Kılıçdaroğlu: Uludere olayını aydınlatacağıma dair söz vermek için buraya geldim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Olayı aydınlatacağıma dair söz vermek için buraya geldim. Adaleti sağlamadan helalleşme olmaz. Bir şekilde annelerin acılarının dindirilmesi lazım” açıklamasında bulundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 28 Aralık 2011’de Uludere‘de yaşamını yitiren 34 kişinin yakınlarını ziyaret etmek için Şırnak’a gitti.
Kılıçdaroğlu’na eşi Selvi Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Uludere Alt Komisyonu’nun 15 ay süren çalışmalarında görev yapan CHP Ankara Milletvekili Levent Gök de eşlik etti.
Ailelerle buluşan ve burada açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “Olayı aydınlatacağıma dair söz vermek için buraya geldim. Adaleti sağlamadan helalleşme olmaz. Bir şekilde annelerin acılarının dindirilmesi lazım” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

“28 Aralık 2011 tarihinde burada çok acı bir olay gerçekleşti. 34 evladımızı kaybettik. Bunların 18’i 18 yaşından küçüktü. Acı hâlâ dinmiş değil. Ülkeye adalet gelecekse acının dindirilmesi, olayın aydınlatılması lazım. Olayı aydınlatacağıma dair söz vermek için buraya geldim. Adaleti sağlamadan helalleşme olmaz.

Bir şekilde annelerin acılarının dindirilmesi lazım. Eğer adaleti sağlarsanız toplumda barışı sağlamış olursunuz. Annelerin yüreğindeki ateş sönmedi sönmeyecek. Devlette çok büyük bir çürümenin olduğunu biliyorum. Boşuna Milli Eğitim Bakanlığı kapısına gitmedim. Çürüyen bir yapı var, düzeltmek zorundayız. KPSS sınavına giren bütün evlatlarımızın hakkını savunmak zorundayız.”

KPSS’nin iptal edilmesi

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, 31 Temmuz’da yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı’nın (KPSS) oturumlarının iptal edilmesine ilişkin görüşünü sorması üzerine, şöyle konuştu:
“Boşuna Milli Eğitim Bakanlığı‘nın kapısına gitmedim. Oraya gidip buranın da mutlaka bir şekilde adalet dağıtması gerektiğini söyledim. Sözlüde hakları yenilenler vardı. Sınavlarda hakları yenilenleri de gördük. Çürüyen bir yapı var ve bu çürüyen yapıyı düzeltmek zorundayız. KPSS’ye giren, hakkı yenen bütün evlatlarımızın da hakkını, hukukunu savunmak zorundayız. Bu ülkeye adaleti getireceğiz. Buradan bütün millete söz veriyorum ki KPSS’ye girip hakkı elinden alınan o gencecik pırıl pırıl evlatlarımızın, umutla sınavın iyi geçtiğini veya kötü geçtiğini düşünen evlatlarımızın da hakkını, hukukunu korumak zorundayız. Türkiye’de adalet içinde yaşamak zorundayız. Adalet bu ülkeye gelirse huzur gelir. Milli Eğitim Bakanlığı, saraydan tutun en aşağıya kadar çürüyen bir devlet yapısı var. Liyakat yok, ahlak yok. Her şey bir anlamda bitmiş vaziyette ama hepsini düzelteceğiz. Söz verdim, bir daha söz veriyorum, adalet bu ülkeye ya gelecek ya gelecek.”