22.9 C
İstanbul
Pazar, Haziran 20, 2021

Gezi Davası: Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamı istendi

Gezi Parkı Davası’nda 9 kişi hakkında verilen beraat kararlarının bozulması üzerine davanın yeniden görülmesine bugün İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Davada tek tutuklu sanık olan Osman Kavala, “Cezaevinde tutulmam gerekli görüldü” dedi. Avukat beyanları tamamlandı. Savcı ara mütalaasını açıkladı ve Kavala’nın tutukluluğunun sürmesini talep etti.

Savcı ara mütaalasında, Çarşı Davası dosyasının incelenmesini de istedi.

Bugünkü duruşmada mahkeme başkanı önce, istinaf mahkemesinin beraat kararlarını bozmasıyla ilgili olarak sanıklardan beyanda bulunmalarını istedi.

Osman Kavala, “Beraat kararının bozulmasının asıl gerekçesi, farklı davaları birleştirmenin önünü açmak” dedi.

Gelişmeleri aktaran Twitter’daki “Gezi Savunması” hesabına göre Kavala şunları söyledi:

“Bozma kararında ne beni ne diğer suçlananları suçla ilişkilendirecek bir öge bulunmuyor. Asıl gerekçe farklı davaları birleştirmenin önünü açmak. Anladığım kadarıyla bu siyasi davalarda algı yaratmak için elverişli bir yöntem. Beraat kararının bozulması davaların birleştirilmesi için atılan bir adımdır. Davaların birleştirilmesi de 8 yıl önce algı yaratmak için hazırlanmış ama mahkemelerin verdiği beraat kararıyla inandırıcılığını kaybetmiş bir senaryoyu canlandırma teşebbüsü olacaktır.”

“Gezi Davası’ndan beraat etmiş olmama rağmen, AİHM’in tutuklanmamın hak ihlali olduğuna hükmetmesi ve derhal serbest bırakılmamı talep etmesine rağmen, cezaevinde tutulmam gerekli görüldü.”

‘Birleştirme kararı hukuka aykırı’

Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar da “Birleştirme kararı hukuka aykırı bir karardır. Çarşı Davası’nı buraya getirirseniz, 35 sanık var orada. Bu kadar yoğun bir mesainin içine bir de o davayı getireceksiniz” yorumunu yaptı.

Kavala’nın avukatlarından Tolga Deniz Aytöre ise, “Birisi bana Çarşı dosyasıyla bu dosya arasında nasıl bir irtibat olduğunu anlatabilir mi? Bunun tek bir sebebi var: Kitlesel yargılamalarla kalabalık oluşturularak Kavala’nın tutukluğunu uzatılmaya çalışılıyor” dedi.

Avukat Can Atalay da Osman Kavala’nın Gezi Parkı Davası’nda beraat etmesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tepkisini hatırlatarak, “Yargıya bu kadar açık müdahale varken biz bu memlekette yaşayamayız. Biz hakkınca beraat istiyoruz” diye konuştu.

9 sanığın beraat kararı bozulmuştu

22 Ocak’ta, Gezi Parkı Davası’nda yargılanan Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Hakan Altınay, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi ve Mine Özerden hakkındaki beraat kararları İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından bozuldu.

gezi

Sanıklar “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırma”, “mala zarar verme”, “nitelikli yağma”, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi”, “kasten yaralama”, “ağırlaştırılmış yaralama” ve “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet” suçlamalarından yargılandıkları davada beraat etmişti.

Fakat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, Ocak ayında dava dosyasının yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetti. Eksik delillerin sağlanması ile yargılamanın devamına karar verildi.

Bundan kısa süre sonra, 5 Şubat 2021’de Osman Kavala’nın yargılandığı diğer davaların da bu dava ile birleştirilmesine karar verildi.

Kavala 2017’den beri tutuklu

Gezi Parkı Davası ilk olarak 2014’te açılmış ve 2015’te tüm sanıklar beraat etmişti.

2017’de Osman Kavala’nın gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasıyla birlikte Gezi protestolarına dair ikinci bir dava açılmıştı.

2019’da tüm sanıklar beraat etmiş fakat Osman Kavala hakkında başka bir soruşturma olduğu gerekçesiyle tahliye edilmemişti.

