Esra Hankulu’nun şüpheli ölümü: Ümitcan Uygun ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklandı

25 yaşındaki Esra Hankulu’nun evinde ölü bulunmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Ümitcan Uygun, ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, Ümitcan Uygun’un tutuklanmasına karar verdi.

Esra Hankulu’nun şüpheli ölümüyle ilgili gözaltına alınan iki şüpheli ise, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Demirören Haber Ajansı’nın (DHA) aktardığına göre Ümitcan Uygun’un ilk ifadesinde, Esra Hankulu için “Ben sabah evden çıktığım sırada sağlıklı ve kendindeydi” dediği öğrenildi.

Uygun ifadesinde, “Daha sonra evde bulunan diğer arkadaşları beni aradı ve Esra’nın ağzından kan geldiğini söyledi. Ben de polise haber vermelerini istedim. Esra hayatını kaybettiği için üzgünüm, ölümüyle bir ilgim yoktur” dedi.

Öte yandan Ankara Emniyet Müdürlüğü, Ümitcan Uygun’un 5 Ağustos’ta gözaltına alınması sonrası ağabeyi Erol Uygun’un “sosyal medya hesabı üzerinden devleti aşağılayıcı paylaşımlar yaptığı” gerekçesiyle gözaltına alındığını açıkladı.

Aleyna Çakır olarak bilinen 21 yaşındaki Sema Esen’in ölümünün baş şüphelisi Ümitcan Uygun, “uyuşturucu, uyarıcı madde kullanmak ve kullanılmasını alenen özendirmek” suçundan tutuklandığı cezaevinden 17 Temmuz’da tahliye edilmişti.

Ümitcan Uygun ifadesinde neler söyledi?

DHA’nın haberine göre, Esra Hankulu’nun ön otopsi raporunda, beyin zarında travmatik olmayan kanama ve akciğerlerde iltihaplanma tespit edildi. Bu bulguların haricinde vücutta herhangi bir darp, cebir, kesici, delici alet izi ve ateşli silah yarasına rastlanılmadı. Herhangi bir zehirlenme durumuna yönelik alınan bulgular, toksikolojik inceleme amacıyla Kimya İhtisas Laboratuvarı’na gönderildi. Hankulu’dan alınan örnekler, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Habere göre, evdeki diğer kişiler Uygun, F.G. ve D.C. ifadelerinde Esra Hankulu’nun gece bir ara fenalaştığını söyledi.

Gözaltındaki F.G ifadesinde Hankulu’nun alkolün etkisiyle ağlamaya başladığını, babasının mezarına gitmek istediğini söyledi ve sonra yaşananları şöyle anlattı:

“Biz de saatin geç olduğunu, bu saatte mezarlık ziyareti olmayacağını söyledik. Esra bir anda kilitlendi ve düştü. Esra’yı banyoya taşıdık. Ayılması için soğuk suya tuttuk. Esra ayıldı ve kendine geldi. Hep birlikte salona geçtik. Sabah ezanından sonra Ümit, Esra’yı kucaklayıp odaya götürdü. Esra ile konuşuyorlardı yani Esra baygın ya da uyur vaziyette değildi.”

F. G., saat 08.00 sıralarında, Uygun’un evden çıktığını söyleyerek, “Çıkarken bize hiçbir şey söylemedi. Gece bizim yanımızdayken babasıyla sabah işe geleceğine dair konuşmaları olmuştu. Saat 14.00 sıralarında D. C. tuvalete gitmek için uyandı. Yaklaşık 2-3 dakika sonra yanıma geldi. Bana ‘Esra’ya git bak, mosmor olmuş’ dedi. Ben de hemen Esra’nın yatak odasına girdim. Esra yatak üzerinde sırtüstü yatar vaziyetteydi. Vücudunda morartılar vardı.

“Ben Esra’nın göğsünü, burnunu ve boynunu kontrol ettiğimde nefes almadığını anladım. Hemen ambulansı aradım ve yardım talep ettim. Sağlıkçılar ve polisler geldi. Esra’nın öldüğünü söylediler.”

Uygun ise ifadesinde Hankulu’ya fenalaşması sonrası ayran içirdiklerini belirtti ve sonra yaşananları şöyle anlattı:

“Ayranı içince kusmaya başladı. Esra’yı salonda bulunan çekyata ıslak bir şekilde yatırdık. Ben ve Esra bir kanepede, D. ve F. ise diğer kanepede yaklaşık 1 saat uzandıktan sonra yatak odasına tekrar geçtik. Ben Esra’nın ıslak olmasından dolayı üzerini çıkardım ve uzun askılı boydan bir elbise giydirdim. Yatağa uzandıktan sonra da ‘Biraz uyuyayım da kendime geleyim’ dedi. Bu esnada Esra’nın titremesi hafif şekilde devam ediyordu. Esra yaklaşık 10-15 dakika sonra uyudu. Ben de yatağın sağ tarafına geçerek oturdum ve telefon ile oynamaya başladım. Saat 07.30 sıralarında ben de uyuyakalmışım. Saat 10.15 sıralarında soy ismini bilmediğim avukatım Zehra beni arayarak ‘Adliyede seni bekliyorum, ifaden var’ dedi, ben de ‘Uyuyakalmışım abla, hemen geliyorum’ dedim ve telefonu kapattım.

