Güney Kore Corona krizinin üstesinden nasıl geldi? Prof. Dr.Ümit Yazıcıoğlu ile Güney Kore’nin coronavirüs mücadelesini konuştuk!

Güney Kore, dünyada hızlı yayılan Covid-19 salgının en hızlı kontrol altına alan ülkelerden biri olarak gösteriliyor. 29 Şubat’ta zirve yapan salgını 20 gün içinde kontrol altına alan Güney Kore, Covid-19’a karşı verilen savaşta  zafer elde etti. Covid-19’a karşı başarılı mücadelesiyle dikaktleri üzerine çeken Güney Kore’nin bu başarısı merak konusu olmaya devam ediyor. Merak edilen süreci bir süredir Güney Kore’de bulunan Prof. Dr.Ümit Yazıcıoğlu ile konuştuk.

Söyleşi: Rozerin Urucu

21 Mart 2020 tarihinde Uzak doğu ülkelerinde olan konferanslarınız nedeniyle Frankfurt havaalanından Seul’a  uçtunuz. Seoul Incheon Int’l Havaalanına 22 Mart 2020 tarihinde iniş yaptıktan sonra on dört gün COVID-19   salgını nedeniyle karantinaya alındınız. Halen Güney Kore’desiniz. Bizlere orada edindiğiniz deneyimlerinizi aktarabilir misiniz? Orada yeni tip COVID-19 salgınıyla nasıl mücadele ediliyor?

“On Yedi gün içerisinde test cihazı geliştirildi”

Prof. Dr. Yazıcıoğlu: Güney Kore 17 gün içinde koronavirüs testi geliştirip ülke çapında geniş bir laboratuvar ağı kurmayı başardı. Yetkililer, 2015’teki MERS (Orta Doğu Solunum Sendromu) salgınında edinilen tecrübenin ardından ders çıkarıldığını söylüyor. O salgında Güney Kore’de 36 kişi ölmüştü.

Bunun üzerine bulaşıcı hastalıklarla ilgili strateji geliştirilmiş, Hastalık Kontrol Merkezi en kötü olasılıklara karşı hazırlıkları yürüten özel bir birim oluşturmuştu. Koronavirüs salgınında bu hazırlıkların önemli bir işlev gördüğü belirtiliyor. Uzmanlar, isabetli testlerle erken teşhisin ve bunun sonucunda uygulanacak karantinanın ölüm oranını düşürmede ve virüsün yayılmasını engellemede önemli olduğuna inanıyor.

Malumunuz solunum yolu hastalığı olan COVID-19’un yayılması, Güney Kore’de artan giriş kontrolleri, sıcaklık ölçümleri ile sağlık kontrolleri ve giriş yasaklarına da yol açmaktadır. Güney Kore’ye vizesiz girişi 13 Nisan 2020’den beri mümkün değil.

Caydırıcı önlemler uygulanmakta

Güney Kore’ye yeniden girişlerde, hava yoluna veya talep üzerine göçmenlik yönetmeliklerine uymaktan sorumlu Koreli memura İngilizce veya Korece bir tıbbi sertifika sunulmalıdır. Bir doktor tarafından imzalanan ve bir sağlık kurumu tarafından verilen bu sertifika, muayene günü, vücut ısısı, öksürük, titreme, baş ağrısı, solunum problemleri, kas ve akciğer problemleri hakkında bilgi içermelidir. Temel olarak, Güney Kore’ye giren tüm yolcular doğrudan 14 günlük karantinaa girmekle yükümlüdürler.

Bana, Güney Kore istihbarat öğrenci yurdu tesislerinde test yapıldı ve bir geçe bu yurtta uyudum. Test sonuçları negatif çıktığı için 23 Mart 2020 tarihinden itibaren burada temin edilen bir Apartman dairesinde on dört gün karantinada kaldım. Bu süre bittikten sonra biraz Seul‘u gezme ve burada konferanslarıma katılma olanağım oldu. Test sonucu pozitif olan hasta, hastaneye veya küçük vakalarda başka bir sağlık kuruluşuna (“Yaşayan Tedavi Merkezi”) yönlendirilir. Sağlık koşullarını ihlal eden kişiler hapis cezası, para cezası, sınır dışı edilme ve giriş yasağı ile cezalandırılmakta. 

Avrupa’da ve batıda yasal olarak gevşeme olduktan sonra vaka sayısında artış olmadı fakat Ortadoğu’da gevşemeden sonra vaka sayısında büyük artışlar yaşandı. Bunun nedeni nedir ? Avrupa’da ki insanların özkontrollerinin gelişmesinden mi kaynaklı yoksa krizi yöneten liderler hükümetlerden mi kaynaklı?

“COVID 19 salgınlarıyla başa çıkmak için mücadele eden ülkelerin tutarlı bir özelliği var”

Prof. Dr. Yazıcıoğlu: Bölgesel farklılıklar var. Sağlık hizmeti kalitesi, farklı hazırlık ve ekipman seviyeleri ile Ortadoğu’nun  birçok bölgesinde çok farklıdır. İran’daki doktorların kullandığı kit ilkeldir. Bölgede, günde yeterli test yapılmıyor. COVID 19 salgınlarıyla başa çıkmak için mücadele eden ülkelerin tutarlı bir özelliği var. O da genel halk sağlığına önem vermeleri.  Türkiye Corona virüsle mücadelede Güney Kore’yi örnek aldı. Güney Kore Avrupa’da model olarak değerlendirilmeli, Ülke, MERS hastalığından edindiği deneyimle (Covid-19) karşı şu ana kadar başarılı bir mücadele verdi.

