HDP Milletvekili Semra Güzel’den Anadolu Ajansı’nın servis ettiği fotoğtraflarla ilgili açıklama

 HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, PKK üyesi Volkan Bora ile çıkan fotoğrafları konusunda bir açıklama yaparak “2013-2015 yılları arasında başlatılan çözüm ve barış sürecinin olumlu havası içerisinde çocuklarını, annelerini, babalarını ve sevdiklerini görmeye çalışan birçok kişi gibi ben de Volkan Bora’ya ulaşmaya çalıştım” ifadelerini kullandı.

Adıyaman’ın Akçalı köyünde 29 Nisan 2017 yılında yapılan bombardımanda 4 PKK üyesi hayatını kaybetmiş, bunlardan birinin Volkan Bora olduğu bildirilmişti.

Anadolu Ajansı (AA) yaptığı haberde, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Volkan Bora’nın cep telefonunda yapılan incelemede çeşitli fotoğraflara ulaşıldığını ve Bora’nın HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel ile çekilmiş çeşitli fotoğraflarının bulunduğuna yer verdi.

Bu haber üzerine HDP Milletvekili Semra Güzel bir açıklama yaptı. Güzel, açıklamasında AA tarafından kamuyla paylaşılan fotoğrafların çözüm sürecinin devam ettiği dönemde çekildiğini ifade etti.

“Şahsıma yönelik bir itibar suikastı işlendi”

Güzel’in konuya ilişkin açıklaması şöyle:

“8 Ocak 2022 gecesi iktidar tarafından basına servis edilen kimi fotoğraflar üzerine sosyal medyada ve televizyonlarda hakkımda başlatılan karalama ve linç kampanyası ile ilgili kamuoyunu bilgilendirmek isterim.

İktidar son dönemlerde partimizin milletvekillerine yönelik itibar suikastı düzenlemeyi kendisine iş edinmiş durumdadır. Kirli odaklar tarafından servis edilen kimi görüntüler ve organize trol saldırılarıyla sosyal medya ortamında yargısız infazlar yapılmaktadır. Önceki gece de şahsıma yönelik bir itibar suikastı işlenmiş, gerçeği yansıtmayan ve iktidarın kadın düşmanı politikalarının bir parçası olarak cinsiyetçi bir psikolojik operasyon yürütülmüştür. Gerçekleri anlatmadan önce ifade etmek isterim ki, bu kişi ve odaklara yönelik hukuk mücadelemi sürdürüp, yargı önünde bu odaklarla hesaplaşacağımın bilinmesini isterim.

“Çözüm sürecinde bahsedilen bölgelere gidiş-geliş oldu”

Hatırlarsak, 2013 yılında mevcut iktidarın da taraf olduğu bir çözüm ve barış sürecinde silahlar susmuş, çatışmalar durmuştu. Bu süreçte taraflar arasında bir mutabakat oluşmuş, devlet yetkilileri ve çeşitli heyetler tarafından haberde bahsedilen bölgelere gidiş-gelişler yaşanmıştır. Bunların hepsi mevcut iktidarın bilgisi ve onayı çerçevesinde gerçekleşmiş, Türkiye toplumu ve kamuoyu da buna tanıklık etmiştir.

Söz konusu fotoğraflara gelince… Volkan Bora ile üniversite yıllarımda tanıştım ve bir süre arkadaş olarak görüştüm. Kendisi ile yaşadığımız duygusal yakınlık sonucunda, aileler arasında yaptığımız bir tören sonrasında sözlendik.

Volkan Bora gazetecilik yaparken, 2009 sonlarında maruz kaldığı soruşturma ve davalar neticesinde yurtdışına gitmek zorunda kaldı. Ulaşmaya çalışmama rağmen, 2014 yılına kadar kendisiyle hiçbir şekilde görüşemedik.

“Çözüm sürecinde Bora’ya ulaşmaya çalıştım”

2013-2015 yılları arasında başlatılan çözüm ve barış sürecinin olumlu havası içerisinde çocuklarını, annelerini, babalarını ve sevdiklerini görmeye çalışan birçok kişi gibi ben de Volkan Bora’ya ulaşmaya çalıştım. Bahsi geçen bölgeye gittiğimde iki kadın tarafından karşılandım. Bana güvenlik koşulları nedeniyle kendi kıyafetlerinden giymem gerektiği söylendi. Bir süre bekledikten sonra orada olduğunu öğrendim ve görüştük. İşte basına servis edilen fotoğraflar bu görüşmeye ait fotoğraflardır.

