HDP’nin kuruluş yıldönümünde konuşan İlknur Birol : HDP ‘Aydınlık geleneğin temsilcisidir’

Partisinin 9’uncu kuruluş yıldönümüne ilişkin konuşan HDP MYK üyesi İlknur Birol, HDP’nin zamanı gelen bir fikir ve felsefe olduğunu söyledi. İlknur, “Bize yapılanın yüzde 50’si başka bir siyaset yapılsa yerinde yeller esiyordu. Bizim yerimizde yeller esmek yerine simgemizdeki ağacın kökleri daha derine iniyorsa zamanı gelmiş bir fikir olduğumuzdandır” dedi. Toplumun bütün renklerini bir arada toplayarak siyaset alanına yeni bir soluk getiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) bugün kuruluşunun 9’uncu yılına girdi. Kurulduğu günden bu yana iktidarın sürekli hedefinde olan HDP, baskı, tutuklama, gözaltı, kayıplara rağmen tarihsel geleneğinden aldığı mücadele ruhuyla eşitlikçi bir yaşamın inşası için tohumlarını serpmeye devam ediyor. Demokratik siyaset ve çözümde ısrarcı olan HDP, direniş kültürüne yenilikleri de eklemeyi sürdürüyor.  HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi İlknur Birol, partilerinin 9’ncu kuruluş yıldönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 ‘HDP demokratik siyasetin karşılığıdır’ 

HDP’nin içerisinde büyük tarihsel olguların yine aynı tarih içerisinde ödenmiş birçok bedel olduğunu dile getiren İlknur, dünyada kağıda, kaleme ve tarihsel hafızaya yazılabilecek büyük bedeller ödendiğini söyledi. İlknur, “Kürt halkının en doğal, haklı taleplerini dile getirmek için tarih sahnesine çıktığı andan itibaren özgürlük talebinin taşıyıcı temsilcisi olması yönünde demokratik siyaset alanında bahsettiğimiz gibi 30 yıl önce ilk nüvelerini vermiş demokratik siyasal temsilcileri görüyoruz.  Bu yolculuk HEP’ten bugün HDP’ye kadar gelmiş bir uzun silsiledir. Bedeli çok ağır ödenmiş ama sırtındaki ağırlığı bugünkü irade tesliminin sorumluluğunun farkında olan bir HDP olarak yine tarihsel bir anda 9’uncu yaşımızı kutluyoruz. HDP, bütün çocukların, gençlerin, yaşlıların, Kürtlerin, ezilenlerin ve inancı yok sayılanların, cinsiyetçiliğe karşı bütün savunucuların, yoksulluk içerisinde boğuşan bütün emekçilerin, suyun, toprağın, dağın, taşın tamamını ‘daha iyi bir hayat mümkündür’ sözünün karşılığıdır.  HDP Türkiye ve Kürdistan’da demokratik siyasetin karşılığıdır” dedi. 

 ‘Aydınlık geleneğin temsilcisi’ 

Bu yolda ağır bedeller ile yürüdüğünü, cezaevlerinde yıllarını geçiren arkadaşlarının sırtlarında bıraktığı ağır yükle 9’uncu yılı karşıladıklarını belirten İlknur, “Zindanları büyük bir direniş merkezine dönüştürmüş, mücadelede süzdükleri tecrübede beş altı metrekarelik hücrelere sığdırmayıp, bütün toplumla buluşturmayı becerecek kadar yetenekli, zeki, sorumluluk sahibi ve bu ülkeye umut, aydınlık taşıyan geleneğin temsilcisidir HDP. Barış, demokrasi, özgürlük yolunda 9 yaşında diyebileceğimiz bu yılki kutlamalarımızda önemli tarihsel bir kavşaktan geçerken, bu kavşaktaki sorumlulukla kutlayacağız 9’ncu yılımızı. Daha uzun yolumuzun olduğunu, kimsenin yüreğini karartmayarak, bütün acıları çektiğimizi ama acıların içinde gülmeyi becerebildiğimiz kadar hem neşeli hem de umutlu ve inşacı bir siyasetin kurucusu olarak kutlayacağız” sözlerini kullandı.  

