Kobani davasında konuşan Demirtaş: Tanık Baran hür iradesiyle kumpasa alet olduğunu söyledi

Ankara Sincan’da görülen Kobani davasında bugün; daha önce emniyette verdiği ifadeleri birçok kişinin tutuklanmasına gerekçe yapılan tanık Sami Baran dinlendi. HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Demirtaş, tanığın mahkemedeki ifadelerinin davanın bir “kumpas davası” olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Sanıkları arasında HDP’nin eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ’ın da bulunduğu 22’si tutuklu 108 kişinin yargılandığı Kobani davasının 11’inci duruşması Sincan Cezaevi Kampüsünde devam etti.

Tutuklular Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.

İfadeleri tutuklama gerekçesi yapılan Sami Baran dinlendi

Duruşmada, Antalya Savcılığı’ndan SEGBİS ile bağlanan ve önceki ifadeleri tutuklama gerekçesi yapılan tanık Sami Baran’ın beyanları alındı.

Mahkeme başkanı tarafından okunan ve iddianamede adı geçenlerin hemen hemen hepsini tanıdığını ifade eden Baran, “Ben üç dönem Parti Meclisinde (PM) yer aldım. 2017’den bu yana ağır sağlık sorunları yaşıyorum. Bu bahsettiğiniz tarihteki olaylar birçok kesimi aşan bir planlamaydı. Ne kadar derin güç ve el varsa 3-4 gün içerisinde devreye girdi. Kürt ve Türk halkını karşı karşıya getirmek ve birbirine kırdırtmak için ellerinden geleni yaptılar. Şu yaptı, bu yaptı diyemem. İllegal bir şekilde kimin ne yaptığını bilmiyorum. Kobanî’de halk demokratik haklarını ortaya çıkardı. Cemaat mi dersin kim dersin bilmem ama kana buladılar” diye konuştu.

“Bunları söylerken aklım başımda değildi”

Ömceki ifadelerini rededen Baran, “O şekilde geldim, ifademi verdim. Kadınların ne iş yaptığını, nasıl çalıştığını bir erkek olarak hiç kimsenin bilme ihtimali yok. Parti Meclisinde olduğum için bütün siyasetçileri tanıyorum. Ağır bir hastalığım var. Kulaklarımda sorun var. Bir şey sormuş olabilirler, evet demişimdir. Bunları söylerken aklım başımda değildi” dedi.

Mahkeme başkanının, “İsmini okuduğum sanıkların örgütle bağı var mı?” sorusuna Baran, “Bilmiyorum, olsa da bana söylemez. Çoğunu Parti Meclisinden tanıyorum. Herkesi orada tanıdım. Üç dönem Parti Meclisinde yer aldım. Bu ismini okuduğunuzun on katı insan tanıyorum. Kimin ne yaptığını bilme şansım olamaz.” şeklinde konuştu. Mahkeme başkanı ısrarla, “İsmini okuduğum sanıkların 6-8 Ekim 2014 tarihinde olayların yaşanmasında bir rolleri oldu mu?” sorusunu yöneltti. Baran ise, “Bilgim yok.” dedi.

“Şahıslarla ilgili Emniyette notlar vardı”

Baran öceki dönem HDP MYK üyesi Mesut Bağcık’la ilgili daha önce verdiği ifadeyi kendisine soran mahkeme heyetine, “Parti çalışmalarında yer aldığını biliyorum. Birlikte çay içmişliğimiz var o kadar.” şeklinde cevap verdi. Baran, Bağcık’la ilgili okunan ifadelerine ilişkin de “Böyle bir ifadem yok. Şahıslarla ilgili Emniyette notlar vardı. Bunları sorduklarında bilmediğimi, haberimin olmadığını söyledim. Ellerindeki bilgileri bana sormuşlarsa ben de bilmiyorum demişimdir” diye konuştu.

Avukatlar itiraz etti

Avukat Cihan Aydın, mahkeme heyetinin sorularının yönlendirici olduğunu belirterek, “Müvekkillerimizi gösterecekseniz, ismiyle sormayın. Kimleri tanıyorsa onun söylemesi lazım. Aksi takdirde yönlendirme olur. Böyle bir yöntem uygulanması hukuka uygun olur” dedi. Mahkeme heyeti ise tanığa teşhis işlemi yapılmadığını söyledi.

