Fransa Dışişleri Bakanı: Türkiye Fransa’ya karşı nefreti kışkırtmaya çalışıyor

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Türkiye’yi “Fransa’ya karşı nefreti kışkırtmaya çalışmakla” suçladı.

Fransa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransız lider Macron hakkındaki sözlerinin ‘kabul edilemez’ olduğunu söyleyerek Ankara Büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere Paris’e çağırdı.

Fransa cumhurbaşkanlığı ofisinden yapılan açıklamada, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri kabul edilemez. Asabiyet ve hakaret bir yöntem değildir” ifadesi kullanılmıştı.

Erdoğan, “Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var” demişti.

Dışişleri Bakanı La Drian Macron’a yönelik “hakaretleri” kınarken, Erdoğan’ın sözlerini bir müttefikten “kabul edilemez davranış” diye niteledi.

La Drian “Ankara’nın Fransa’ya karşı nefret dolu, iftira propagandası, bizim aramızda ve bize karşı nefreti körükleme arzusunu körüklemiştir” dedi.

La Drian, Türkiye’nin başı kesilerek öldürülen öğretmen Samuel Paty’nin öldürülmesini kınamamak ve saldırının ardından Fransa ile dayanışma sergilememesinden duyduğu hayalkırıklığını da dile getirdi.

Erdoğan dünkü konuşmasında Fransa’da Muhammed Peygamber karikatürlerinin binaların cephelerine yansıtılmasını ve Almanya’da camiye düzenlenen polis baskınını eleştirmişti.

Konuşmasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a sert ifadeler kullanan Erdoğan, “Bu Macron denilen zatın Müslümanlarla derdi nedir? Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var. İnanç özgürlüğünden anlamayan ve kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca farklı inanç mensubu insanlara bu şekilde davranan bir devlet başkanına başka ne denilebilir? Öncelikle bir akli noktada kontrol” dedi.

Erdoğan ardından Fransa’da 2022’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlattı:

“İki de bir Erdoğan ile uğraşıyorsun. Erdoğan ile uğraşmak sana bir şey kazandırmaz. Seçimlerde akıbetini göreceğiz. Fransa’ya bir şey kazandıramadı ki kendisine bir şey kazandırsın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya’da bir camiye polis baskını düzenlenmesini de “İslam düşmanlığı” olarak nitelendirdi:

“Almanya’da bir camiye polislerle yapılan baskının izahı olamaz. Bunun adı İslam düşmanlığıdır. Bunun benzerini biz Hıristiyanların mabetlerine yaptık mı? Yapmadık, yapmayız. Bizim karakterimizde böyle bir anlayış yok. Bunların liderleri ile görüştüğümüzde, ‘Nasıl oldu ya?’ derler. Bütün kayıtlar ortada. Bunlarda özgürlük diye bir şey yok. Bunlarda özgürlük yok, laiklik diye de bir şey yok. Hep yalan. Yalan, yalan, yalan. Bunun adı özgürlük değil, İslam düşmanlığıdır.”

“Avrupa’daki her İslam düşmanlığının aynı zamanda Türk düşmanlığı olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. çünkü Batılı için Müslüman Türk’tür, Türk de Müslüman’dır” diyen Erdoğan, “Şimdi kendi vatandaşı olan Müslümanlara saldırı ile Avrupa faşizmi yeni bir safhaya geçmiştir” ifadelerini kullandı.

Fransa’da Samuel Patty isimli öğretmeninin öldürülmesine neden olan Muhammed Peygamber karikatürlerinin, ifade özgürlüğüne vurgu yapmak için Montpellier ve Toulouse’daki kamu binalarına projektörle yansıtılmasını da eleştiren Erdoğan, “Güya laikliğin kalesi Fransa’da Peygamber Efendimiz ile ilgili karikatürün bina duvarına yansıtılması en basit tabirle bayağılıktır. İslam düşmanlığının Türk düşmanlığı olduğunu da akıllarımızdan çıkarmamalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan

Ne olmuştu?

Fransa’da, Samuel Paty adlı bir öğretmenin, Muhammed Peygamber’in tartışmalı karikatürlerini öğrencilerine göstermesinin ardından başı kesilerek öldürülmesi sonrası Montpellier ve Toulouse kentlerindeki hükümet binalarına, Charlie Hebdo dergisinde yayımlanan karikatürler yansıtılmıştı.

Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde karikatürlerin ardından Paty’nin fotoğrafının “Fransa’nın tüm öğretmenleriyle dayanışma” ifadeleriyle yer aldığı görülüyor.

Fransa’da binlerce kişi meydanlarda Samuel Paty’yi anmış ve adına düzenlenen anma töreninde Paty’ye Fransa’nın en yüksek şeref nişanı ‘Légion d’honneur’ verilmişti.

Türkiye’nin tepkisine yol açan Almanya’daki olay ise Berlin’deki Türkiye kökenlilerin yoğun olarak yaşadığı Kreuzberg ilçesinde gerçekleşti.

Alman polisi Çarşamba günü devletin verdiği koronavirüs yardımlarının usulsüzce kullanıldığına ilişkin soruşturma kapsamında Mevlana Camisi’ne baskını düzenlenmişti.

Dışişleri Bakanlığı’nın polis baskınını kınadığı açıklamasında, “Polislerin baskın bahanesiyle cami içinde botlarıyla dolaşmaları ve ibadethaneyi kirletmeleri hiçbir şekilde mazur görülemez” ifadelerine de yer verilmişti.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ise, “Almanya’nın başkenti Berlin’de bölgenin merkezi camilerinden biri olan Mevlana Camii’ne sabah namazı vaktinde Alman polisleri tarafından yapılan baskında hassasiyetlerimiz ve kutsallarımız hiçe sayılmıştır. Bu nefret dolu tutumu şiddetle kınıyorum” demişti.

BBC Türkçe, İznews