Uygun: Ben evden çıkarken Esra uyanıktı

“Benim telefonum çaldığında Esra da uyandı ve lavaboya gitti. Lavabodan geldiğinde ben üzerimi giyiniyordum. Esra tekrar yatağa uzandı ‘Bir daha içmeyeceğim ne lanet şeymiş’ dedi. Ben de ‘Taksi çağır, ben ifadeye gideceğim’ dedim. Esra da benim telefonumdan taksi durağını arayarak taksi istedi. Yaklaşık 2-3 dakika sonra taksi geldi. Ben evden çıkarken Esra uyanıktı. Saat 11.00 sıralarında taksiye binerek adliyeye gittim.”

DHA’nın haberinde, F.G.’nin ifadesinde Ümitcan Uygun’un 08.00 gibi evden çıktığını söylediği yer alıyor. Uygun ise ifadesinde 11.00 gibi evden çıktığını söylüyor.

Ümitcan Uygun, saat 14.30 sıralarında, Hankulu’nun telefonundan F. G.’nin kendisini aradığını ileri sürerek, “‘Bu kız nefes almıyor, bu kız morarmış’ dedi. Ben de F.’ye ‘Kalbi atıyor mu, diye bak’ dedim. F de ‘Yok ağabey, kalbi atmıyor’ dedi. ‘Hemen ambulansı ve polisi ara, bildiğiniz ne varsa doğru şekilde anlatın’ dedim. F. de ‘Ağabey senin ismini geçirmeyeceğim’ dedi. Ben de ‘Ne yediyseniz ne içtiyseniz doğruca anlatın’ deyip telefonu kapattım. Saat 18.30 sıralarında dükkanı kapatarak ben, babam ve ağabeyimle onun evine gittik. Yarım saat sonra kendi evime geçtim daha sonra polisler gelip beni aldılar” dedi.

‘Benim ismimi vermeyin demedim’

Uygun, “Önceden bildiğim kadarıyla bir rahatsızlığı yoktu. Daha önce hiçbir tartışma yaşamadık. F. ve D.’ın iddia ettiği gibi ‘Benim ismi vermeyin’ diye bir şey söylemedim. Esra bana ‘lyrica’ adlı ilacı kullandığını söylemişti. Nereden aldığını bilmiyorum. Ölümüyle ilgili bildiklerim bunlar” dedi. 

D. C. ise ifadesinde Hankulu kötüleştiği sırada Ümitcan Uygun’un beraber yıkamaları gerektiğini söylediğini belirtti ve sonrasında yaşananları şu şekilde anlattı:

“‘Ne oldu?’ diye sorduğumuzda Ümit, bize ‘Ne olduğunu sorup durmayın’ dedi. Hep birlikte banyoya geçtik, Esra’yı suya tuttuk, gözlerini açtı ve kendine geldi. İçeride biraz oturup konuşturmaya çalıştıktan sonra Esra, kendine geldi. Esra canının çay çektiğini söyledi ve çay demleyip içtik. Sonra uyandığımda bir işim vardı, bunu söylemek için Esra’nın odasına gittim. Esra’ya seslendim ama uyanmadı. Esra’yı öyle görünce korktum.”

Ümitcan Uygun ve diğer 2 kişinin emniyette işlemleri sürüyor.

Ne olmuştu?

Anadolu Ajansı’nın haberine göre ihbar üzerine Ankara’nın Mamak ilçesi Akdere semtindeki bir eve giden emniyet ekipleri bir ceset buldu. İnceleme sonucu cesedin 25 yaşındaki Esra Hankulu’na ait olduğu belirlendi.

Ankara Mamak’ta Esra Hankulu ve Ümitcan Uygun ile aynı evde kalan F.G. ve D.C.’nin, Hankulu’yu odasında hareketsiz yatarken buldukları ve ihbarda bulundukları bildirilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı açıklamada, Esra Hankulu’nun ölümünün bildirilmesi üzerine derhal konuyla ilgili soruşturma başlattığını açıklamıştı.

DHA’nın haberine göre soruşturmayı derinleştiren polis, tanık ifadelerinden Hankulu’nun en son Ümitcan Uygun ile görüştüğünü belirledi. Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, Hankulu’nun ölümünün ilk belirlemelere göre uyuşturucu kullanımından kaynaklandığı tespit edildi.

Evde yapılan aramada Hankulu’nun cep telefonu bulunamadı.