24.9 C
İstanbul
Cumartesi, Haziran 12, 2021

HDP’den Soylu’ya: Bizim üzerimizden iktidar savaşı yürütüyor

HDP’den, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bir tv kanalının yayınına katılarak yaptığı açıklamalarına ilişkin yapılan açıklamada, “Soylu o zaman sevap sayılan bu çalışmaları şimdi esasen bizim değil Erdoğan’ın günah hanesine yazmaktadır. HDP üzerinden Erdoğan ile bir iktidar savaşı yürütmektedir” denildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), geçtiğimiz akşam bir televzyon kanalının yayınına katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yaptığı açıklamalara tepki gösterdi.

HDP Merkez Yürütme Kurulu tarafından yapılan açıklamada “Türkiye halkları bu tür seviyesiz programları hak etmemektedir. Yalan ve iftiralarla dolu bu program, Türkiye için bir utanç olarak tarihe geçmiştir” ifadesi kullanıldı.

Soylu’nun söz konusu programda, çözüm süreci yaşanırken Abdullah Öcalan’ın ve iktidarın mesajlarını iletmek üzere Kandil’e giden Eş Genel Başkan Pervin Buldan başta olmak üzere vekillerin fotoğraflarını ekranlarda gösterdiği belirtilen açıklama şöyle devam etti:

“Çözüm süreci boyunca hükümetin bilgisi dışında Kandil’e yapılmış bir tek ziyaret yoktur. Her ziyarette İmralı’da devlet heyeti ve Öcalan arasında karar varılan konular muhataplarına iletilmiş, alınan yanıtlar, her seferinde devlet heyetinde yer alanlarca Erdoğan’a rapor edilmiştir. Esasen HDP’nin her Kandil ziyareti çözüm sürecinin Kandil’e gidemeyen taraflarını temsilen gerçekleştirilmiştir. Soylu o zaman sevap sayılan bu çalışmaları şimdi esasen bizim değil Erdoğan’ın günah hanesine yazmaktadır. HDP üzerinden Erdoğan ile bir iktidar savaşı yürütmektedir. AKP İktidarı çözüm sürecinin başlatıcısı konumunda olduğunu unutmuş durumdadır. Belirtmek isteriz ki çözüm süreci; sahiplenilmesi gereken, kan ve gözyaşının akmadığı bir dönemdir. Siyasi bekası için çözüm sürecini bitiren AKP İktidarı bu süreci yaşanmamış gibi görebilir ancak o süreçte yaşananlar hafızalarda tazedir.

“İktidarın bilgisi ve onayı dahilinde olmuştur”

AK Parti iktidarının kendi bekası için çözüm sürecini bitirdiği iddia edilen açıklamada “Devlet görevlilerinin dahil olduğu İmralı’da yapılan görüşmeler gibi Kandil’e giderek çözüm sürecini yürütmek için çaba harcayan siyasetçilerin tüm faaliyetleri, iktidarın bilgisi ve onayı dahilinde olmuştur. Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere ilgili tüm bakan ve devlet görevlileriyle görüşmeler yapılmış gerek İmralı’nın gerek Kandil’in görüş ve önerileri kendilerine iletilmiştir. Partimiz süreç boyunca barışın inşası için çaba harcamış, tüm zorluk ve saldırılara rağmen bıçak sırtında, onurlu bir siyaset izleyerek Türkiye halklarının barış içinde yaşaması için elinden geleni yapmıştır” denildi.

HDP’li siyasetçilerin Kandil fotoğraflarını bir suçmuş gibi gösterenlerin Birleşik Krallık -IRA barış görüşmeleri yürütülürken fotoğraf veren Tony Blair ve Gerry Adams’dan ders almaları gerektiğini öne süren açıklama şu ifadelerle devam etti:

Güney Afrika’da hakikat komisyonları kurulurken yan yana gelenlere bakıp utanmalıdır. Utanç duyması gereken kan akmasın diye barış görüşmelerini yürütenler değil, karanlık senaryolarla savaş naraları atanlardır. Ancak, hafızalarla dalga geçercesine çözüm sürecinde kamuoyunun gözü önünde, Hükümetin bilgisi dahilinde yaşanan tüm girişim ve çabalar bu seviyesiz programda illegal bir işmiş, gizli bir faaliyetmiş gibi gösterilmiştir. Zamanında olan biten resmi işleri, istediği zaman eğip bükme keyfiyeti, sadece derin bir acizliktir!