‘İmralı’daki tecridin bertaraf edilme sorumluluğu var’

 HDP’nin, siyasetin umutsuzluğa ve çaresizliğe ittiği tüm halklara bir anahtar sunduğunu dile getiren İlknur, şöyle devam etti: “Herhangi bir anda herhangi bir yıl dönümü kutlamıyoruz. Edirne’den Kandıra’ya Kırıklareli’den Şakran’a binlerce tutsağın ağırlığı ile 9’uncu yılımızı kutluyoruz. Eksik bıraktığımız işleri hatırlayarak, zindanların kapılarının açılma görevi hala duruyor. İmralı’da başlayan kocaman bir coğrafyaya yayılan tecrit siyasetinin bertaraf edilmesi sorumluluğu üzerimizde duruyor ve bunun ağırlığı ile 9’uncu yaşımızı kutluyoruz. Türkiye’de bütün ezilenlerin yarına kuşku ile bakıp omuzları düşük bir şekilde sokaklara terk edildiği bir coğrafyada omuzları ve başı kaldırabiliriz. Biz varız, güçlüyüz diyeceğimiz sözün ağırlığı ile 9’uncu yaşımızı kutluyoruz. Şiarımız beli; eşitlik, özgürlük, demokrasi istiyoruz. Demokrasi basit bir propaganda lafı değil, stratejik hedefimizdir. Bunu sadece kendimiz için istemiyoruz, birlikte yaşadığımız bütün toplum için istiyoruz. Paramparça edilen, haneler, işler, kültürler, inançları bölmek isteyen zorba iktidarlar karşısında ‘ hayır hep birlikte yeni kurulabilir, inşa edilebilir’ bir düzen için HDP olarak biz burada duruyoruz. Herkes gözlerini ileriye diksin, kimse ayağının dibine bakmasın, el ele omuz omuza kol kola verebilmenin, bu kadar zulüm ve sömürü içerisinde mücadele etmenin yanında duran HDP’yi ve onun arkasında duran halkların iradesini kimse küçük görmesin. 9’uncu yaşımızı 90 yıla çıkaracak şekilde 90 kere büyütecek şekilde, azmimizi, neşemizi, irademizi, umudumuzu bu 9 yıla katarak büyüyelim. Bu yolu birlikte yürüyelim.” 

‘Bir müzakere partisi’ 

Partilerinin tüzüğüne değinen İlknur, tüzükte topluma nelerin vaat edildiğini şu sözlerle hatırlatıyor: “Bu topluma çoğulcu, özgürce ve eşit yaşamak mümkündür derken partimizin içerisinde çoğulcu, özgür ve birbiriyle eşitlik ilişkisinde olan dinamikler olarak giriyoruz. Hayali bir şeyden söz etmiyoruz. HDP kadın partisidir, kadın özgürlükçü eşitlikçi partidir diyoruz ama bunu güzel bir söz diye topluma söylemiyoruz. Kendi içimizde kadınların eşbaşkanlık kurumu ve eşit temsiliyet ilkelerini bir hassasiyetle koruyarak, kurumsallaştırmaya çalışıldığı ve topluma da eşitlik olgusu açısından bir adım olarak teklif edildiği anlatıldığı bir biçimde yaşıyoruz. Biz çok renkliyiz, bu çoğulculuk Türkiye ve Kürdistan coğrafyasında zaten bağrında olduğu renkliliği kavrayan yok saymayan, inkar etmeyen bir temel ilkeye yaslanmamız nedeniyle mümkün olabiliyor. Bir müzakere partisi olarak kurulduk, bütün sorunlarımızı demokratik müzakere ve ortak mutabakatlarla çözebiliriz derken, havadan bir sözü topluma söylemiyoruz. Çünkü partimizin içerisini de böyle dizayn ediyoruz. Biz bu felsefeye yaslanıyoruz, bu felsefenin gereğini partinin bütün il ve ilçe örgütlerinin kuruluşundan sonra hakiki bir gerçekliğe dayanarak topluma sunuyoruz. Bu açıdan Türkiye ve Kürdistan toplumunu eşitleyebilen ve kucaklayabilen demokratik mekanizmalarla, yerinden kolektif iradeyi esas alan, düşünce biçimlerini yaşama imkanının var olabileceğini en güçlü şekilde gösteren bir siyasi organizasyon olarak duruyoruz burada.”