Kavala 2017’den beri tutuklu.

5 Şubat 2021’deki davaya internet aracılığıyla bağlanan Osman Kavala “Olayları ve olguları nesnel biçimde değerlendiren tarafsız bir gözlemcinin, hiçbir dayanağı olmayan ve yasadaki tanımına aykırı biçimde kullanılan casusluk suçlamasının AİHM’in derhal tahliye edilmem yönündeki kararını boşa çıkartmak için kurgulanmış olduğunu anlayamaması olası değildir” demişti.

Osman Kavala
Fotoğraf altı yazısı,Osman Kavala

AİHM, Kavala’nın serbest bırakılmasını istemişti

Anayasa Mahkemesi (AYM), Osman Kavala’nın Gezi Parkı davasından tutukluluğuna yönelik başvurusunu, 22 Mayıs 2019’da reddetmiş, bunun üzerine avukatları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmuştu.

AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli kararında, Kavala’nın “makul şüphe olmadan, siyasi nedenlerle tutuklanması ve AYM’nin bireysel başvurusunu makul sürede incelenmemesini” gerekçe göstererek, bu durumun hak ihlali olduğunu belirterek, Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını istemişti.

Almanya ve Fransa’dan Kavala çağrısı

Fransa ve Almanya da 19 Mayıs’ta ortak bir basın açıklamasıyla Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını talep etmişti.

Almanya Hükümeti İnsan Hakları ve İnsani Yardım Sorumlusu Bärbel Kofler ile Fransa İnsan Hakları Büyükelçisi Delphine Borione’nin imzalarını taşıyan mektupta, “Türkiye’nin Osman Kavala’ya yaklaşımı ve AİHM kararını hayata geçirmemesi bir hukuk devleti ve Avrupa Konseyi’nin uzun yıllardır üyesi olmasıyla bağdaşmıyor. Türkiye’den uluslararası yükümlülüklerini hatırlamasını ve Sayın Kavala’yı vakit kaybetmeden serbest bırakmasını talep ediyoruz” ifadeleri yer almıştı.

BBC Türkçe, iznews

Gezi Parkı Davası’nda 9 kişi hakkında verilen beraat kararlarının bozulması üzerine davanın yeniden görülmesine bugün İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Davada tek tutuklu sanık olan Osman Kavala, “Cezaevinde tutulmam gerekli görüldü” dedi. Avukat beyanları tamamlandı. Savcı ara mütalaasını açıkladı ve Kavala’nın tutukluluğunun sürmesini talep etti.

Savcı ara mütaalasında, Çarşı Davası dosyasının incelenmesini de istedi.

Bugünkü duruşmada mahkeme başkanı önce, istinaf mahkemesinin beraat kararlarını bozmasıyla ilgili olarak sanıklardan beyanda bulunmalarını istedi.

Osman Kavala, “Beraat kararının bozulmasının asıl gerekçesi, farklı davaları birleştirmenin önünü açmak” dedi.

Gelişmeleri aktaran Twitter’daki “Gezi Savunması” hesabına göre Kavala şunları söyledi:

“Bozma kararında ne beni ne diğer suçlananları suçla ilişkilendirecek bir öge bulunmuyor. Asıl gerekçe farklı davaları birleştirmenin önünü açmak. Anladığım kadarıyla bu siyasi davalarda algı yaratmak için elverişli bir yöntem. Beraat kararının bozulması davaların birleştirilmesi için atılan bir adımdır. Davaların birleştirilmesi de 8 yıl önce algı yaratmak için hazırlanmış ama mahkemelerin verdiği beraat kararıyla inandırıcılığını kaybetmiş bir senaryoyu canlandırma teşebbüsü olacaktır.”

“Gezi Davası’ndan beraat etmiş olmama rağmen, AİHM’in tutuklanmamın hak ihlali olduğuna hükmetmesi ve derhal serbest bırakılmamı talep etmesine rağmen, cezaevinde tutulmam gerekli görüldü.”

‘Birleştirme kararı hukuka aykırı’

Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar da “Birleştirme kararı hukuka aykırı bir karardır. Çarşı Davası’nı buraya getirirseniz, 35 sanık var orada. Bu kadar yoğun bir mesainin içine bir de o davayı getireceksiniz” yorumunu yaptı.