Bakan Soylu’nun HDP Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir’in Gara’ya gittiği iddiasına da tepki gösterilerek “alçakça bir iftira” nitelemesi yapıldı.

Açıklama şöyle devam etti:

Süleyman Soylu program boyunca daha önce cemaatçilerin kullandığı yöntem ve dil ile HDP’li siyasetçileri hedef göstermiş, demokratik siyasette ısrar eden partimizin Ağrı Milletvekili Sayın Taşdemir’e iftira atarak nefret suçu işlemiştir.

Soylu’nun bu açıklamalarla iftiracı Bakan olarak tarihe geçtiğini herkes görecektir. Gizli tanık ve itirafçı beyanlarıyla kaç hayatın karartıldığına bu ülkede yaşayan herkes şahit olmuştur.  Şemdin Sakık’ın 1998’de gerçekleşen soruşturma zaptına yalan ifadeler eklenerek oluşturulan ‘Andıç Belgesi’ ile başlatılan linç furyası hafızalardan silinmemiştir. Soylu, uyduruk itirafçı beyanlarına sığınan, çamur at izi kalsın siyaseti ile demokratik siyaseti hedef alan lümpen ve mafya diliyle konuşan bir bakan olarak tarihe adını yazdırmıştır. iktidar sözcüleri bilmelidir ki, yargının cemaate teslim edildiği dönemde çıkarılan yasaların imkân verdiği itirafçı ve uyduruk gizli tanık ifadeleriyle sözüm ona, partimizi demokratik siyasetin dışına itmeye çalışanlar boş hayal kurmaktadır.

Bir kez daha ifade etmek isteriz ki, Gare’de yaşananların siyasi sorumlusu AKP iktidarıdır. AKP iktidarı Gare’ye alıkonulan güvenlik güçlerini değil, içinden geçtiği çürümüşlüğe çare olarak kendisini kurtarmaya gitmiştir. İktidarın yalan siyasetine itibar etmeyen toplum bu çürümüşlüğe ‘artık yeter’ demektedir.

İftiralarınıza boyun eğecek, tehditlerinizden korkacak tek bir HDP’li bulamazsınız. Tek bir HDP’li bile kalsa Gare’de yaşananların hesabını sormaya devam edeceğiz. Biz gücümüzü hakikatin yanında durmaktan alıyoruz.”

HDP’den, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bir tv kanalının yayınına katılarak yaptığı açıklamalarına ilişkin yapılan açıklamada, “Soylu o zaman sevap sayılan bu çalışmaları şimdi esasen bizim değil Erdoğan’ın günah hanesine yazmaktadır. HDP üzerinden Erdoğan ile bir iktidar savaşı yürütmektedir” denildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), geçtiğimiz akşam bir televzyon kanalının yayınına katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yaptığı açıklamalara tepki gösterdi.

HDP Merkez Yürütme Kurulu tarafından yapılan açıklamada “Türkiye halkları bu tür seviyesiz programları hak etmemektedir. Yalan ve iftiralarla dolu bu program, Türkiye için bir utanç olarak tarihe geçmiştir” ifadesi kullanıldı.

Soylu’nun söz konusu programda, çözüm süreci yaşanırken Abdullah Öcalan’ın ve iktidarın mesajlarını iletmek üzere Kandil’e giden Eş Genel Başkan Pervin Buldan başta olmak üzere vekillerin fotoğraflarını ekranlarda gösterdiği belirtilen açıklama şöyle devam etti:

“Çözüm süreci boyunca hükümetin bilgisi dışında Kandil’e yapılmış bir tek ziyaret yoktur. Her ziyarette İmralı’da devlet heyeti ve Öcalan arasında karar varılan konular muhataplarına iletilmiş, alınan yanıtlar, her seferinde devlet heyetinde yer alanlarca Erdoğan’a rapor edilmiştir. Esasen HDP’nin her Kandil ziyareti çözüm sürecinin Kandil’e gidemeyen taraflarını temsilen gerçekleştirilmiştir. Soylu o zaman sevap sayılan bu çalışmaları şimdi esasen bizim değil Erdoğan’ın günah hanesine yazmaktadır. HDP üzerinden Erdoğan ile bir iktidar savaşı yürütmektedir. AKP İktidarı çözüm sürecinin başlatıcısı konumunda olduğunu unutmuş durumdadır. Belirtmek isteriz ki çözüm süreci; sahiplenilmesi gereken, kan ve gözyaşının akmadığı bir dönemdir. Siyasi bekası için çözüm sürecini bitiren AKP İktidarı bu süreci yaşanmamış gibi görebilir ancak o süreçte yaşananlar hafızalarda tazedir.