Ülkede 11814 vaka olmasına rağmen ölü sayısı sadece 273. Üstelik Güney Kore olağanüstü hal ilan etmeden, şehirleri karantinaya almadan bunu başardı. Bu Başarının sırrı: Test, test, test. Güney Kore’de her gün 20 bin kişiye test uygulanıyor. Nüfusa kıyasla dünyada en yüksek test oranı burada yapılıyor.


Avrupa’da ve batı dünyasında gevşeme olduktan sonra vaka sayısında artış azalmış  olabilir. Ortadoğu ülkeleri ise malumunuz sömürülen fakir ülkeler. Bu ülkelerde halk sağlık ve hijyeni kurallarına istenildiği gibi uyamıyor. Bu nedenlerle vakalar aratabiliyor. 

Rusya’da Rusya’nın COVID-19 bilgi şefi Alexander Myasnikov, Nisan ayı ortasında Rusların virüsü almasının “imkansız” olduğunu ve Rusya’da yaygın olarak yayılma olasılığının “% 0.0” olduğunu iddia etti. 2 Haziran 2020 tarihi  itibariyle Rusyanın dünyanın en yaygın üçüncü vaka ülkesi olduğu anlaşıldı.

Günümüzde Rusyada 423.186 vaka var. Fakat bu vakalara, nispeten COVİD-19 nedeniyle sadece 5031 ölüm tespiti  kaydedildi. Rusya’daki salgının hızla yayılması, sağlık sisteminin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya çıkardı.

Avrupa’da covid-19 vaka sayısı azalırken Ortadoğu’da vakalarda artış var. İran’ da özellikle salgının başladığı günden beri ikinci dalga olduğuna dair yorumlar yapıldı.? Bu yorumlara ne diyorsunuz?

Prof. Dr. Yazıcıoğlu: COVID 19 salgınlarıyla başa çıkmak için mücadele eden ülkelerin tutarlı bir özelliği var. O da genel halk sağlığına önem vermeleri. İran‘da ise halkın sağlığına hükümet istenildiği desteği veremiyor.  Her ne kadar İran yönetimi ülkede korona virüs salgını sonucu can kaybının artması üzerine seyahat kısıtlamalarını genişlettiyse de, virüsle mücadelede başarılı olamadı.

Tahran yönetiminin şu ana kadar salgının yayılmasını durdurmak amacıyla aldığı önlemlerinde pratikte bir değeri harbîyesi yok. İran hükümeti  salgınının yayılmasını önlemek için daha sert önlemler almalıydı. Bunu yapmadı.  Ayrıca ABD’nin yaptırımları İran’ın sağlık sistemine zarar veriyor. Amerikan yaptırımları “İran’ın ekonomik kaynaklarını tüketti.

 Aslen Çinli olan COVİD-19’un bazı faydaları  var. Örneğin israfı önledi, kumarhaneleri, kerhaneleri, birahaneleri, meyhaneleri kapattı. Münafıklara ve din tüccarlarına savaş açtı. Tefecilerle mücadele ediyor. Temizlik getirdi. Adalet kurallarına uyulmasını ve tefeciliğe derhal son verilmesini, yeni bir dünyanın kurulacağının işaretlerini verdi.

COVİD-19 salgını başladığından beri kuşkusuz en çok dillendirilen konuların başında bu virüsün insan eliyle ve laboratuvar ortamında üretilip üretilmediği geliyor. Medyadan siyasete hatta bilim dünyasına kadar pek çok spekülatif görüş ortaya atıldı. Peki bunların ne kadarı gerçeği yansıtıyor?

“Covid-19 ile 5G arasında bir bağlantı olabileceği fikride büyük bir saçmalıktır”

Prof. Dr. Yazıcıoğlu: Şubat 2020 yılında, geniş çapta paylaşılan bir makalede “Koronavirüsün bir laboratuvardan sızmış olabileceği” iddia edilmişti. Hikaye, virüsün Çin’in Wuhan’daki biyo-silah laboratuvarlarından birinden yanlışlıkla dışarıya sızmış olabileceğinden, yani bir biyolojik silah olabileceğinden bahsediyordu. Halbuki Covid-19 virüsü bir biyolojik silah değil. Zira bu virüsün genetik diziliminde insan eliyle yapılmış bir değişiklik saptanamadı. 

Covid-19 Labaratuvardan çıkan biyolojik bir silah değil

Komplo teorileri ve yanlış bilgilerle mücadele eden yeni araştırmalar, COVID-19 salgından sorumlu yeni Koronavirüs SARS-CoV-2’nin laboratuvarda tasarlanmadığını yani bir biyolojik silah olmadığını kanıtladı. 

Paniğe gerek yok, alınan sıkı karantina önlemleri aslında Covid-19 virüsünün çok öldürücü olduğundan değil. Covid-19 virüsünün daha fazla yayılarak hızla mutasyon geçirmesini engellemek için yapılan bir tedbirdir. Covid-19 ile 5G arasında bir bağlantı olabileceği fikride büyük bir saçmalıktır.  Bu biyolojik olarak ta imkânsız. Yaşadığımız salgın Korona hastalığı enfekte olmuş bir insandan bir diğer insana geçmek suretiyle yayılıyor. Bunun böyle olduğunu biliyoruz. Hatta hasta bir kişiden alınmış virüsü laboratuvarda çoğaltabilmeye bile bilim insanları başladılar. Virüsler ve cep telefonlarını, internet bağlantılarını çalışır kılan elektromanyetik dalgalar birbirinden tamamen farklı şeyler. |@iznews agency