Japonya’dan sonra Çin de Kürtçe bölüm açıyor

Geçtiğimiz yıl Tokyo Yabancı Diller Araştırmalar Üniversitesi’nde başlayan Kürt dil kursu, ikinci dönem mezunlarını da vermeye hazırlanırken, Çin’de de Pekin Üniversitesi’nde Kürtçe bölümünün açılacağı belirtildi.

Nisan 2019’da Kürtçe kurslarına başlayan üniversite, ilk mezunlarını geçtiğimiz mart ayında vermişti.

Tokyo Üniversitesi’ne Kürtçe dil kursları projesini hazırlayan Vakkas Çolak, kursla ilgili süreci K24’ten Cesim İlhan’a konuştu.

Üniversitede önümüzdeki dönemde de Kürtçe derslerinin devam edeceğini ifade eden Çolak, “Japonya’daki Nagasaki Üniversitesi’nde de yeni dönemde Kürtçe, seçmeli ders olarak müfredatta yer alacak. Bu projede yer alan ve daha önce Süleymaniye Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Dr. Abdurrahman Gülbeyaz derslere girecek” dedi.

Japonya’da Kürtçeye yoğun bir ilginin var olduğunu vurgulayan Çolak, “Kürtçe, üniversitede seçmeli dersler içerisinde en çok tercih edilen diller arasında yer alıyor” dedi.

Çolak, yeni eğitim öğretim yılında Kürtçenin Sorani lehçesinde de kursların olacağı müjdesini vererek, “Çünkü daha önce ders kitaplarımız yoktu. Şimdi bir kitap çalışmamız var. Ayrıca şu an Japonca-Sorani sözlüğünü de hazırlıyoruz. Yeni yılda bir dönem Sorani bir dönem de Kurmanci lehçelerinde derslerimiz olacak” şeklinde konuştu.

Vakkas Çolak, kursun açılmasıyla ilgili süreciyle ilgili şunları söyledi:

“Bundan 10 yıl önce Japonya’da bir devlet üniversitesinde Kürtçe ders vermek için bir proje hazırladım. Ben bu projemi Farsça Bölümü’nden Japon bir hocamıza anlattım. Kendisi çok beğendi ve üniversite yönetimine sunduk. Üniversite kendisi de Kürtçe kurs vermek istiyordu. Ama şimdiye kadar proje sunan olmamış, akademik düzeyde Kürtçe ders veren kimse yoktu. Tokyo Üniversitesi’nde ders vermek isteyen kişilerin doktorasını bitirmesi lazım. Ya da ders vermek için kişi kendi anadilinde ders vermeli. Burada kurslardan önce Kürtçe-Japonca bir sözlük hazırladım. Daha sonra üniversite yönetimi Kürtçe kurslarına onay verdi ve 2019 Nisan ayında eğitime başladık.”

“KONTENJANLAR DOLDU”

Çolak, ilk başta Kürtçe kurslarının sadece Japonya halkı için açmayı planladıklarını ifade etti:

“Biz ilk önce üniversite dışında insanlar için Kürtçe kursu açmak istedik, üniversite rektörü bunun öğrencileri de kapsayabileceğini söyledi. Üniversite öğrencileri için de başka bir sınıf açtık. Her sınıf için haftada 4 saat Kürtçe dersi veriliyordu. İlk sınıfın mevcudu 40, diğerinin de 21’di. Bizim belirlediğimiz kontenjanlar doldu. Halka açık olan kontenjanımız 21 kişilikti, üniversite öğrencileri için belirlediğimiz kontenjan ise 40 kişilikti. O da dolmuştu. İlk yılda 60’a yakın öğrenci mezun oldu. Halk için açılan kursu (açık öğretim) bitirenlere üniversite resmi olarak sertifika veriyor. İlk yılda şimdiye kadar bir ve ikinci seviyeyi bitirdik, sertifikalar verildi. Üniversite öğrencileri için açılan Kürtçe kursu için ise sınava giriyorlar, not veriyoruz. Notları iki gün önce okudum, onları da mezun edeceğiz.”

Tokyo Üniversitesi’nde kurs açılmadan önce özel Kürtçe dersi verdiğini vurgulayan Çolak, “Kursları açmadan önce ben burada iki yıl özel Kürtçe dersleri veriyordum. Japonya’da devlet ve devlet üniversitesi tarafından ilk defa Kürtçe eğitimi veriliyor. Kursa gelenlerden hiçbiri Kürt değil. Çoğu Japon, Çinli, Koreli ve Tayvanlı” dedi.

