20 C
İstanbul
Cumartesi, Haziran 19, 2021

Kılıçdaroğlu: Soylu’nun elinde Erdoğan’la ilgili bilgiler var

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın gönderdiği talimat ‘Asla bu konularda konuşmayacaksınız.’ Soylu’nun elinde Erdoğan’ı, yakın çevresini, ailesini zora sokacak çok bilgi var. Görevli savcılar soruşturma açmamakla suç işliyorlar” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, bu sabah Fox TV canlı yayınına katılarak, Organize suç örgütü liderli olduğu suçlamasıyla hakkında arama kararı çıkarılan Sedat Peker’in iddiaları ve gündemin diğer başlıkları hakkındaki soruları yanıtladı.

Peker’in iddialarının ardından yargının harekete geçmediğini belirten Kılıçdaroğlu, AK Parti hükümetine sert eleştiriler yöneltti.

Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 17/25 Aralık yolsuzluk operasyonlarını gündeme getirerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a dolaylı mesaj verdiği görüşünü savundu.

CHP Lideri, özetle şunları söyledi:

Türkiye savruluyor. Kimin ne yaptığı belli değil. Türkiye yönetilmiyor. Akdeniz’de bizim bir gemimize arama yapılacaktı. 4 saat Erdoğan’a kimse ulaşamıyor. 5 saat geçiyor, ya savaş olsaydı ne olacaktı? Çünkü Dışişleri Bakanlığı devre dışı bırakılmış. İbrahim Kalın da konuşuyor. Niye Dışişleri Sözcüsü yok. Milli Savunma Bakanı da dış politikada aktif geziyor. Sistemde bir sorun değil çok sorun var. Bütün yetkilerin bir kişiye bağlanması.

Merkez Bankası’nın şu anda net rezervi eksi 47 milyar 600 milyon dolar. Merkez Bankası’nda kendisine ait 1 cent dahi yok. Bu para dışarıdan alınıp getirilip, kasasına konan para. 47 milyar 600 milyon dolar var ama başkasının parası.

‘Mafyanın Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı olduğu ortaya çıktı’

Mafyanın Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı olduğu kapalıydı, açıkça ortaya çıktı. Gideceğiz seçime, bu sonbaharda ya da ne zaman olursa. Ancak geciktiğimiz her gün maliyet artıyor. Topluma maliyeti artıyor. Vatandaşın hakemliği son derece önemlidir. İktidar değişecek. Ben bu ülkede yaşayan insanların ferasetine inanıyorum. Siyaset kirlilikten arınacak, temiz bir siyasetle yolumuza devam edeceğiz.

Sedat Peker yer altı dünyasının aktörlerinden birisi. Bunların bir kısmı zaten daha önce ifade edilmişti. Parlamento tutanaklarına geçmişti ama iktidar partisi bunu muhalefetin suçlaması olarak sundu, ‘böyle bir şey yoktur’ dedi. Ancak şimdi işin içinde olan bir kişi açıkladı. O kadar rahattı ki ‘Erdoğan’ın dağıttığı kahveleri ben verdim’ dedi. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, parasını partinin ödemediği bir kahveyi alır dağıtırsa ne olur? Savcı yukarıdan talimat gelmediği için harekete geçmiyor. Savcı harekete geçse pislikler ortaya çıkacak. Savcının talimat olmaksızın doğrudan doğruya soruşturma açması lazım.

Bu konuda verilen önergeler iktidar ve ortağı tarafından reddedildi. Araştırmayın, soruşturmayın demektir bu. Olayın içinde olan kişi anlatıyor. Yer veriyor, isim, zaman veriyor. Her şeyi veriyor. Bunlar oldu diyor. Bakıyorsunuz, zaten bunlar doğru. ‘Eğer suçluysak içinizde en az suçlu olan benim’ diyor.