“İktidarın bilgisi ve onayı dahilinde olmuştur”

AK Parti iktidarının kendi bekası için çözüm sürecini bitirdiği iddia edilen açıklamada “Devlet görevlilerinin dahil olduğu İmralı’da yapılan görüşmeler gibi Kandil’e giderek çözüm sürecini yürütmek için çaba harcayan siyasetçilerin tüm faaliyetleri, iktidarın bilgisi ve onayı dahilinde olmuştur. Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere ilgili tüm bakan ve devlet görevlileriyle görüşmeler yapılmış gerek İmralı’nın gerek Kandil’in görüş ve önerileri kendilerine iletilmiştir. Partimiz süreç boyunca barışın inşası için çaba harcamış, tüm zorluk ve saldırılara rağmen bıçak sırtında, onurlu bir siyaset izleyerek Türkiye halklarının barış içinde yaşaması için elinden geleni yapmıştır” denildi.

HDP’li siyasetçilerin Kandil fotoğraflarını bir suçmuş gibi gösterenlerin Birleşik Krallık -IRA barış görüşmeleri yürütülürken fotoğraf veren Tony Blair ve Gerry Adams’dan ders almaları gerektiğini öne süren açıklama şu ifadelerle devam etti:

Güney Afrika’da hakikat komisyonları kurulurken yan yana gelenlere bakıp utanmalıdır. Utanç duyması gereken kan akmasın diye barış görüşmelerini yürütenler değil, karanlık senaryolarla savaş naraları atanlardır. Ancak, hafızalarla dalga geçercesine çözüm sürecinde kamuoyunun gözü önünde, Hükümetin bilgisi dahilinde yaşanan tüm girişim ve çabalar bu seviyesiz programda illegal bir işmiş, gizli bir faaliyetmiş gibi gösterilmiştir. Zamanında olan biten resmi işleri, istediği zaman eğip bükme keyfiyeti, sadece derin bir acizliktir!

Bakan Soylu’nun HDP Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir’in Gara’ya gittiği iddiasına da tepki gösterilerek “alçakça bir iftira” nitelemesi yapıldı.

Açıklama şöyle devam etti:

Süleyman Soylu program boyunca daha önce cemaatçilerin kullandığı yöntem ve dil ile HDP’li siyasetçileri hedef göstermiş, demokratik siyasette ısrar eden partimizin Ağrı Milletvekili Sayın Taşdemir’e iftira atarak nefret suçu işlemiştir.

Soylu’nun bu açıklamalarla iftiracı Bakan olarak tarihe geçtiğini herkes görecektir. Gizli tanık ve itirafçı beyanlarıyla kaç hayatın karartıldığına bu ülkede yaşayan herkes şahit olmuştur.  Şemdin Sakık’ın 1998’de gerçekleşen soruşturma zaptına yalan ifadeler eklenerek oluşturulan ‘Andıç Belgesi’ ile başlatılan linç furyası hafızalardan silinmemiştir. Soylu, uyduruk itirafçı beyanlarına sığınan, çamur at izi kalsın siyaseti ile demokratik siyaseti hedef alan lümpen ve mafya diliyle konuşan bir bakan olarak tarihe adını yazdırmıştır. iktidar sözcüleri bilmelidir ki, yargının cemaate teslim edildiği dönemde çıkarılan yasaların imkân verdiği itirafçı ve uyduruk gizli tanık ifadeleriyle sözüm ona, partimizi demokratik siyasetin dışına itmeye çalışanlar boş hayal kurmaktadır.

Bir kez daha ifade etmek isteriz ki, Gare’de yaşananların siyasi sorumlusu AKP iktidarıdır. AKP iktidarı Gare’ye alıkonulan güvenlik güçlerini değil, içinden geçtiği çürümüşlüğe çare olarak kendisini kurtarmaya gitmiştir. İktidarın yalan siyasetine itibar etmeyen toplum bu çürümüşlüğe ‘artık yeter’ demektedir.

İftiralarınıza boyun eğecek, tehditlerinizden korkacak tek bir HDP’li bulamazsınız. Tek bir HDP’li bile kalsa Gare’de yaşananların hesabını sormaya devam edeceğiz. Biz gücümüzü hakikatin yanında durmaktan alıyoruz.”

Bugünden