Sadece benim değil milyonlarca insanın geleceğe dair umutlandığı ve barışı arzuladığı bir süreçte, bizatihi hükümetin karşı tarafla görüşmeler yaptığı göz önüne alınırsa, bu fotoğrafların bugün hakkımda yürütülen karamalara, kumpas girişimlerine ve suçlamalara dayanak yapılmaya çalışılması kabul edilemez.

2014 yılı içerisinde kamu alanında görev yapmaktaydım ve hiçbir siyasi partiye üyeliğim yoktu.

2017 yılında, Volkan Bora’nın yaşamını kaybetmesinin ardından ele geçirilen kimi materyaller sonucu açılan soruşturma dosyalarında bana dair herhangi bir işlem olup olmadığını bilmiyorum. Fakat 2018’de milletvekili seçilene kadar, hiçbir şekilde hakkımda bir soruşturma başlatılmadı ve ifadeye dahi çağrılmadım.

“Milletvekili olmadığım bir yıl boyunca neden hakkımda herhangi bir soruşturma başlatılmadı?”

5 yıl önce ele geçen fotoğrafların yargıya konu edilmeden bugün basına servis edilmesi erkek-devlet aklının bir tezahürüdür. Son derece çirkin ve cinsiyetçi söylemlerle yapılan fotoğraf ve haber servisinin partim hakkında siyasi iktidar tarafından yürütülen kirli propagandaların bir devamı olduğu aşikardır.

Medya tetikçilerine ve onların arkasındaki güçlere soruyorum:

1- Madem bu fotoğraflar 5 yıl önce elinize geçti, milletvekili olmadığım bir yıl boyunca neden hakkımda herhangi bir soruşturma başlatılmadı?

2- Madem bu fotoğraflar 5 yıl önce elinize geçti, attığım twitten dahi fezleke hazırlanırken, vekillik çalışmalarını yürüttüğüm üç buçuk yıl içerisinde neden bu dosyaya dair Meclis’e iletilen herhangi bir fezleke olmadı?

3- Bu fotoğraflar nasıl oluyor da bir “gazetecinin” eline geçiyor? Bu “gazeteci” bu fotoğraflara habercilik yeteneği sayesinde mi ulaştı, yoksa bu fotoğraflar bizatihi Emniyet veya bir devlet kurumu tarafından kendisine servis mi edildi?

4- Nasıl oluyor da bu fotoğraflar öncelikle bir fezlekede değil de bir “gazete” sayfasında yayınlanıyor?

Yaşadığımız coğrafyada, insanların sevdiklerini, çocuklarını, arkadaşlarını kaybetmenin acısını artık yaşamamayı ve uzaktaki sevdiklerini bir gün görmeyi umdukları bir barış arayışı var. Anılarımız, hikâyelerimiz, yaşanmışlıklarımız ve acılarımız var.

Bugün maalesef insanlıktan nasibini almamış bazı kimseler tarafından insanların acıları, hayat hikâyeleri kirli siyasi amaçların, komplo ve kumpas girişimlerinin aracı haline getirilmek isteniyor. İnsanlıktan biraz nasiplenmiş hiçbir vicdanın kabul etmeyeceği bu yaklaşım bir kez daha gösterdi ki, karşımızdaki iktidarın ne ahlakla, ne vicdanla, ne de toplumsal değerlerle hiçbir ilişkisi kalmamıştır.

Bir Kürt kadın olarak bu iğrenç oyunlara bugüne kadar pabuç bırakmadım, bundan sonra da bırakmayacağımın bilinmesini isterim.

İktidar odaklarının yıllardır elinde tuttuğu fotoğrafların, yıllar sonra bir siyasi kumpasın parçası olarak şimdi basına ve kamuoyuna servis edildiği açıktır.

2014’te HDP ile herhangi bir üyelik ilişkim yoktu. 2018 yılındaki milletvekili adaylığına kadar da olmadı. Yürütülen linç kampanyasına ve gerçeği yansıtmayan kirli ithamlara karşı hukuk yollarını da kullanacağımı özellikle belirtmek isterim.”