 ‘HDP zamanı gelmiş bir fikir’

 HDP’nin zamanı gelen bir fikir olduğunu, bütün baskıcı rejimler karşısında özgürlük ve eşitlik fikrini yukarı çıkarma cesaretini simgelediğine işaret eden İlknur, “Kürt özgürlük hareketi, Türkiye devrimci ve sosyalist hareketinin tarihsel birikimini bir zeminde buluşturabilen, kıblesi demokrasi ve özgürlük olan, zamanı gelmiş bir fikirdir. Kadınlar için son derece önemli siyasi bir organizasyondur. Kadın özgürlükçü, eşitlikçi çizginin bakışının hem örgütsel mekanizmalara, hem de çalışmalarına yansıtarak toplumun özünde değişiklik kavrayabileceği ana mekanizmaların hayat bulduğu yerlerden biri ve savunucusudur. HDP tarihsel dayanaklarından bugüne geldi.  Tarih boyunca kadınların, gençlerin, emekçilerin arayışı olmuştur. 21’inci yüzyılın başında bunları konuşurken coğrafyamız iki yüzyıl öncesine gidiyor ve karanlık zihniyetler yeniden kabarmışken, kapitalizm iliklerimize kadar sömürürken HDP‘nin söylediklerinin zamanı gelmiş bir fikirdir. Bundaki direncin de ne kadar doğru olduğunu, mayasının ne kadar köklerden geldiğini ve haklı olduğunun göstergesi olduğu için HDP bugün ayaktadır. Bize yapılanın yüzde 50’si başka bir siyasete yapılsa yerinden yeller esiyordu. Bizim yerimizde yeller esmek yerine simgemizdeki ağacın kökleri daha derine iniyorsa zamanı gelmiş bir fikir olduğumuzdandır” sözlerini kullandı. 

 Gençlere çağrı: Enerjinize, gülen yüzünüze ihtiyacımız var 

“Barış, demokrasi ve kadın özgürlük mücadelesinde 9 yaşındayız” diyen İlknur son olarak şöyle konuştu: “Özgürlük ve eşitlik isteyenlerle birlikte yürüyelim. HDP çok genç bir parti bir o kadarda yaşlı bir parti. Fikirleri, dinamizmi genç, bakışı genç ve yeniyi simgeleyen bir parti olarak bütün gençlere sesleniyorum; Bu sistem sizlerin siyaset yapmanızı boca etmeye çalışıyor. Gençleri geleceğe güven duymayanı gözleri gülmeyen hayal bile kuramayan kendi iktidarını devam ettirmek için yapıyor bunu.  Bütün umut sizdedir derken boşuna söylenmiyor. Siz yeniyi, geleceği, bir toplumun hayal kurma hakkını, kendini gerçekleştirecek olan en önemli toplumsal dinamizmisiniz. Kadınlar ve gençlere yaslanmayan, onlardan beslenmeyen ve onların akıllarına ihtiyaç duymayan hiçbir siyasi hareket büyümez. 9’uncu yaşımızda; partimiz bu gencecik haliyle bu süzülmüş fikri ile yeni bir yüzyıla kucak açarken, enerjinize, gülen yüzünüze ihtiyaç duyuyor. Partiyi sahiplenin,  büyütün, gençleştirin ve gençlik yürüyüşünün yanı başında bu parti ile birlikte olun.”