İzmir depreminde yıkılan ya da ağır hasarlı binaların 42’si ‘imar affı’ ile kayıt altına alınmış

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan Can, İzmir’de “İmar Barışı” kapsamında yapı kayıt belgesi verilen binalardan meydana gelen depremde etkilenenlere ilişkin Araştırma Komisyonu’nda yaptığı açıklamada, acil yıkılacaklardan 4’ünün, yıkık olanlardan 2’sinin, ağır hasarlı olanlardan 36’sının yapı kayıtlı, diğerlerinin ise normal ruhsatlı yapı olduğunu söyledi.

Meclis Depreme Karşı Alınabilecek Önlemleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Uncuoğlu başkanlığında toplandı.

Komisyon, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan Can, İller Bankası AŞ Genel Müdürü Yusuf Büyük, Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürü Vedad Gürgen, Mekansal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar, Tapu ve Kadastro Genel Müdür Vekili Mehmet Zeki Adlı ile Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ömer Bulut’u dinledi.

Yapı İşleri Genel Müdürü Can, komisyona yaptığı sunumda, Genel Müdürlük olarak Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında 8 alanda görevleri bulunduğunu belirterek, bunların en önemlisinin hasar tespit çalışması olduğunu söyledi.

Hasar tespit çalışmalarında binaların hasarlarına ilişkin derecelendirme yaptıklarını kaydeden Can, bu çalışmalarda 3 yıl önce geliştirdikleri hasar tespit yazılımını kullandıklarını anlattı.

İmar barışı

Meydana gelen depremler sonrası Elazığ için yaptıkları çalışmaları İzmir için de başlattıklarını ve rapor hazırladıklarını aktaran Can, bir depremin yaşanmasının ardından ilgili bölgeye daha hızlı ulaşabilmek amacıyla Türk Hava Yolları ile protokol imzaladıklarını söyledi.

İzmir’de “İmar Barışı” kapsamında yapı kayıt belgesi verilen binalardan meydana gelen depremde etkilenenlere ilişkin de bilgi veren Can, acil yıkılacaklardan 4’ünün, yıkık olanlardan 2’sinin, ağır hasarlı olanlardan 36’sının yapı kayıtlı, diğerlerinin ise normal ruhsatlı yapı olduğunu söyledi.

Can, Bina Kimlik Belgesine ilişkin milletvekillerinin soruları üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Bizim burada birincil düşündüğümüz şey, mühendis ve mimarlar açısından bir standart oluşturmak, ikincisi bütün verilerin kayıtlı, erişilebilir, şeffaf olması. Binanın hem dışına hem içine iki levha olarak takılarak yangın, deprem gibi afetler durumunda da ulaşılabilirliği kolaylaştırmak. Bu çipli sistem, 70 metre öteden bile okunabiliyor. Mesela çipli bir bina çöktü. Biz yaralıları kurtarmak için o binanın basit bir rölövesini çıkarmaya çalışıyoruz. Yıkım esnasında da çok kolaylık sağlıyor. Çünkü nereden etki edersek nasıl bir yıkımı sağlarız bunun bilgisini de edinmiş oluyoruz. Tıpkı araçlarda, asansörlerde olduğu gibi belirli periyotlarda denetim sistemi geliştiriyoruz.”

“590 bin riskli yapıyı yıktık”

Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürü Gürgen, sunumunda, “Türkiye’de kentsel dönüşüm ne kadar çabuk tamamlanırsa, riskli binalardan ne kadar çabuk kurtulursak bu hasarlardan, afetlerden de o kadar çabuk kurtulacağız. Bu ülkede riskli son binayı yıkıncaya kadar dönüşüme devam etmeyi istiyoruz.” dedi.

2012’de 6306 sayılı Kanun’un yayınlanmasıyla Bakanlık olarak kentsel dönüşüm çalışmalarına dahil olduklarını anımsatan Gürgen, 2012’den bu yana 81 ilde 696 bin konut ve iş yerini riskli yapı olarak tespit ettiklerini, bunlardan yaklaşık 590 binini yıktıklarını söyledi.

Gürgen, kentsel dönüşüm çalışmaları için 2012’den bugüne kadar 15 milyar 695 milyon lira harcandığını bildirdi.