Kavala’nın avukatlarından Tolga Deniz Aytöre ise, “Birisi bana Çarşı dosyasıyla bu dosya arasında nasıl bir irtibat olduğunu anlatabilir mi? Bunun tek bir sebebi var: Kitlesel yargılamalarla kalabalık oluşturularak Kavala’nın tutukluğunu uzatılmaya çalışılıyor” dedi.

Avukat Can Atalay da Osman Kavala’nın Gezi Parkı Davası’nda beraat etmesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tepkisini hatırlatarak, “Yargıya bu kadar açık müdahale varken biz bu memlekette yaşayamayız. Biz hakkınca beraat istiyoruz” diye konuştu.

9 sanığın beraat kararı bozulmuştu

22 Ocak’ta, Gezi Parkı Davası’nda yargılanan Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Hakan Altınay, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi ve Mine Özerden hakkındaki beraat kararları İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından bozuldu.

gezi

Sanıklar “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırma”, “mala zarar verme”, “nitelikli yağma”, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi”, “kasten yaralama”, “ağırlaştırılmış yaralama” ve “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet” suçlamalarından yargılandıkları davada beraat etmişti.

Fakat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, Ocak ayında dava dosyasının yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetti. Eksik delillerin sağlanması ile yargılamanın devamına karar verildi.

Bundan kısa süre sonra, 5 Şubat 2021’de Osman Kavala’nın yargılandığı diğer davaların da bu dava ile birleştirilmesine karar verildi.

Kavala 2017’den beri tutuklu

Gezi Parkı Davası ilk olarak 2014’te açılmış ve 2015’te tüm sanıklar beraat etmişti.

2017’de Osman Kavala’nın gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasıyla birlikte Gezi protestolarına dair ikinci bir dava açılmıştı.

2019’da tüm sanıklar beraat etmiş fakat Osman Kavala hakkında başka bir soruşturma olduğu gerekçesiyle tahliye edilmemişti.

Kavala 2017’den beri tutuklu.

5 Şubat 2021’deki davaya internet aracılığıyla bağlanan Osman Kavala “Olayları ve olguları nesnel biçimde değerlendiren tarafsız bir gözlemcinin, hiçbir dayanağı olmayan ve yasadaki tanımına aykırı biçimde kullanılan casusluk suçlamasının AİHM’in derhal tahliye edilmem yönündeki kararını boşa çıkartmak için kurgulanmış olduğunu anlayamaması olası değildir” demişti.

Osman Kavala
Fotoğraf altı yazısı,Osman Kavala

AİHM, Kavala’nın serbest bırakılmasını istemişti

Anayasa Mahkemesi (AYM), Osman Kavala’nın Gezi Parkı davasından tutukluluğuna yönelik başvurusunu, 22 Mayıs 2019’da reddetmiş, bunun üzerine avukatları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmuştu.

AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli kararında, Kavala’nın “makul şüphe olmadan, siyasi nedenlerle tutuklanması ve AYM’nin bireysel başvurusunu makul sürede incelenmemesini” gerekçe göstererek, bu durumun hak ihlali olduğunu belirterek, Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını istemişti.

Almanya ve Fransa’dan Kavala çağrısı

Fransa ve Almanya da 19 Mayıs’ta ortak bir basın açıklamasıyla Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını talep etmişti.

Almanya Hükümeti İnsan Hakları ve İnsani Yardım Sorumlusu Bärbel Kofler ile Fransa İnsan Hakları Büyükelçisi Delphine Borione’nin imzalarını taşıyan mektupta, “Türkiye’nin Osman Kavala’ya yaklaşımı ve AİHM kararını hayata geçirmemesi bir hukuk devleti ve Avrupa Konseyi’nin uzun yıllardır üyesi olmasıyla bağdaşmıyor. Türkiye’den uluslararası yükümlülüklerini hatırlamasını ve Sayın Kavala’yı vakit kaybetmeden serbest bırakmasını talep ediyoruz” ifadeleri yer almıştı.

BBC Türkçe, iznews

Bugünden