HDP: Kesintisiz eylem sürecini başlatıyoruz

CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v62), quality = 90

HDP’nin ‘Demokratik Eylem Programı’nı açıklayan parti sözcüsü Ebru Günay, “Faşist ittifakı yenilgiye uğratana kadar, kesintisiz bir eylem sürecini başlatıyoruz” dedi. Günay, güneyde yaşanan gerilimle ilgili “Kürtler için bir savaşın zamanı değil, Kürtler arası birliğin ve kazanımlara sahip çıkmanın zamanıdır” mesajı verdi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla yeni dönem mücadele programını açıkladı. Günay, 11 Ekim’de Parti Meclisi’nin (PM), 2 Kasım’da ise Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantıları gerçekleştirdiklerini belirterek, “İçinde bulunduğumuz dönemin karanlık ruhundan çıkışın yöntemlerine dair oldukça kapsamlı ve tarihi tartışmalar yürüttük. Partimiz, Türkiye siyasi tarihine geçecek ve bir dönemin başlangıcı olacak kararlar aldı” dedi.  Günay’ın açıklamaları şöyle: 

‘ALTERNATİF YÖNETİM İNŞA ETME GÖREVİ’

“Mevcut rejim çürümüş ve yozlaşmış bir rejimdir, bu nettir. Bu tespiti yaptıktan sonra bizlere faşizmi alaşağı etmeye götürecek mücadele araçları örmek, demokratik direnişi büyütmek ve alternatif bir yönetim inşa etme görevi kalmıştır. Toplantımızda, AKP-MHP ittifakının kurmak istediği rejim için Türkiye’ye derin bir siyasi ve iktisadi kriz yaşattığı, iktidarda kalabilmek için her türlü zor ve hile araçlarına başvurduğu tespiti yapılmıştır. Saray rejimi hayatın her alanında faşist politikaları dayatarak kendi iktidarını zor ve baskıyla sürdürmektedir. Geçmişte Afrikalılar sömürgecilerin faşizminde nasıl nefes alamadıysa, ABD’de George Floyd son cümlesinde nasıl nefes alamadığını haykırdıysa bugün tüm Türkiye halkları, Saray etrafında toplanan bir ittifak tarafından nefessiz bırakılmak istenmektedir.

‘BU BİR MEYDAN OKUMADIR’

Nefessiz bırakılmak isteniyoruz. Bu yüzden PM ve MYK’da kararını aldığımız mücadele programında Faşizme Karşı Direniş, Halklara Demokrasi ve Adalet dedik. Bu bir meydan okumadır. Kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı, ırkçı ve erkek egemen politikalarla toplumsal muhalefeti ve halkları hedef alan faşizme karşı hayatın her alanını siyasi, demokratik ve meşru barikatlara çevirmek hususunda yeni bir Demokratik Eylem Programını başlatma kararı aldık. Bir çağ yangınının içerisinde olduğumuz derin krizlere karşı partimiz üzerine düşen tarihi sorumluluğu yerine getirme konusunda kararlıdır. Haliyle HDP olarak toplumsal muhalefeti ve halkları hedef alan faşizme karşı daha güçlü, sürekliliği olan toplumsal bir mücadele hattının örülmesi gerektiğine karar kıldık.

‘BARIŞ DEKLARASYONUNUN ÜST AŞAMAYA TAŞINMASI’

Bildiğiniz gibi Haziran ayından bugüne kesintisiz bir şekilde eylemler, etkinlikler ve tartışmalar içindeyiz. Şimdi hazırladığımız Demokratik Eylem Programı, 1 Eylül’de açıkladığımız Barışa Çağrı Deklarasyonunun bir üst aşamaya taşınmasıdır. Haziranda yaptığımız demokrasi yürüyüşünü halkın katılımı ile büyütme kararıdır. Temmuz ayında yaptığımız demokrasi buluşmalarını genişleterek faşist bloğu yalnızlaştırma adımıdır. Bu mücadele programı dumanı tüten acılar istemediğimiz; cezaevleri ve mezarlıkların dolup taşmaması için; tencerelerin ve tabakların yemeksiz kalmaması içindir. Bu mücadele, geleceği karartılan çocuklarımıza yaşanabilir bir gelecek bırakabilmek içindir. Emeği çalınan, alınteri görmezden gelinen halkımızın çığlığına sahip çıkmak içindir. Oyun oynar gibi savaşlar çıkaranların, katliamlar gerçekleştirenlerin devrini kapatmak içindir.