Bazı sanıkları tanıyamadı

Mahkeme, siyasetçilerin görüntülerini zumlayarak tanık Baran’a sırayla gösterdi. Nazmi Gür ve İsmail Şengül’ün gösterilmesi üzerine tanık Baran, “Benim gözümde sıkıntılar var. Göremiyorum, parti çalışanıysa tanıyorum. Çıkaramadım” dedi. Baran pek çok siyasetçiyi de HDP’de tanıdığını ve siyasetçi olduklarını söyledi.

İddia makamı, “Bu hastalıklarınızdan dolayı mı daha önce vermiş olduğunuz beyanları hatırlamıyorsunuz, yoksa alınan beyanların içeriği mi doğru değil?” diye sordu. Tanık Baran, “Ben Antalya’da ifade verirken ağır sağlık sorunları yaşıyordum. Bu şahıslarla ilgili Emniyetin elinde notlar, kağıtlar vardı. ‘Böyle bir şey var mı?’ diye soruyorlardı. Benim bundan bilgim yok. Siyasal alan dışında bu insanların neler yaptığını bilme şansım olamaz.” diye belirtti. İddia makamı “İfadeniz alınırken yanınızda avukat var mıydı?’ diye sordu. Baran, “Hayır, avukat yoktu” dedi.

“İfadeyi okuma durumum yok”

Mahkeme başkanının “Baskı ve tehditle mi ifade verdiniz?” sorusuna da Baran, “İfadelerin altındaki imzalar benimdir. Benim okuma durumum yok. Fiziki, psikolojik, ruhsal durumum yok. İmza attım ama aynen bunları da söyledim. Artık onlar nasıl ettiler, ellerindeki bilgilere göre ne yaptılar bilmiyorum. Avukata da gerek görmedim, ihtiyaç duymadım” şeklinde konuştu.

Demirtaş: Biz kendimizden emin olduğumuz için kumpas diyoruz

Selahattin Demirtaş da tanık beyanına dair söz aldı. Tanık beyanının, “kumpası doğruladığını” ifade eden Demirtaş şöyle konuştu:

“Bütün bu bir yılı aşkın süredir ortaya koyduğunuz iddiaların tamamını Sami Baran teyit etti. Soruşturmayı yürüten savcı elinde bir delil olmayınca, bir şeye ulaşamayınca ve ben ve Figen Hanımı delilsiz tutukladığı için ısrarla bir tanık arayışına girince tanık Sami Baran’ı buldu. Sami Baran ne dedi, ‘Emniyet Müdürlüğünde benim önüme ifadeyi koydular, benim okuyacak durumum yoktu, avukatım yoktu. Ben onlara benim söylediklerim dışında bir şey yazmayın dedim ama yazmışlar.’ dedi. Sizin yapmanız gereken sorgu Antalya Emniyet Müdürlüğünde ifadelerde imzası bulunan memurlar hakkında suç duyurusunda bulunmaktır. Tanık yeni deliller ortaya koydu. Ama sorgu tutanağında Antalya Barosu’ndan avukatların bulunduğu belirtiliyordu. Tutanakta Sami Baran’ın ‘avukatım huzurunda anlatacağım’, şeklinde beyanı var. Sami Baran demek ki ya avukat yoktu orada ya da başkaları kendini avukat olarak tanıttı. Sami Baran’ın orada avukat olduğundan bile haberi yok. Antalya Emniyet Müdürlüğü şablon halinde ifadeyi önüne koyuyor, imzala diyor ve Sami Baran da imzalıyor. Az önce Sami Baran bizim hakkımızda bu ifadeleri vermediğini söyledi. Başka bir kanıta ihtiyaç var mı? Bu durumda sizin suç duyurusunda bulunmanız gerekir. Savcı yalan beyan peşindeydi. Biz kendimizden emin olduğumuz için o kadar açık konuşuyor ve kumpas diyoruz. Sami Baran ilk dinlendiğinde kumpas ortaya çıktı. Açık tanık Sami Baran hür iradesiyle kumpasa alet olduğunu, okumadan imzaladığını söyledi. Siz de Savcı ve Emniyet hakkında suç duyurusunda bulunmalısınız. Arkadaşlarımızı nasıl ilk beyanlarıyla tutukladıysanız, şimdi de tahliye etmelisiniz.”

Duruşma yarın saat 10:00’a görülmeye devam edecek.