HDP’den kapatma davası çağrısı: “AYM’nin davayı hemen şimdi reddetmesini istiyoruz”

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin grup toplantısında konuştu. Anayasa Mahkemesi, bu karanlık ve tehlikeli oyunu bozma imkanına sahiptir. Hem hukuksal hem de vicdani sebeplerle bunu yapacak malzemeye yeterince sahiptir. Bu nedenle AYM’nin esasa girmeden, bundan sonraki aşamaları işletmeden davayı hemen şimdi bugünden reddetmesini istiyoruz.”

Anayasa Mahkemesi, bu karanlık ve tehlikeli oyunu bozma imkanına sahiptir. Hem hukuksal hem de vicdani sebeplerle bunu yapacak malzemeye yeterince sahiptir. Bu nedenle AYM’nin esasa girmeden, bundan sonraki aşamaları işletmeden davayı hemen şimdi bugünden reddetmesini istiyoruz.”

Geçtiğimiz hafta eski MİT yönetici Mehmet Eymür’ün bir röportajı yayınlandı. Söyledikleri yeni değil. Bu röportajda ‘Dertliyim’ diyor. ‘Cinayetlere ilişkin tanıklıklarım ciddiye alınmıyor’ diyor. Devletin aleni şekilde insanları nasıl öldürdüğünü, nasıl işkence yaptığını, çokça MİT mensubunun basın ve medya alanına nasıl yerleştirildiğini örneklerle anlatıyor. Kısacası son derece ağır suçlar işlendiğini itiraf ediyor ama yazdığı raporların işleme alınmadığından yakınıyor. Aslında burada önemli bir sorunun karşımıza bir kez daha çıktığını söylemek lazım. Mesele itiraflardan ibaret değildir. Bu tür belgeler bilgiler yıllardır ortalıkta dolaşıyor. Son olarak Sedat Peker’in açıklamaları da buna örnektir. Esas mesele bu suçlarla, bu karanlık geçmişle yüzleşme ve hesaplaşma yapılamamış, yapılmamış olmasıdır. Bizim de bu konuda mücadelede eksikliğimiz olduğunu kabul ederiz, eğer daha kapsamlı daha geniş tabanlı hesaplaşma bloğu oluşturabilseydik, bu suçlar bugün tekrar etmeyecekti. Ama bunu beceremediğimiz için daha da beteri oldu bugün, devlet o gün itiraf eden suçların çok ötesine bir yere taşınmıştır ve neredeyse artık bütün alanı saran bir suç imparatorluğu oluşturulmuştur. İşkencenin bir insanlık suçu olduğunda bir tereddüt yok ama Mehmet Eymür bunun yapılabileceğini, normal olabileceğini söylüyor, bugünkü iktidarın zihniyeti de aynıdır. Eğer o gün o anlayışa karşı etkili bir mücadele yürütülebilseydi bugün bu iktidar bu kadar pervasızca aynı yöntemleri uygulamaya devam edemezdi. İnsanlık onuru işkenceyi yenecek deyişimizin bir karşılığı olmalıydı. Daha fazlasını yapmak gerektiğini buradan da görmek lazım. HDP bu karanlığı yenecek insan onurunu savunacak ve yüceltecektir.”

Geçtiğimiz hafta eski MİT yönetici Mehmet Eymür’ün bir röportajı yayınlandı. Söyledikleri yeni değil. Bu röportajda ‘Dertliyim’ diyor. ‘Cinayetlere ilişkin tanıklıklarım ciddiye alınmıyor’ diyor. Devletin aleni şekilde insanları nasıl öldürdüğünü, nasıl işkence yaptığını, çokça MİT mensubunun basın ve medya alanına nasıl yerleştirildiğini örneklerle anlatıyor. Kısacası son derece ağır suçlar işlendiğini itiraf ediyor ama yazdığı raporların işleme alınmadığından yakınıyor. Aslında burada önemli bir sorunun karşımıza bir kez daha çıktığını söylemek lazım. Mesele itiraflardan ibaret değildir. Bu tür belgeler bilgiler yıllardır ortalıkta dolaşıyor. Son olarak Sedat Peker’in açıklamaları da buna örnektir. Esas mesele bu suçlarla, bu karanlık geçmişle yüzleşme ve hesaplaşma yapılamamış, yapılmamış olmasıdır. Bizim de bu konuda mücadelede eksikliğimiz olduğunu kabul ederiz, eğer daha kapsamlı daha geniş tabanlı hesaplaşma bloğu oluşturabilseydik, bu suçlar bugün tekrar etmeyecekti. Ama bunu beceremediğimiz için daha da beteri oldu bugün, devlet o gün itiraf eden suçların çok ötesine bir yere taşınmıştır ve neredeyse artık bütün alanı saran bir suç imparatorluğu oluşturulmuştur. İşkencenin bir insanlık suçu olduğunda bir tereddüt yok ama Mehmet Eymür bunun yapılabileceğini, normal olabileceğini söylüyor, bugünkü iktidarın zihniyeti de aynıdır. Eğer o gün o anlayışa karşı etkili bir mücadele yürütülebilseydi bugün bu iktidar bu kadar pervasızca aynı yöntemleri uygulamaya devam edemezdi. İnsanlık onuru işkenceyi yenecek deyişimizin bir karşılığı olmalıydı. Daha fazlasını yapmak gerektiğini buradan da görmek lazım. HDP bu karanlığı yenecek insan onurunu savunacak ve yüceltecektir.”