Ergin Xelikan: Nurê, kendi kabuğundan çıkıp daha geniş bir kitle tarafından dinlenme fırsatı doğuruyor

Yedi yıl aradan sonra farklı bir çalışma ile döndünüz. Nurê adlı parçanızdaki duygusu daha genel. Daha kapsayıcı gibi… 7 yıl aradan sonra Nurê sizin duygunuzun yansıması mıdır?

  • Güzel bir duygu elbette…Emek verilerek ortaya çıkarılan her şey gibi yeni albümümü insanların yürek, kulak zevkine sunmak heyecan verici bir durum… Emek her zaman kuşkusuz veriliyor ama daha önceki yaptığım albümler kıstas olacağı İçin biraz da tedirginlik boyutu oluyor. Yaptıklarımın tekrarına düşmemek, önceki çalışmalardan daha iyi, farklı, kaliteli olması gerektiğini düşünüyorum. Ben hiçbir zaman birileri sevsin diye bir şeyler yapmadım, ses rengime, yüreğime hitap eden, hikâyesi olan, yaşantımızın gerçeklerine uygun eserleri, çoğu zamanda kendi bestelerimi seslendirmeye çalıştım. Umarım emeklerimiz yerini bulacaktır.

Müzikle olan bağınız, daha doğrusu ruhunuz tınısı ile iletişimiz nasıl?

  • Müzik yürektekilerin somutluk kazanıp dışavurumu, yansımasıdır. Müzik yaşadığımız hayatın gerçeklerinden bağımsız düşünülemez. Popülist kaygılarımı en aza indirgemeye çalışarak yaklaştım müziğime. Sanat, hele ki Kürt Müziği asla bu tür günlük kaygılarla yapılacak bir iş değildir. Kendi gerçeğinden kopmamalı asla sanatla uğraşan bir kişi. Kendi reel gerçeğinden doğal hayatından bireysel ya da toplumsal tarihinden yola çıkmalı, insan sanatı icra etmeye çalışırken.

Yeni albümünüzde, diğer albümlerinize oranla farklı kent ve bölgelere ait daha fazla şarkı ve tam aksine Orta Anadolu’ya ait daha az şarkı bulunmakta. Ergin Xelikan artık Orta Anadolu’dan çıktı mı?

  • Evet, doğru bir tespit. Ben kendi kimliğinin farkında olan hiç kimsenin kendini yerel bir anlayışa teslim edeceğini düşünmüyorum. Elbetteki hakkını en iyi vereceğin eserler yetiştiğin coğrafyanın kulağında yer eden ezgileridir. Ama bu kendini sadece oraya hapsedeceksin anlamına gelmiyor. Bir nevi, kendi kimliğine sahip çıkan her sanatçının bu farklılığı, kendi özgün şivesindeki eserlerle beraber, daha fazla çalışmalarına yansıtması gerekiyor. Duyguma hitap eden, hakkını vereceğimi düşündüğüm eserleri okumak çok daha fazla haz veriyor. Kendi kabuğundan çıkıp daha geniş bir kitle tarafından dinlenme fırsatı da doğuruyor.

Günümüz müziği hakkında ne düşünüyorsunuz? Zaman siteminiz oluyor mu? Mesela, sizin de zaman zaman ‘ah nerede o eski şarkılar’ dediğiniz oluyor mu?

  • Mevcut Kapitalist Sistemin Çemberi dâhilindeki bizler her şeyi tüketmekle mükellefiz gibi, farkında bile olmayarak doğal bir algı ve pratikle inanılmaz bir tüketim psikolojisi içerisindeyiz. Sistem her şeyi tüketmek üzerine ve dolayısıyla çok daha maddiyat elde etmek üzerine kurulu maalesef. Bunun aksini ne kadar başarıyoruz tartışılır ama en azından bunların farkında olmanın dahi farkındanlık olduğunu düşünüyorum. Doğayı, doğallığı çürütüyor Sistem mantığı. Geçmiş tadın eserleri arıyorum, tabi herkes gibi, ama değişim dönüşümün de bilinciyle yine de kendimizce ipin ucunu bırakmamaya çalışıyoruz.

Dinleyicileriniz 7 yıl aradan sonra belki sizden bir mesaj bekliyorlardır?

  • Size de teşekkür ediyorum. Röportaj için ve yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Okuyanlardan ricam emeklerimizin karşılığı olarak en azından dinlemelerini tavsiye ederim NURE albümü hoşlarına gitmeyecekse bile! (gülümsüyor) | Röportaj | Zagros Çetinkaya – Danimarka
İlgili Haberler