Iraklı siyasetçi: Türkiye Lozan’ı bekliyor, Irak ve Suriye’de hak talep edecek

Şii Fetih Koalisyonu milletvekili adayı Mahmud el Hayyani, Irak Parlamentosu seçimlerine dışarıdan müdahale edildiğini savunarak, “Bölge devletleri Irak’ta mezhepler arasında ve mezhep içerisinde karmaşa çıksın diye bunu yapıyor” dedi.

Irak ve Kürdistan Bölgesi’nde 10 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerde büyük oy kaybı yaşayan Şii Fetih Koalisyonu lideri Hadi el-Amiri, seçim sonuçlarında oynandığını ileri sürerek bunu kabul etmediklerini bildirmişti.

Rudaw Televizyonuna katılan Fetih Koaliyonu milletvekili adayı Mahmud el Hayyani, seçim ve gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  

El Hayyani, “Hakikaten bu seçimlerde oylarımız çalındı. Geçen seçimlerde 45 sandalye almıştık ancak şimdi 14 sandalye almış bulunuyoruz. Komisyonun işlerini doğru dürüst yapmadan, daha sandıkların büyük çoğunluğu açılmadan sonuçlar açıklandı. Ancak biz itiraz edip sandıkların sayılmasını istedikten sonra sandalye sayımız 20-22’ye çıktı. Bu da gösteriyor ki bir hile yapılmış” diye konuştu.

Bu durumun ülkenin demokrasisine hizmet etmediğini ifade eden el Hayyani, “Bu şekilde ülke eski rejim (Saddam Hüseyin) rejimi dönemine dönüş gibi oluyor. Sandıklar önceden dolduruluyor ve halkın sandık başına gitmesine gerek kalmıyor” dedi.

El Hayyani, “Biz Fetih Koalisyonu olarak yasal yollara başvuracağız. Fetih’e haksızlık yapılmış. Elimizde kanıtlar var, oy satıldığı, oylarımızla oynandığı belgelidir.”

Koalisyon için Şii liderler Nuri Maliki, Hadi Amiri, Haydar Abadi, Ammar Hekim ve Kays Gazali’nin arayış içerisinde olduğunu belirten Mahmud el Hayyani, Kürt ve diğer Sünni Araplara da kapılarının açık olduğunu söyledi.

“Bölge devletleri seçime müdahale etti”

“Sizce yabancı ülkelerden mi müdahale ediliyor” sorusuna ise el Hayyani, “Elbette dış ülkelerin müdahalesi var. Biz bunu diğer televizyon kanallarında da dile getirdik. Bölge devletlerinin müdahale ettiğini anlattık. Irak’ta mezhepler arasında ve mezhep içerisinde karmaşa çıksın diye bunu yapıyorlar ama siyasi liderlerimiz, Fetih liderliği ve sayın Mukteda es Sadr bunun bilincinde ve o duyarlılığa sahipler” yanırını verdi.

“Yabancı ve bölge develetlerin Irak’a tamahı var” diyen el Hayyani, şöyle devam etti:

“Bildiğiniz gibi Irak zengin doğal kaynaklara sahip. Petrol ve doğalgazı var, fosfat ve diğer değerli madenleri var. Bugün dünyanın genelinde yaşanan sorun ve çekişmeler bu kaynakları ele geçirmek ve mali açıdan güçlü olmak için yaşanıyor. Bu ortamda bazıları Heşdi Şabi’yi tasfiye etmek istiyor. Şunu söyleyeyim; Heşdi Şabi herkes için bir siperdir. Örneğin Türkiye ile bir sorun yaşanırsa ki su meselesi nedeniyle ülkenin güneyinde kuraklık yaşanıyor ve daha önce bazı taraflar bu sebepten dolayı Irak ile Türkiye arasında savaş yaşanır idiasında bulunuyordu. Öte yandan biz Türkiye’nin Musul ve Kerkük’te gözü olduğunu sanıyorduk ama Türkiye hükumetinin sözlerine bakıyoruz, Yemen’e ve hatta Cezayir’e de ulaşmak istiyorlar. Osmanlı devletinin bir parçası olduğunu savunuyorlar. Biz Fetih Koalisyonu olarak demokrasiye inanıyor ve bu devletlere barışçıl yollara başvurmaları çağrısında bulunuyoruz.”  

“Türkiye Lozan Anlaşmasının süresinin dolmasını bekliyor”

El Hayyani, “Türkiye Lozan Anlaşmasının zamanının dolmasını bekliyor. Bunlar Türkiye Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarında var ki ‘bizim için Lozan bitmiştir’ diyorlar. Bu anlaşmadan önce Irak Osmanlı devletinin toprağıydı. Bu nedenle birkez daha kontrol etmek istiyorlar. Sanırım bunun için belirlenen süre 2022 veya 2023. Yani birkaç ay sonra bitecek. Buna göre Irak, Körfez ülkeleri, Suriye, Arabistan, Mısır, Cezayir, Libya ve Somali’ye kadar uzanan toprakların Osmanlı toprağı olduğunu söylüyorlar ve hak talep ediyorlar. Buna karşı durabilmek için güce ihtiyacımız var. Böyle bir ihtimal varken bizim de güçlü bir orduya sahip olmamız lazım. Bu durumda elimizdeki Heşdi Şabi’yi mi lağvedelim?” değerlendirmesinde bulundu.

İran’ın Irak’ta gözü olmadığını, aksine terörle mücadelede kendilerine yardımcı olduğunu ve ülkenin istikrarından yana olduğunu savunan Mahmud el Hayyani, “Bölge devletleri dediniz, bölgedeki hangi Arap devleti Irak’a göz dikmiş” sorusunu, “Doğrusu Irak güçlü bir ülke ve güçlü askeri yapıya sahip. Bu yüzden Irak’a göz dikmişler derken bunu askeri değil kendi yöntemleri ile yaptıklarından sözediyorum. Kim oldukları biliniyor” sözleriyle yanıtladı.

Iraklı siyasetçi, IŞİD ve terörle mücadelede Peşmerge’nin Irak ordusu ve Heşdi Şabi ile omuz omuza savaştığını söyledi.

Dildar Herki’nin, “Bunu diyorsunuz ama Hadi Amiri bugün bir açıklama yaparak Kürtleri birkez daha kızdırdı. Peşmergenin Kerkük’ten çıkarılmasını düşmana karşı elde edilmiş bir zafer olarak nitelendirdi. Peşmerge Kerkük’te IŞİD’e karşı savaşırken o kadar şehit verdi, kanları ile korudu. Bu söylemlerle nasıl Kürtlerle ittifak kurabilirsiniz” sorusuna, “Bu konuda herhangi bir bilgim yok. Ancak bu çeşit açıklamalar milleyetçiliği körükler, birliğimizi parçalar. Bu şekilde açıklama yapan kim olursa olsun şahsen karşıyım” şeklinde kaçamaklı yanıt verdi.   

Mahmud el Hayyani, başbakanlık adaylarının Nuri Maliki olduğunu, Mustafa Kazımi’nin başbakanlığı konusunun da bundan sonra yapılacak müzakerelerde ele alınabileceğini söyledi. | Rudaw, iznews