‘Bu siyasetçinin AKP MKYK’nın üyesi olduğunu da herkes biliyor’

İçişleri Bakanı kalktı bir açıklama yaptı. ‘Bir siyasetçiye her ay 10 bin dolar para veriliyor’ dedi. Yani rüşvet. Bir siyasetçiye, yer altı dünyasının bir aktörü neden her ay para versin? Bu siyasetçiyi biliyoruz, gazeteler yazıyor. Erdoğan’ın sesi çıkıyor mu? Bu siyasetçinin AKP MKYK’nın üyesi olduğunu da herkes biliyor.

Ortada bir şey yokken 17/25’e gönderme yaptı Sayın Soylu. Bakanların çocuklarının aldıkları rüşvetin para sayma makinalarını gündeme getirdi. Yani Erdoğan’a diyor ki ‘Ben 10 bin dolar rüşvet alanı biliyorum. Bana bir şey olursa azdan az, çoktan çok gider’ diyor. Yani asıl senden gider diyor. Savcı harekete geçmedi. Erdoğan, Soylu’yu çağırıp da ‘Sen çok ciddi bir iddiada bulunuyorsun, bu kişi kim? Bana söyle’ demedi. Erdoğan Soylu’yu çağırmadı. Çağıramaz ve konuşamaz. Rüşvet alan bir kişiyi büyükelçi yapan bir kişi. Onu da başka bir yere atayacak.

’Şimdi tepedekiler mafyayla beraber çalışıyorlar’

Erdoğan’ın gönderdiği talimat ‘Asla bu konularda konuşmayacaksınız.’ Soylu’nun elinde Erdoğan’ı, yakın çevresini, ailesini zora sokacak çok bilgi var. Görevli savcılar soruşturma açmamakla suç işliyorlar. Peki ona bakan kim? Hiç kimse.

Susurluk ayrı bir olaydı. Bu buzdağının görünen tarafı, alt tarafında tam bir felaket olduğuna inanıyorum. Susurluk’ta araştırma komisyonu kuruldu, ayrıntılar alındı. Burada hiçbir şey yok, tam bir sessizlik var. Orada tepedeki kişiler mafyaya bulaşmamışlardı, şimdi tepedekiler mafyayla beraber çalışıyorlar.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın gönderdiği talimat ‘Asla bu konularda konuşmayacaksınız.’ Soylu’nun elinde Erdoğan’ı, yakın çevresini, ailesini zora sokacak çok bilgi var. Görevli savcılar soruşturma açmamakla suç işliyorlar” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, bu sabah Fox TV canlı yayınına katılarak, Organize suç örgütü liderli olduğu suçlamasıyla hakkında arama kararı çıkarılan Sedat Peker’in iddiaları ve gündemin diğer başlıkları hakkındaki soruları yanıtladı.

Peker’in iddialarının ardından yargının harekete geçmediğini belirten Kılıçdaroğlu, AK Parti hükümetine sert eleştiriler yöneltti.

Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 17/25 Aralık yolsuzluk operasyonlarını gündeme getirerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a dolaylı mesaj verdiği görüşünü savundu.

CHP Lideri, özetle şunları söyledi:

Türkiye savruluyor. Kimin ne yaptığı belli değil. Türkiye yönetilmiyor. Akdeniz’de bizim bir gemimize arama yapılacaktı. 4 saat Erdoğan’a kimse ulaşamıyor. 5 saat geçiyor, ya savaş olsaydı ne olacaktı? Çünkü Dışişleri Bakanlığı devre dışı bırakılmış. İbrahim Kalın da konuşuyor. Niye Dışişleri Sözcüsü yok. Milli Savunma Bakanı da dış politikada aktif geziyor. Sistemde bir sorun değil çok sorun var. Bütün yetkilerin bir kişiye bağlanması.

Merkez Bankası’nın şu anda net rezervi eksi 47 milyar 600 milyon dolar. Merkez Bankası’nda kendisine ait 1 cent dahi yok. Bu para dışarıdan alınıp getirilip, kasasına konan para. 47 milyar 600 milyon dolar var ama başkasının parası.