‘İTTİFAKIMIZI GENİŞLETECEĞİZ’

Faşizm karşısında demokratik direniş hattını örerek faşist ittifakı yenilgiye uğratana kadar kesintisiz bir eylem sürecini başlatıyoruz. Bundan sonra her sokak, her ev, faşizmin karşısında güçlü bir itirazın örgütlendiği alanlara çevrilecek. AKP-MHP iktidarını hayatın her alanından çıkarmak için ne sabrımız ne de tahammülümüz kalmıştır.  Topluma yayılan bu umutsuzluk dalgasını kırmak seçimleri aşan bir pozisyona geçmek ve demokratik güç birliğini ev ev, sokak sokak örgütleyerek meydanlara taşırmak için yürüyüşümüzü büyütecek ve ittifakımızı genişleteceğiz.

‘HDP HALKLARIN ANADİLİDİR’

Onlar sarayları yücelttikçe bizler sokağı büyüttüğümüz için, onlar yok saydıkça bizler farklı inanç ve kültürlerin iradesine sarıldığımız ve eşit-özgür bir gelecek kurma çabamızı büyüttüğümüz için algı operasyonları altındayız. Tam da bu nedenle bugün HDP’ye üye olmak sadece bir siyasi parti üyeliği değil; onurlu bir mücadelenin temsilcisi, faşizme karşı demokratik barikatta yer alarak tarihe geçme fırsatı sunuyor bugün herkese. HDP asla sadece HDP değildir. HDP emekçinin alın teri; Kürdün, Arabın, Süryanin, Lazın, Çerkesin anadil mücadelesidir; Alevinin, Sünninin inanç özgürlüğüdür. Çünkü bizler ilkeler ve doğrularla yaşıyoruz. Açık bir şekilde diyoruz: Tüm faşistliğinizle elinizden geleni yapın. Rehin mi alacaksınız hiç durmayın, dava mı açacaksınız durmanız kabahat, çeteci yapıları bize karşı birleştirecek misiniz? Hiç durmayın, tüm varlığımızla buradayız. Haklı olduğumuz bu davada, sadece özgürlüğümüze ve halkımıza karşı borcumuz vardır. AKP-MHP iktidarı zulmün, faşizmin ve yolsuzluğu üssü haline gelmiştir. HDP ise halkların ortak mücadele ve ortak yaşam arzusunun demokratik direniş üssüdür. Mücadele programımız açık bir şekilde ‘Daha Çok Eylem, Daha Çok Özgürlük’ demektedir. Bu nedenle; Türkiye’nin her yerinde bölge, il ve ilçe toplantıları alacağız. Tüm örgütlü gücümüzle birlikte güçlü halk toplantıları yapacağız. https://cf76bcc37393f42ab85db54cdcece548.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-37/html/container.html

‘KÜRTLER ARASINDAKİ SAVAŞ KAZANIMLARI TEHLİKEYE ATIYOR’

Önemli gündemlerimizden biride Güney Kürdistan’da yaşanan gelişmelerdir. Güney’de son günlerde yaşanan gelişmeler hepimizi üzüyor. Halkımız özgürlük ve ulusal birliği bekliyor. Kürtler arasındaki bir savaş, tüm Kürt kazanımlarını tehlikeye atıyor. Kürt halkı kazanımları için büyük bedeller ödedi. Yıllarca birçok bedel ödendi. Kürtlerin bu yüzyılda kaybetme gibi bir durumu yok. Kürt halkı tüm parçalarda bugün büyük saldırılar altında ve ulus devletler Kürtlerin bu yüzyılda da statüsüz bırakmak istiyor. O yüzden Kürtlerin ulusal birliği sağlamasını istemiyorlar. Kürtlerin parçalanmasını, bölünmesini istiyor bu yüzdende araya nifak koyuyorlar. Kürt önderleri, Kürt partileri tüm politikalara karşı tarihi bir süreçten geçiyor. Herkes tarih önünde ve Kürt halkına karşı sorumludur. Kürt kurumları ve partileri diyalogdan yana. Tüm partiler bugün daha fazla ulusal birliğin oluşması için çalışmalı. Kürtler içi bir savaşın zamanı değil, Kürtler arası birliğin ve kazanımlara sahip çıkmanın zamanıdır. HDP olarak, diyalog çağrısı yapıyoruz. Kürt liderlere çağrımız ulusal birliğin öncüleri olmalarıdır. Kürtler her dönemden daha fazla kendi aralarında diyalog kurmalı. HDP olarak barış ve diyalog ortamının gelişmesi için her türlü sorumluluk almaya hazır ve çalışmaya hazırdır. Bir kez daha Kürt taraflarına çağrımız süreç Kürtlerin birliğinin oluşma sürecidir.” | Mezopotamya Ajansı, iznews