TÜRKİYE’NİN TEPKİSİ VE JAPONYA’NIN YANITI

Öte yandan Nisan 2019’da Tokyo Üniversitesi’nde Kürtçe Kursları dersleri başladığı zaman Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Japonya Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla üniversiteyle iletişime geçerek, Kürtçe kurslarının durdurulmasını istemişti.

Tokyo Üniversitesi de Türkiye’ye tepki göstermiş Kürtçe kursunun devam edeceğini bildirmişti.

Türkiye’nin Japonya’da açılan Kürtçe kursuna karşı çıkmasıyla ilgili ise Çolak şunları söyledi:

“Türkiye Dışişleri Bakanlığı üniversite ile iletişime geçerek Kürtçe kurslarının kapatılmasını istemiş. Ama üniversite yönetimi bunu kabul etmedi ve onlara bunun akademik bir iş olduğunu iletti. Japonya’da eğitim ve dil özgürlüğü var denmiş. Ayrıca üniversite için Japonya devleti de karar veremez. Kürtçe kurs verilip verilmeyeceğinin üniversitenin kararı olduğu belirtilmiş. Türkiye’ye bu şekilde cevap verildi.”

KÜRTLERE MESAJ…

Kürlerin, yabancılara Kürtler ve Kürtçeyle ilgili bilgi vermesi gerektiğini söyleyen Vakkas Çolak şunları söyledi:

“Dünyanın her yerinde Kürtçe kursları ve eğitimi olmalı. Özellikle diaspora Kürtlerine bu konuda önemli bir görev düşüyor. Kürtlerin yaşadığı ülkeler, Kürtlerin tarihi, kültürünü, dilini, müziğini, coğrafyasını ve Kürt kimliğinin Kürtlerden öğrenilmesi gerekiyor. Çünkü birçok millet ve kişi Kürtleri seviyor, Kürtlerle ilişki kurmak istiyor. Kürtlüğü Kürtlerden öğrenmek istiyor. Kürtleri Türk, Arap ve Farslardan öğrenmesinler. Bu çok önemlidir. Çünkü birlikte Tokyo Üniversitesi’nde Kürtçe kursunu açtığımız hocam bana, ‘Biz şimdiye kadar hata yaptık, biz Kürtleri Kürtlerden öğrenmedik, biz Kürtler üzerine bir araştırma ya da bir çalışma yaptığımız zaman İran’a gidip Farslara soruyorduk, ya da Araplara ve Türklere soruyorduk. Sonra fark ettik ki biz Kürtleri bu şekilde doğru tanıyamıyoruz. Devlet nasıl istiyorsa Kürtlerin tarihi, müziği, dili üzerine o şekilde taraflı yazılıyordu. Bunu gözlerimizle gördük. Sonra Kürdistan Bölgesi’ne gittik, orda Kürtleri gördük, Kürt üniversitelerini, hocalarını gördük sonra Kürtlerin hakikatini görmeye başladık’ demişti. Bundan dolayı Kürtçe eğitimi ve kursları her yerde olmalı ve açılmalı, üzerine çalışmalar yapılmalı.”

“ÇİN, KÜRTÇE BÖLÜMÜ AÇACAK”

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Pekin Üniversitesi’nde Kürtçe bölümü açmak için çalışmalar yaptığını kaydeden Dr. Çolak, son olarak şunları söyledi:

“Şimdi Avrupa, ABD, Rusya ve birçok ülkede Kürtçe dil eğitimi ve kursları var ama Japonya’da ilk defa kurs açıldı. Ayrıca Japonya’daki Etnografya Müzesi 86 dilden oluşan bir sözlük hazırlıyor. Bunun içerisinde Kürtçe de var. Onu da ben hazırladım. Önümüzdeki dönemlerde bu sözlük yayınlanacak. Bu yıl Çin de Kürtçe dil eğitimi için adım atacak. Üstelik Pekin Üniversitesi’nde sadece eğitim ya da Kurs değil, Kürt dili bölümü açacaklar. Şu an bunun hazırlığını yapıyorlar. Bu Kürdistan Bölgesi ile Çin arasında gelişen ilişkilerin neticesidir. Ayrıca ben Kore ve Tayvan’da da Kürtçe için adım atılacağını düşünüyorum. Onlar da Kürtler ve Kürtçeyle ilgileniyorlar. Kürtlerin IŞİD’e karşı verdiği başarılı mücadeleden dolayı dünya Kürtleri ve Kürtçeyi daha iyi tanıdı.”