyin destekleyici tutumları, maddi manevi yanımda olduklarını hissetirmeleri beni motive etti.

Hayallerime adım attığım yolda bir çok güzel insanın yanımda olduğunu bilmek çok güzel bir his.  

Sosyal medya üzerinden hiç tanımadığım, görmediğim bir çok insandan destek mesajları alıyorum.

Gerçekleştirmek istediğiniz bölgeyi neye göre seçtiniz?

Dediğim gibi, kuaförün olmaması, çocukların kuaföre ulaşamama durumunu göz önünde bulundurdum. Kendi yaşadığım bir olayı içseleştirilmem de bu bölgeyi tercih etmekte etkili oldu.

Bir de bu bölgelerden çekilmiş çocuk portrelerini bilirsiniz, saçlar hep dağınık, kesimler hep özensiz ve düzensizdir.

Fotoğraflara bir kuaför gözüyle baktığımda da  en çok burada ki çocukların kuaföre ihtiyaç duyduğunu, benim en çok onlara ulaşmam gerektiğini gördüm. Eğer sizde dikkatli bakabilirseniz ne demek istediğimi, niçin bu bölgeyi seçtiğimi daha net anlayabilirsiniz.

Bu projeyi gerçekleştirmek isterken tabi ki bölgedeki ihtiyaçtan emindim. Ama beklediğimden daha çok ihtiyaç olduğunu birebir deneyimlemiş oldum.

Ayrıca  bölgedeki  insanları çok seviyorum. Bu da sebeplerden bir tanesi.

Gittiğiniz okullardaki çocukların, öğretmenlerin ve ailelerin tepkilerden bahseder misiniz ? Pandemi süreciyle ilgili yaşadığınız bir zorluk oldu mu? 

Mardin’de 4 Diyarbakır’da 2 okula gittim. Her okulda yaklaşık 50-60 çocuğun saçını kestim.

Çocukların saçlarının ne kadar çok kesime ihtiyaç duyduğunu gözlemlemiş olsam da içerisinde bulunduğumuz pandemi koşullarını göz önünde bulundurarak, tedbirli ve gereken bütün önlemleri alarak saçlarını kestim. Kullandığım bütün gereçler her saç kesimi sonrası dezenfekte edildi, kullandığımız ortam temizlendi, havalandırıldı.

Okulda çalışan öğretmenlerimiz ve okul çalışanlarıyla beraber tedbir aldık. Öğretmenlerimiz aileleri de arayıp, bilgilendirip izin alarak bana destek oldular.

Aileler  bu sosyal sorumluluk projesinden memnuniyetini belirterek teşekkür etti. Her çocuğun yüzünde ki tebessüm öğrencilerinin saçları kesilirken öğretmenlerin yüzünde ki mutluluk da beni ayrıca mutlu etti.

Hayatı boyunca saçları özenle kesilmemiş, fön çekilmemiş, istediği saç modeli yapılmamış çocuklara bu hizmeti ulaştırarak onların mutluluğunu görmek mükemmel birşey.

Zamanımın kısıtlı olması ve Bölgede ki yoğun kar yağışı nedeniyle daha fazla okula gidememek dışında herhangi bir olumsuzluk yaşamadım.

İleryen süreçlerde projenin devamını sağlayacak mısınız?  Yapmak istediğiniz herhangi farklı bir proje var mı ?

Kesinlikle sonu olmayan bir projeye başlangıç yaptığımı düşünüyorum. Türkiye’nin her bölgesinde; Özellikle Yaşlı Bakım Evleri, Çocuk Esirgeme Kurumları, Yatılı okullar ve ulaşabildiğim bütün şehirlerde sokak sokak gezerek çocuk saçı kesmek istiyorum.

Çok severek ve isteyerek icra ettiğim bu mesleğimle beraber bana ihtiyacı olan çocukların yada insanların yanında olmaya devam edeceğim.

Son olarak gittiğim her okulda yardımlarını esirgemeyen aile dostum Menekşe ve Mustafa’ya  okullardaki öğretmenlerimize de ayrıca teşekkür ederim. @iznewsagency