Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Yazlık, kışlık sarayların var, bunların yükünü ‘Sabredin’ dediğin vatandaş çekiyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi ve “Beyefendi peki sen nerede sabır gösteriyorsun? Yazlık, kışlık, uçan sarayların var. Bütün bunların yükünü senin ‘Sabredin’ dediğin vatandaş çekiyor. Boğazındaki lokmayı bile vergi diye alıyorsun” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında sözlerine 10 Ekim 2015’te Ankara Tren Garı’nda düzenlenen ve 102 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan saldırıya değinerek başladı.

Bu sırada bir hata yaparak 10 Ekim yerine 10 Kasım tarihini veren Kılıçdaroğlu, “10 Kasım’da yaşanan terörün kimlerden, nasıl kaynaklandığının ortaya çıkarılması devleti yönetenlerin görevidir. Teröre karşıysanız bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkarın kardeşim” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Hatay’daki orman yangınıyla ilgili olarak da “Bir ormanı yakmayı, oradaki canlıları yakmayı hangi vicdan hangi ahlak kabul eder? Ormanı yakanın, bir insanı öldürmekten ne farkı vardır? Kurdu kuşu yakmayı hangi vicdan kabul eder. Ormanı yakan teröristtir, ha bir insanı öldürmüşsün, ha bir ağacı yakmışsın” diye konuştu.

‘Allah kimseyi kibirli yapmasın’

Sözlerinin devamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Beyefendi sen niye sabretmiyorsun? Bir hak talebinde bulunma diyor sana. Ben yönetiyorum şimdi sıra sende sabredeceksin. Yoksullukla, açlıkla, işsizlikle sabredeceksin. Beyefendi peki sen nerede sabır gösteriyorsun? Yazlık, kışlık, uçan sarayların var. Bütün bunların yükünü senin ‘Sabredin’ dediğin vatandaş çekiyor. Boğazındaki lokmayı bile vergi diye alıyorsun! Aldığın vergiyi de onun için değil yandaşın için harcıyorsun. Allah kimseyi kibirli yapmasın” diye konuştu.’

‘Şu kepazeliğe bakın Allah aşkına ya’

Kılıçdaroğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’u da eleştirdi. “2.5 yılda emekliye aylık vermişler bu da övünç meselesi yapıyor. Sen bu emeklinin hangi koşullarda emekli olduğunu biliyor musun kardeşim” diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

  • “Devlete ne kadar vergi ödediğini biliyor musun? O primleri senin nasıl çarçur ettiğini biliyor musun? Şimdi lütfetmiş ben sana emekli aylığı veriyorum demiş. Şu kepazeliğe bakın Allah aşkına ya. Bunlar devleti yönetiyor. Bütün emekli kardeşlerime seslenmek istiyorum. Senin hakkını sana verirken bile ben sana para veriyorum bana oy ver diyor. Akla bak! Emekliye lütuf diye sana maaş verdik diyorlar. Hakkı lütuf olarak sunuyorlar.”

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

  • “Sıfır maliyetle iş yapıyor, devletten ayrıca para alacak. Bu düzen harami düzenidir. Haramilerin düzeninde devlet adam olmaz. Eğer bu düzeni istemiyorsanız, yeter artık düşün yakamızdan demeniz lazım. Sen sarayında oturuyorken benim çocuğum aç yatıyorsa düşün yakamdan demeniz lazım. Sadece yandaşlara değil, tefecilere de çalışıyorlar. Saray hükümeti tefeci hükümetidir.
  • Keşke beni mahkemeye verseler de mahkemede hakime bütün rakamları göstersem. Faizler için dünyanın parasını verdiler. Almanya 10 yıl vadeli borçlanıyor. Aldığı borç karşılığında faiz 0. Parayı alıyor, yatırımını yapıyor, geri ödüyor, faiz ödemiyor. ABD 10 yıl borçlanıyor, faiz 0.7. Yunanistan 10 yıl borçlanıyor, faizi 0.9. Yunanistan’ın İstanbul’dan nüfusu daha az. Türkiye 2.5 milyar dolar borçlandı, 6.4 faiz. Hani Almanya bizi kıskanıyordu, hani Yunanistan mahvolmuştu, Hani Türkiye güçlü ülkeydi, dünya lideriydi? Doğru, faiz ödemede dünya lideriyiz.
  • Evet, 83 milyonun parasını bir avuç tefeciye mahkum etmekte dünya lideriyiz. Kimin parasıyla sen bu borcu alıyorsun? Bu borcu Kalyon İnşaat mı ödeyecek? Hayır. Esnaf, çiftçi, işsiz önemli değil. Bunun üzerinde durmak lazım. Son 8 ayda bu memleketin Londra’da bir avuç tefeciye ödediği para 728 milyar dolar. Saray’da oturan zat, sabredin diyorsun. 728 milyar doları 8 ayda ödeyen bu millet ne zaman sabredecek ne zaman bu milletin yakasından düşeceksin? Eğer bu milletin yakasından düşmezsen, bu millet seni ilk seçimde yakasından düşürecek.”