‘Mafyanın Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı olduğu ortaya çıktı’

Mafyanın Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı olduğu kapalıydı, açıkça ortaya çıktı. Gideceğiz seçime, bu sonbaharda ya da ne zaman olursa. Ancak geciktiğimiz her gün maliyet artıyor. Topluma maliyeti artıyor. Vatandaşın hakemliği son derece önemlidir. İktidar değişecek. Ben bu ülkede yaşayan insanların ferasetine inanıyorum. Siyaset kirlilikten arınacak, temiz bir siyasetle yolumuza devam edeceğiz.

Sedat Peker yer altı dünyasının aktörlerinden birisi. Bunların bir kısmı zaten daha önce ifade edilmişti. Parlamento tutanaklarına geçmişti ama iktidar partisi bunu muhalefetin suçlaması olarak sundu, ‘böyle bir şey yoktur’ dedi. Ancak şimdi işin içinde olan bir kişi açıkladı. O kadar rahattı ki ‘Erdoğan’ın dağıttığı kahveleri ben verdim’ dedi. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, parasını partinin ödemediği bir kahveyi alır dağıtırsa ne olur? Savcı yukarıdan talimat gelmediği için harekete geçmiyor. Savcı harekete geçse pislikler ortaya çıkacak. Savcının talimat olmaksızın doğrudan doğruya soruşturma açması lazım.

Bu konuda verilen önergeler iktidar ve ortağı tarafından reddedildi. Araştırmayın, soruşturmayın demektir bu. Olayın içinde olan kişi anlatıyor. Yer veriyor, isim, zaman veriyor. Her şeyi veriyor. Bunlar oldu diyor. Bakıyorsunuz, zaten bunlar doğru. ‘Eğer suçluysak içinizde en az suçlu olan benim’ diyor.

‘Bu siyasetçinin AKP MKYK’nın üyesi olduğunu da herkes biliyor’

İçişleri Bakanı kalktı bir açıklama yaptı. ‘Bir siyasetçiye her ay 10 bin dolar para veriliyor’ dedi. Yani rüşvet. Bir siyasetçiye, yer altı dünyasının bir aktörü neden her ay para versin? Bu siyasetçiyi biliyoruz, gazeteler yazıyor. Erdoğan’ın sesi çıkıyor mu? Bu siyasetçinin AKP MKYK’nın üyesi olduğunu da herkes biliyor.

Ortada bir şey yokken 17/25’e gönderme yaptı Sayın Soylu. Bakanların çocuklarının aldıkları rüşvetin para sayma makinalarını gündeme getirdi. Yani Erdoğan’a diyor ki ‘Ben 10 bin dolar rüşvet alanı biliyorum. Bana bir şey olursa azdan az, çoktan çok gider’ diyor. Yani asıl senden gider diyor. Savcı harekete geçmedi. Erdoğan, Soylu’yu çağırıp da ‘Sen çok ciddi bir iddiada bulunuyorsun, bu kişi kim? Bana söyle’ demedi. Erdoğan Soylu’yu çağırmadı. Çağıramaz ve konuşamaz. Rüşvet alan bir kişiyi büyükelçi yapan bir kişi. Onu da başka bir yere atayacak.

’Şimdi tepedekiler mafyayla beraber çalışıyorlar’

Erdoğan’ın gönderdiği talimat ‘Asla bu konularda konuşmayacaksınız.’ Soylu’nun elinde Erdoğan’ı, yakın çevresini, ailesini zora sokacak çok bilgi var. Görevli savcılar soruşturma açmamakla suç işliyorlar. Peki ona bakan kim? Hiç kimse.

Susurluk ayrı bir olaydı. Bu buzdağının görünen tarafı, alt tarafında tam bir felaket olduğuna inanıyorum. Susurluk’ta araştırma komisyonu kuruldu, ayrıntılar alındı. Burada hiçbir şey yok, tam bir sessizlik var. Orada tepedeki kişiler mafyaya bulaşmamışlardı, şimdi tepedekiler mafyayla beraber çalışıyorlar.”

Bugünden