HDP’li Özsoy, Millet İttifakı’nın adayına destek vermelerinin ‘şartları’nı açıkladı

HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Millet İttifakı’na destek verme şartlarını açıkladı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy ile CHP İstanbul Milletvekili Ahmet Ünal Çeviköz, ABD’in başkenti Washington’da düzenlenen “11’inci Ortadoğu Çalışmaları Enstitüsü Yıllık Türkiye Konferansı”nda yaklaşmakta olan cumhurbaşkanlığı seçimleri ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundular.

HDP’li Özsoy, Haziran 2023’te düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Millet İttifakı’na destek vermeleri için, “Türkiye demokrasisinin garanti altına alınması, özgürlüklerin korunması, eşitlik, insan hakları ve Kürt sorunun tartışılması için uygun ortamın oluşturulması” şartlarının olduğunu ifade etti.

Özsoy, “Hiçbir katı milliyetçi adayı desteklemeyeceğiz. Sanırım siyasi duruma aşina olanlar kimden bahsettiğimizi anlıyor” dedi.

Millet İttifakı’nı destekleyip desteklemeyeceklerine karar vermek için Millet İttifakı’nın, Erdoğan sonrası döneme ilişkin projelerini açıklamasını beklediklerini aktaran Özsoy:

“HDP için önemli olan muhalefetin, Erdoğan’ın yerine geçirmek istediği adayın kendisi değil Türkiye’nin demokratikleştirilmesine ilişkin projeleridir” diye konuştu.

“Türkiye ve Kuzey Kürdistan’daki orta sınıfı daraltan büyük bir ekonomik kriz var” diyen Özsoy’un açıklamalarının öne çıkan kısımları şu şekilde.

“Metropol anketine göre; laik, milliyetçi, İslamist ve libarellerden oluşup HDP’yi dışarıda bırakan Millet İttifakı yüzde 40’lık bir oy oranına sahip. Altı partiden oluşan bu ittifak Erdoğan’ın ‘diktatörlüğü’ne son vermek istiyor fakat iki blok arasında yakın ve zorlu bir rekabet var.

Eğer Millet İttifakı, 6 milyondan fazla oyu olan -bu da toplam oyların yüzde 12’si anlamına geliyor- HDP’yi kendi bloğuna çekebilirse terazi muhalefetin lehine dönmüş olacak. O zaman da AK Parti ve MHP’nin yenilmesi muhtemeldir.

Millet İttifakı, Eylül 2021’de yayımladığımız, toplumsal eşitlik ve biz HDP için çok önemli olan İstanbul Kadın Hakları Sözleşmesi’ni de içeren 11 maddelik taslağa bağlı kalmalı.

Kürt sorununun barışçıl bir şekilde ele alınması çok önemlidir. Barışçıl bir çözüm için çağrıda bulunduğumuzu söylemiyoruz, sadece ciddi ve barışçıl bir diyaloğa dayanan barışçıl bir anlaşma istiyoruz.

Türkiye hükümetleri, Kürt sorununu siyasi ve anayasal bir mesele olarak çözmek istemedikleri her zaman ‘kardeşiz’ dili kullanmaya başlıyor. Bu, sorunu çözmek istemedikleri anlamına gelen psikolojik bir benzetmedir. Bu ailevi veya şahsi bir mesele değil; anayasa ve vatandaşlıkla ilgili bir meseledir.

Bu meselenin, hükümet veya muhalefetin Kürt sorununu çözmeye hazır olmaları ya da Kürtlerin haklarını kabul etmeye istekli olmalarıyla alakası var.

2015’ten bu yana  HDP’li 150 belediye başkanı sadece görevden alınmakla kalmadı aynı zamanda tutuklandı. Bunların büyük bir kısmı hâlen cezaevinde. Belediyeler ve yerel yönetimler bizim için önemlidir.

Millet İttifakı’nın bizim için her şeyi yapmasını değil, sorunlarımızı konuşmaya başlayabileceğimiz bir siyasi atmosfer oluşturmasını bekliyoruz. ”

CHP İstanbul Milletvekili Ahmet Ünal Çeviköz ise “Türkiye’yi demokratikleştirme daha doğrusu yeniden demokratikleştirme” projelerinin şimdiden belli olduğunu belirtti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Kürt sorununun çözümünün de mecliste olduğunu açıkça ifade ettiğini belirten Çeviköz, Kürtlerin kültürel hakları, ana dilin konuşma ve eğitim haklarının seçimden sonra gündeme geleceğini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’de Kürt sorununun olduğunu kabul ettiğini kaydeden Çeviköz, “Ülkeyi demokratikleştirme konusunda HDP ile CHP arasında ortak bir nokta olduğu son derece açık” şeklinde konuştu. Kaynak-Rudaw