HDP’den, Öcalan çağrısı

HDP’li Ebru Günay, PKK lideri Öcalan’a uygulanan uzun süreli görüş yasağına dikkat çekerek, Adalet Bakanlığı’na HDP’li vekillerin İmralı’ya gitme başvurusuna yanıt vermesi çağrısında bulundu. Günay, “Hukuk sisteminin güvence altına aldığı aile ve avukat görüşmelerinin de bir an önce gerçekleşmesi sağlanmalıdır” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, partisinin Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyerek güncel gelişmeleri değerlendirdi.

İktidarı seçim arifesinde “savaş ve çatışma konseptini tırmandırmakla” suçlayan Günay, “Kuzey ve Doğu Suriye’ye, Rojava halklarına karşı hazırlıkları yapılan kara saldırısı, iktidarın savaştan beslenmeye yönelik siyasetinin bir parçasıdır” diye konuştu.

“Kürtlerin varlığına ve kazanımlarına yöneliktir”

Günay, “Bu savaş elbette iktidarın yıllardır sürdürdüğü ve artık gizlemeye gerek duymadığı Kürt düşmanlığı politikasının da ürünüdür. Kürtlerin varlığına, haklarına ve kazanımlarına dönük bir savaştır” şeklinde konuştu.

“İktidarın yaptığı bu haksızlıkların, hukuksuzlukların, yolsuzluk ve talanın üzerinin örtülüp, bunların konuşulmasının engellenip ölüm ve korku siyasetinin hâkim kılınmasıdır” diyen Günay, “Kürtlerin kazanımları yok edilsin diye ülke halklarının kazanımlarının, ülke kaynaklarının savaşa yatırılarak yok edilmesidir” yorumunu yaptı.

Türkiye destekli silahlı grupların Rojava’da işlediği hak ihlallerine değinen HDP sözcüsü, şunları kaydetti:

“İşgal edilen bölgeler, çeteler arası iç çatışma, gasp, taciz, tecavüz, ve işkence merkezleri haline geldi. Birleşmiş Milletler Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı  20 Eylül 2020’de şu açıklamayı yaptı; ‘Türkiye ve Türkiye’ye bağlı güçler ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgeleri hedeflemektedir. ‘Efrîn, Rasulayn (Serêkaniyê) ve çevresinde Türkiye destekli Suriye Ulusal Ordusu (SMO) rehin alma, zalimce muamele, işkence ve tecavüz gibi savaş suçu kategorisine giren suçlar işlemişler…’ diyor ve devamında bir sürü şeyi sıralıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) Mart 2021 raporuna göre, Efrîn’de 604 sivil öldürüldü, 7 bin 243 kişi kaçırıldı, 300 bin kişi göç etti, 314 bin 400 zeytin ağacı söküldü, 28 eski yapı tahrip edildi ve 14 kutsal mekan yıkıldı. Detaylara boğmak istemiyorum ama buna benzer onlarca rapor var. İşte bu tablo iktidarın eseri ve bu suç tablosunu daha da kabartmak istiyorlar.”

“Kürtleri ümmetten saymıyor musunuz, Kürt çocukları çocuk değil mi?”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) toplantısında “Yemen’de, Somali’de, Afganistan’da, Arakan’da adeta bir deri bir kemik kalmış çocuklar kadar Ukrayna’daki çatışmaların mağdur ettiği sabiler de bizim evlatlarımızdır” dediğini hatırlatan Günay, “Ne kadar güzel değil mi? Peki sayın Erdoğan Efrîn’e, Girê Spî’ye, Şengal’e yaptığınız saldırılarda hayatını kaybeden Kürt çocukları niye sizin düşmanınız oluyor? Kürtleri ümmetten saymıyor musunuz? Kürt çocukları çocuk değil mi? Doğrudan sizin saldırılarınızla hayatını kaybeden, toprağını terk edenler, kadınlar ve çocuklar Kürt olunca zalimlik, kötülük aklınıza gelmiyor mu?” diye sordu.

Günay, devamında “Bu sözler iktidarın mazlumlara karşı dostluğunu değil, tek kelime ile Kürtlere karşı düşmanlığının itirafı ve göstergesidir” dedi.

“Adalet bakanının başvurulara derhal yanıt vermesini bekliyoruz”

PKK lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan görüş yasağına değinen Günayi, son olarak Asrın Hukuk Bürosu avukatlarının 20 aydır Öcalan’dan haber alamadıklarını ve CPT’nin Eylül 2022 tarihinde İmralı’ya yaptığı ziyarette Öcalan’ın görüşmeye çıkmadığı duyumuna sahip olduklarını açıkladıklarını anımsattı.

“Sayın Öcalan’a yönelik mutlak tecrit politikaları iktidarın çözümsüzlükte ısrarının açık göstergesidir” diyen Günay, “Tecrit politikalarına yönelik her itiraz tek adam rejimine, savaş politikalarına itirazdır. Bu nedenle biz buradan demokratik siyasetin ve çözümün adresinin Sayın Öcalan olduğunu yineleyerek, tüm demokratik kamuoyunu İmralı Adası’ndaki hukuksuzluğun ve tecridin son bulması için itiraz etmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Günay, Dün DBP Eş Genel Başkanı Salihe Aydeniz ile 3 HDP’li vekilin ve ayrıca Selahattin Demirtaş’ın da Öcalan ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptığını belirterek, “Adalet Bakanlığı’na çağrımız; bu başvurulara derhal cevap vermesidir. Hukuk sisteminin güvence altına aldığı aile ve avukat görüşmelerinin de bir an önce gerçekleşmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

“Arkadaşlarımız Ankara’ya getirilirken işkenceye, ters kelepçeye maruz kaldı”

HDP Sözcüsü Günay, 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü ve sonrasında 14 kentte 50 kadın hakkında gözaltı kararı verildiğine dikkati çekerek, “Gözaltına alınan kadın arkadaşlarımız karanlıktan, şiddetten, baskıdan, erkek rejimden çıkaracak bu ülkenin en onurlu mücadelesi içerisinde oldukları için, erkek egemenliğine karşı özgürlükçü bir toplumu inşa etmeye çalıştıkları için, kadınları eve hapsetmek isteyen zihniyeti reddettikleri için kadınlara yönelik her türden ayrımcılığın, suçun ve şiddetin karşısında durdukları için hedef alındı” dedi.

Avukatların bu sabah gözaltına alınan kadınları ziyaret ettiğini belirten Günay, “Yine AKP klasiği ile karşı karşıyayız. Arkadaşlarımız Ankara’ya getirilirken işkenceye, ters kelepçeye maruz kaldıklarını saatlerce otobüslerde bekletildiklerini anlattılar. Bizler bu konuya ilişkin suç duyurusunda bulunacağız. Ama unutmasınlar hiçbir baskı ve saldırı ne bizleri ne de kadın arkadaşlarımızı kadın mücadelesinden asla vazgeçiremeyecektir” sözlerini sarf etti.