Geçmişi Arayıp Kendine Varmak ( Yaşlı Rind’in Ölümü/ Mehmet Uzun)

“Hayat, tesadüflerin güzel renkleriyle boyanmış bir tablodur” sözü ne kadar da doğru… Eğer hayatımda yeni bir sayfa açan ve hala nasıl olduğunu anlayamadığım o gecenin şafağını görmemiş olsaydım, kuşkusuz tablomda onun fırça izleri olmayacaktı. Kim bilir, belki de o canlı, güzel renklerin yerinde toprak rengi bir renk olacaktı. Ölü ve hayattan, güzelliklerden uzak bir renk…

Yaşlı insanlara, kadim bir şehre, mukaddes bir sese, hasretle hasrete yazılmış kitaplara, sancılı şiirlere teslim olmak isterim. Gitmek ve gelmek bu iki kelam hakkında hiçbir fikrim yok. Ta ki gidinceye dek… Ancak Serdar artık bu iki kelimenin ağırlığı ile yüz yüze gelmiş bulunmaktadır. Genel hatlarıyla bakınca bir yolculuk hikayesi diyebilirsiniz “Yaşlı Rind’in Ölümü ”’ne. Katman katman derine indikçe anlarsınız, bir kaçış öyküsü, hasreti unutuş, yeniden buluş, varoluş öyküsü. Serdar memleketini, insanını bırakıp gitmiyordu yalnızca sürgün şehri Stockholm’e. Serdar yüreğine bir hasret tohumu ekiyordu ve bu hasret tohumunu sulayacağı günü ıraksamak istiyordu. Ve işte burada “Yaşlı Rind” yolculuğu boyunca memleketi dışında, dönüş yolunda olmak istediği tek bucaktı.

Serdar kimi zaman bu sürgün yolculuğunu bir macera isteği ile özdeşleştiriyordu. Ne var ki yolcuğun ta en başında macera kanlı, canlı, nefes alır ve kaval çalar bir vaziyette karşısında duruyordu. Bundan sonra tüm dönüşleri bir kaval sesine olacaktı. Cizre’nin dağlarında yetişen Kevuk ağacından yapılmış bir kavalın sesi…

Stockholm’e uzanan yolu bir sınır köyünden geçiyordu. Serdar dostuyla birlikte bir iki geceliğine yol üstündeki köyde konakladı. Bir çoban vardı. Ateşin başında kulağına bir kaval sesi sürülünce, sordu çobana “Bunu çalan kimdir?” diye. Çoban cevap vermedi. Yine sordu. Çoban “Yaşlıdır” dedi, “Kavalı çalan köyümüzün yaşlısıdır”. Serdar’ın içine o dakika bir kıvılcım düştü Yaşlı ile tanışmak istedi ama ne fayda, Yaşlı Nuh der peygamber demez idi.

Kısmetten sual olunmaz, köyden ayrıldılar, ne olduysa oldu serdar ve dostu köye geri döndüler. Bu ilk dönüşüydü Serdar’ın, bu dönüşlerin ardı arkası kesilmedi. Rind öyle bir insandı ki, kelamı da kavalı kadar kuvvetli idi, tüm dönüşler ancak ona olabilirdi. Serdar’ın çıktığı tüm yollar Yaşlıda bitmeliydi. Sonra her şey gerisin geri.

Rind yalnız bir adamdı. Öyle ki yalnız olmadığı bir vakti kimseler bilmezdi. Köye ait değildi, bir çoban değildi, bir ressam ve ya bir şair değildi, belki de bir bir hepsi idi. Rind her şey idi, Rind herkes idi.

Daha sonraları Serdar gördüğü bir rüyanın ertesinde şöyle der;

“Yardım ettin bana Yaşlı Rind, yardım ettin. Sıcacık, rengârenk sözcüklerin, kıssaların renkli dünyasına attın beni. Sıcak sözcükler yeniden dirildi, hayat verip yanıma sokuldular. Tanıdık ve yeni sözcüklerimle senin kadim, destansı sözcüklerini düşündüm ve onlar hakkında konuştum. Yüreğimi senin eski ama benim için yeni sözcüklerine açtım. Evet, yüreğime onların sıcaklığını tuttum…

Dilimi, yaralı, kederli dilimi geri verdin bana…”

Yaşlının “Rind” oluş hikayesini dinleyeceksiniz, her şeyin okumakla başladığını, süregelen tüm kalenderliğin kitap sayfalarında olgunlaştığına şahitlik edeceksiniz. Diyarbakır’ın geniş odalı, geniş avlulu evlerine dek uzanır Rind’in kitapla buluşma anı. Bazalt bazalt, sur dibinde göğermiş çınarlarca, küçe küçe, burçlarca, amansız göğüs germiş Tek Kapısıyla, Çift Kapısıyla, Dağkapısıyla, zerre zerre memleket kokan Diyarbakır 1925 senesinde yangına teslim olur. Rind’in dokunduğu ilk kitaplar, o geniş avlulu evlerin birinde kül olur. Yaşlı Rind de bir sürgün adamıdır. Kendini sürmüştür memleketinden. Öyle değil midir zaten bilinçli sürgünlerimiz, bilinçli mahrumiyetlerimiz bizi var kılıyor.

Yaşlı Rind de öldü,

Bir mahur beste de çaldı,

Sur dibinde bir çınar göğerdi,

Hasret çığırdı Melaye Ciziri,

Geçmişi aradı kendine vardı…

Mehmet Uzun,  geçmişi arayıp kendine varan adamların hikayesini anlatır. Müziği şiiri eksik etmez salar, işler kelime kelime. Ve son sayfayı çevirip dersiniz ki “Okumakta geç kaldığım.”…

inceleme: Büşra Abacı

Kitabın Adı: Yaşlı Rind’in Ölümü

Yazar: Mehmet Uzun

Çeviri: Selim Temo

Yayın Evi: İTHAKİ

Basım Yılı: 12. Baskı, Nisan 2017

Sayfa Sayısı: 123

ISBN: 9752732453