CHP lideri Kılıçdaroğlu, konuşmasının büyük bölümünü eğitim sistemine ayırdı. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

  • “30 milyon velimiz var. 30 milyon veli, çocuğunun eğitiminden ve sağlığından kaygı duyuyor. Her anne-babanın en büyük ideali çocuğunun eğitim almasıdır. Öğretmenle eğitimle ilgili konuları en iyi öğretmenler bilir. Eğitimle ilgili bir düzenleme yaparsanız bunu uzun uzun tartışırsınız. Eğitim, milli ve ulusal değerlerimizi evrensel değerleri buluşturmaktır. Eğitimde dünyadaki saygınlığı artınca her konuda söz sahibi olan bir ülke konumuna gelirsiniz. Bunlar ne yaptılar, 4+4+4 diye bir sistem getirdiler.
  • Bu sistem gelirken anne baba olarak sana sordular mı, sormadılar. Peki bu kalkınma planlarında var mıydı, hayır yoktu. Bu eğitim şuralarında görüşüldü mü, hayır. Bu kanun teklifini parlamentoya getirenler eğitimci miydi, hayır, ilgisi yok. Biz zamanında gördük ve uyardık. Şimdi bu acı tablodan ders çıkarmak ve gereğini yapmak zorundayız. Bu çocukları neden kobay olarak kullandılar? Nedeni basit çocuğu yetiştirelim, ileride bize oy versin; tek amaçları bu. Ama onlar bu çocukların ellerindeki telefonla bütün dünyayı izleyebildiğini bilmiyorlar. Bu kadar cahil bu adamlar. Tek tip çocuk yetiştirmek istiyorlar. Eğitimi de bir rant alanı olarak görüyorlar. Büyük ihaleleri yandaşlara verdiler. 18 yıldır ülkeyi kesintisiz yönetiyorlar. 18 yıldır koalisyon yoksa, istediğiniz atamaları yapıyorsanız, eğitim sistemi 18 yıl sonunda nasıl bu hale geldi?
  • Örgün eğitimde 15 milyon çocuğumuz 571 bin derslikte eğitim geliyor. Pandemi geldi, 11 Mart’ta ilk vakayı açıkladılar. 12 Mart’ta okulların kapandığını Milli Eğitim Bakanı değil, İbrahim Kalın yaptı. Açıklamayı neden Milli Eğitim Bakanlığı değil de Cumhurbaşkanlığı yaptı? Milli Eğitim Bakanı bildiğimiz bakan değil, hiçbir yetkisi olmadan orada oturuyor. Şu çürümüşlüğe bakın?
  • 19 Mart’ta Milli Eğitim Bakanlığı açıklama yaptı. 23 Mart’tan itibaren uzaktan eğitim başlayacak. Bu konuda en iyisi Çin, sonra biz geliyoruz. Açıklamaya bakın Allah aşkına! Kaç evde internet, televiyzon var ondan bile haberleri yok. EBA’ya geçildi, 7 milyon 695 bin öğrenci EBA’ya erişemedi. Gazetelerde görüyorsunuz. Tepelere çıkan öğrenciler acaba erişebilir miyiz diye. Erdoğan veriyor gazı dünyanın en gelişmiş devleti diye, bunlar da o gaza göre konuşuyorlar. 3 milyon 37 bin öğrencinin evinde interneti yok. Televizyonu olmayan evde EBA eğitimi yapmaya çalışıyorsun. Hiç düşündüler mi kaç çocuğun evinde televizyon var diye? Türkiye’nin her tarafı saray gibi değil. İstanbul’da bile sorunlar var.
  • Dünyadan ne kadar haberleri var şuna bakar mısınız? Sonuç olarak EBA’ya geçildi, 7 milyon 695 bin öğrenci EBA’ya ulaşamıyor. Öyle ya Çin’den sonra en iyisi biziz. Mizah konusu yapsanız abartı derler ama hayatın gerçeği bu.
  • 7 Ekim’de Sayıştay raporları geldi, 138 bin 393 öğretmene ihtiyaç var denildi. Ama öğretmen almıyorlar,çünkü onlar için çocuklarımız değersiz. Her türlü yardımı,desteği vereceğimizi ifade ettim ama bunların hiçbiri olmadı. Neden internet alt yapımız yok? Kim engel oluyor? Türk Telekom bizim tarihimizin önemli yatırımlarından. Bunu aldılar, Hariri ailesine sattılar. Türk bankalarından kredi çekti, götürdü devlete verdi, gitti devlet bankalarına yatırdılar. Hariri ailesinin cebinden beş kuruş para çıkmadı.”