Hamaney: Filistin meselesinin suçluları Osmanlı Devleti’nin topraklarını aralarında paylaşan Batılı devletler

İran’ın dini lideri Hamaney, ilk kez Kudüs Günü nedeniyle yaptığı konuşmada, Filistin’deki sorunların asli suçlusunun Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti’nin Asya’daki topraklarını aralarında paylaşan Batılı devletler olduğunu söyledi.

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, ramazan ayının son cuma günü olan ve ülkede ‘Kudüs Günü’ olarak bilinen gün dolayısıyla canlı yayında ilk kez bir konuşma yaptı.

Konuşmasında, Birleşmiş Milletler’in (BM) Filistin ve Yemen’deki Müslümanların korunmasına ilişkin görevini yerine getirmediğini ifade eden Hamaney, “Sözde BM ve uluslararası insan hakları kuruluşları, Müslümanların korunması söz konusu olduğunda fonksiyonunu yerine getirmiyor. Sözde insan hakları örgütleri de ölüdür” dedi.

‘Siyonist rejim ölümcül bir kanserdir’

ABD’nin temel politikalarından birinin İsrail’in bölgedeki varlığını normalleştirmek olduğunu söyleyen Hamaney, “Bölgede Amerika’nın köleleri gibi hareket eden bazı Arap toplulukları da ekonomik bağlar ve benzeri şeyler kurarak bu normalleşmeye zemin hazırlıyor. Bu çabalar tamamen yararsız ve nafiledir. Siyonist rejim ölümcül bir kanserdir ve bu bölgeye zararlıdır. Kuşkusuz kökünden sökülüp yok edilecek” diye konuştu.

Hamaney, Filistin’de uzun yıllardır yaşanan trajedinin asli suçlusunun Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti’nin Asya’daki topraklarını aralarında paylaşan İngiltere’nin başını çektiği Batılı devletler olduğunu vurguladı.

Dini lider, şu ifadeleri kullandı; “Bu trajedideki temel suçlu, Batılı hükümetler ve onların şeytani politikalarıdır. Birinci Dünya Savaşı’nı kazanan devletler, Osmanlı İmparatorluğu’nun Asya’daki topraklarını en önemli savaş ganimeti olarak aralarında paylaştığı gün, hâkimiyetlerini sürdürebilmek için bölgenin kalbinde güvenli bir üs oluşturma ihtiyacı hissettiler.”

İkinci Dünya Savaşı sonrasında da bölge ülkelerinin gafletinden faydalanılarak İsrail’in oluşturulduğunu dile getiren Hamaney, Batılı ülkelerin bu sayede ilk olarak Filistin’e daha sonra da bölge ülkelerine darbe vurmayı amaçladıklarını ifade etti.

Filistin’i özgürleştirmek ‘İslami bir görev’

Hamaney, Filistin meselesinin çözüm yolunun ülkede tüm dini ve etnik grupların katılacağı bir referandumdan geçtiğini belirtti.

Filistin’i özgürleştirmek için mücadele etmeyi ‘İslami bir görev’ diye niteleyen Hamaney, Filistinlilere de İsraile karşı direnişlerini sürdürme çağrısında bulundu.

Hamaney, “Filistin direnişi sürmelidir. Filistin’i özgürleştirme bir yükümlülük ve İslami bir cihattır” dedi.

Silah desteğini itiraf etti

Ayrıca Hamaney, İran’ın Filistinlilere silah desteği sağladığını da ilk kez itiraf etti, “Herkes Filistinli savaşçının elini doldurmalı ve arkasını güçlendirmeli. Bu yolda, gururla elimizden geleni yapacağız. Bir gün Filistinli savaşçının tek sorununun silah eksikliği olduğunu fark ettik. Bu sorunu çözmeyi planladık ve sonuç olarak Filistin’deki güç dengesi değişti: Bugün Gazze Siyonist düşmanın askeri saldırganlığına karşı çıkabilir ve kazanabilir” diye konuştu.

Kudüs Günü, İran’da 1979 yılında ilan edilen İslami devrimden bu yana anılıyor. Hamaney, dini lider olarak yaklaşık 30 yıl sonra ilk kez bu gün nedeniyle bir konuşma yaptı.